Pazar  günü Çağlayan Meydanı nda dostları sevindiren, düşmanları üzen muhteşem bir miting yaşandı. Türkiye nin çeşitli köşelerinden koşup gelen yüz binlerce insan Çağlayan Meydanı nı doldurdu ve Filistin halkına desteğini ve sonuna kadar yanlarında oldukları mesajını verirken Filistin halkına karşı soykırım uygulayan İsrail e de "Artık bu zulüm son bulsun. Aksi halde hep birlikte Filistin halkının yanında zulme karşı birlikte duracağız" mesajını verdi. İsrail bu mitingi nasıl değerlendirdi ve yorumladı elbette bilemiyoruz ama ülkemizdeki bir kısım kraldan fazla kralcıların tavrı üzüntü vericiydi.

Bazı yayın kuruluşları Çağlayan mitingini ya görmezden gelmeyi,  o heyecanın ve tepkinin tüm Anadolu ya yayılmasını engellemenin gayretine düştüler ya da olayı çarpıtarak mümkün olduğunca gizleyerek verdiler. Hemen belirteyim ki medyanın bu tavrı benim için hiç de sürpriz olmadı. Bundan önceki yayınlarını hatırlayınca bu defa da farklı bir tavır sergilemeyeceklerini tahmin etmek hiç de zor değildi.

Sayfalarının en görülmeyecek yerlerine haberi atan gazeteler daha mitinge katılanların sayısında yaşadıkları paniği sergiliyorlardı. Kimisi mitinge katılanların sayısını polis kayıtlarına göre 20 bin, kimisi yine polis kayıtlarına 50 bin bir başkası ise aynı polis kayıtlarına atıfta bulunarak 60 bin olarak veriyordu. Yani bir türlü katılanların sayısını ifade ederken 100 bin rakamını telaffuz etmeye dilleri varmıyordu. Elbette hiç kimsenin elinde yüzde yüz kesin rakamı ifade eden bir sayı yoktu. Zaten bu mümkün de değildir. Çağlayan meydanına çok değişik istikametlerden gelenler oldu.. Hiçbir şekilde de meydana dahil olanların sayılması mümkün değildi. Ama aynı meydanda çeşitli vesilelerle yapılmış mitingler ve bu mitingler dolayısıyla ifade edilmiş rakamlar var. Söz gelimi Peygamber Efendimize çirkin saldırıyı tel in mitingine katılanların bir milyonun üzerinde olduğu hususunda görüş birliği oluşmuştu. En azından o miting ile mukayese edilerek bir rakam verilebilirdi ve verilecek bu rakamı en olumsuz yaklaşımı ile 100 binlerle ifade etmek gerekirdi.. Ne var ki, Çağlayan meydanı nı bazı gazeteler 20 bin kişi ile tıklım tıklım dolduruvermişlerdi. Doğrusu bunu nasıl becerdiklerini merak ediyorum. Olayı bir tek şekilde izah edebiliyorum. Bazı medya kuruluşları Çağlayan da böyle bir kalabalığın toplanarak İsrail i kınamasından Filistin halkına destek verilmesinden rahatsız olmuştu. Bu rahatsızlıkları da ancak ya rakamı çok düşük göstererek ya da haberi gazetelerinin bir köşesinde mümkün olduğu kadar gizleyerek sergilemiş oldular. Bir bakıma İsrail den daha fazla İsrail yanlısı, kraldan fazla kralcı bir tavır sergilediler.

Çağlayan da 100 binlerin ne için toplandığını görmezden gelerek kadınlarla erkeklerin ayrı ayrı yerlerde toplanarak mitingi izlemesi ve slogan atmasını ön plana çıkartanlara ne demeli Sanki o mitingi haremlik-selamlık toplantısı imiş gibi takdim edenlere. İnsan ister istemez "İsrail in lanetlenmesi, Filistin halkına arka çıkılması sizi bu kadar mı rahatsız etti " demek zorunda kalıyor.

Ortada bir zalim bir de mazlum Filistinliler var. Yüz binlerce kişi mazlum Filistin halkına destek vermek, "Yalnız değilsiniz" mesajı vermek için bir araya gelmişken olayı kadın ve erkeklerin farklı noktalarda toplanmasına indirgemek ve miting haberini sadece bu yönüyle vermek kraldan fazla kralcılık olmaz mı

Bir kısım medyanın tavrı sadece bu Çağlayan mitingi ile sınırı kalsa belki biraz anlamak mümkün olabilir. Denebilir ki, Millî Görüş e ve onun temsilcilerine duydukları öfke sebebiyle bu mitingi gizlemeye ve çarpıtmaya çalıştılar. Mesele bundan ibaret değil. Dikkat edilirse İsrail in sergilediği katliamlar da insanımızdan gizlenmeye çalışılıyor. Mızrak çuvala sığmadığında, daha doğrusu mızrağı çuvala sığdıramadıklarında arada bir İsrail in saldırıları haber oluyor. Dikkat edilirse kesinlikle İsrail e karşı bir kampanya oluşturulmuyor, kınanmıyor. İsrail"in zulmü yüzüne karşı haykırılmıyor. Haykıranlar olursa da bundan İsrail den önce bu bir kısım medya rahatsız oluyor. Başka söze gerek var mı