Dünyanın ruh merkezi Kudüs. İnsanlığın odağı ve çekim merkezi.

İnsanlığın acı çektiği yer. Tarihin dramı orada gizlidir. Bu âdeta Kudüs ün kaderi gibidir. Bütün düğümler oraya odaklı.

Oscar Wilde, Salome adlı piyesinde Yahya Peygamber in trajedisini yazarken, bu eserinin de kendi trajedisi haline döneceğini bilemezdi. Eseri 1892 de Fransızca olarak yazılır. Fransa da sahnelenir. Eser İngilizceye çevrilir fakat sansüre uğrar.

"Iokanaan: Çekil Babil in kızı! Tanrı nın seçilmişinin yanına yaklaşma. Annen yeryüzünü günahlarının şarabıyla doldurdu ve günah işleyişinin çığlığı Tanrı nın kulaklarına bile gitti."1 Wilde ın bakışı burada gizlidir ve bu çok da anlamlıdır. Bu eserden sonra Oscar Wilde ın başına çorap örülür bir daha da kendini toparlayamaz. Zulme karşı direnen ve çok da yakışıklı olan Yahya Peygamber i baştan çıkarmaya çalışan Herodias ın kızı Salome, amacına ulaşamayınca Hazreti Yahya kuyudan yani zindandan çıkarılır, kesilmiş başı bir tepsi üzerinde Salome ye getirilir. Salome Yahya Peygamberin ölü dudaklarını öper ve intikamını böyle aldığını düşünür. Filistin in acılı durumu burada gizlidir. Hep aynı kavmin acımasız ruhu orada gezinir. Karanlık ruh. Toprakları kanla yoğrulu. Akan mazlumların kanı.

Edebiyat, şiir ve piyes tarihin bu büyük dramını kaydedince insan bu acıları daha derinden kavrar. Edebiyat büyük bir dil ve güçtür. Siyasanın entrikal oyunları arasında bu dram da boğuluyor maalesef. Oscar Wilde ın hayatına mal olan çıkışı gerçekleştirecek güçlü kalem sahiplerinin Kudüs e odaklanma zorunluluğuna sözü getirmek istiyorum. Ne yazık ki günümüz Müslüman şairlerinin literatüründe İslâm coğrafyasının acıları yer almaz. Asıl trajediyi yansıtacak olan kalem sahipleri onlardır. Günümüz edebiyatının dili de çok değişti.

Filistinli şairler bunu en iyi hissedenlerdir elbette. Bu acıyı yüreğinde taşıyacak büyük şair ve düşünürler de az değildir. Bu zamanda bunu en iyi kavrayan Sezai Karakoç tur. Bu büyük dramın salt insan odaklı olmadığını dile getirir.

Kudüs Nuri Pakdil de bir merkezdir. Bunu hayatının ve bakışının bir leitmotivi haline getirir. Her şey oraya düğümlüdür.

Bu kuşak çok önemli işler başardı. Yazı ve düşünce hayatımız Medeniyet merkezli oldu. Meseleleri oldu. Cahit Zarifoğlu, Hama, Afganistan ile yakından ilgilendi. Erdem Bayazıt Afganistan a kadar gitti. Osman Sarı nın şiirlerinde de bu imgeler hâkimdir. 1980 sonrasında Edebiyat ortamı önemli değişiklikler geçirdi. Şiir medeniyet ruhundan uzaklaştı. Bosna ile ilgili çok şiir yazıldı, antolojiler çıktı. Kimi çevreler bunları küçümsedi. Necip Fazıl ın Sakarya destanı bir şairin dava ve düşünce haykırışıdır. Tıpkı Âkif in Çanakkale destanı gibi. Dava sahibi şairlerin meseleleri olur.

Günümüz şairleri meselesizdir. Suya sabuna dokunmazlar. Kudüs ve Filistin dramı onları ırgalamaz bile. Oysa bu yüzyılın en dramatik ve acı durumu insanlığın gözleri önünde yaşanıyor. Bu insanlıktan çok şairleri ilgilendirmeli.

Nizar Kabbani nin eşi de bu zulümden payını alan ve şehadet olanlardan. Büyük şair eşi için yazdığı "Belkıs Kasidesi" şiirinde bu dramı çok çarpıcı veriyor.

"Ölüm kahve fincanımızda

Ölüm güvenin anahtarında

Ölüm çiçeklerin yaprağında

Ölüm çekirgenin kanadında

Ölüm ebced harflerinde

Ölüm.."2

Nuri pakdil in hazırladığı Güldeste Çağdaş Arap şiirinde, Filistin şiiri bölümünde şairi bilinmeyen "Adsız bir şairin", "Filistinli Kardeşime" şiiri de çok çarpıcı.

"İri ağır zor gece

Uzun yürüyüş gecede

Çok uzun hem de

Bitmez gün bu

Çamurda kanda daim ağır

Duygusuz dolaşıyorum kanım kalmamış mı ne

Yitik bilinmeyen topraklarda

Ne ki göçebe Yahudi değilim

İri ağır zor gece

Uzun uzun yürüyüş gecede

Ey İslâm prensleri ey petrol kuyuları

Altınınız elmaslarınız ölüleriniz

Değiyor mu toplanmaya tek billur incisine

Gözyaşına İsmail in kızının

Zor iri zalim gece"3

Şiir oldukça uzun. Bu kadarı yeter sanıyorum. Bize suya sabuna dokunan ve meselesi olan şairler lazım. Özellikle bu zamanda.

1 Salome, Oscar Wilde, Çeviren Osman Çakmakçı, Babil yay. Tiyatro, 2004, İstanbul. S. 29.

2 Belkıs Kasidesi, Nizar Kabbani, Yedi İklim dergisi, nr. 214, Ocak 2008, İstanbul, s. 24.

3 Çağdaş Arap Şiiri, Güldeste, Türkçesi Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi yayınları, Ankara, 1976. s. 70-71