Devlet titizliğinde bir ölüm Tek bir kurşun, üstelik tam
kalbe.
Tek mermi bir canı soldurdu.
Devletin en kritik noktalarında bulunmuş bir idarecinin
kendi canına kıyması onu yakından ve uzaktan tanıyan herkesi şok etti.
Basit bir intihar olmadığı kuşkusu beyinleri
mıncıklıyor.
Şimdilik, Hayri Kozakçıoğlu nu ölüme götüren sebep veya
sebepler nedir, bilemiyoruz.
Cevap bekleyen sorular, kim bilir hangi kozmik odada
saklı
Sert bakışlı, mavi gözlü ve pala bıyıklı adam nasıl kendi
hayatına kıyabilir
Bu yola sürükleyen saik ne olabilir
Şimdilik bilemiyoruz.
***
İddialar ise peşi sıra:
-Olağanüstü Hal Bölge Valiliği hesaplarından 2 milyar
lirayı -yaklaşık 250 bin dolar- kendi adına açılan hesaplara transfer etmiş.
-Ve 18 Ocak tarihinde Bölge Valiliği nin talebi üzerine
geri göndermiş.
Dönemin Bakanı Mustafa Kalemli bu olaydan haberinin
olmadığını açıklamış.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Kozakçıoğlu nu istifaya
davet ederken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel in açıklamaları ise ilginç:
Paralar örtülü ödenekten teröre karşı mücadele için verilmiştir. Ancak ne için
harcandığı açıklanırsa devlet sıkıntıya düşer.
Altını bir daha çizelim: Devlet sıkıntıya düşer.
***
Eski OHAL valisi Hayri Kozakçıoğlu nun ölümü, derin
devlet ve örtülü ödenek-zimmet ilişkisinin bir boyutunu görmemize vesile
olmuştur aslında.
Zimmet çok ürkütücü bir kelime.
Mesela bir kamu görevlisi iseniz, bulunduğunuz eşyalar
sizin zimmetinizde sayılır.
Ancak, bu eşya veya malı üzerinize geçirirseniz suç
olur.
2005 yılı itibariyle yasalaşan bankacılık kanununda bu
çerçeve genişletilmiş: Önceden zimmet fiilinin sadece devlet memurları
tarafından işlenebileceği kabul edilmiş. (5411 Sayılı Bankacılık Kanunu)
TCK 247. Maddesi nde der ki:
Görevi nedeniyle zilyedildiği kendisine devredilmiş olan
veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının
zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullandıktan sonra
iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilebilir. Etkin pişmanlık hükümleri mahfuzdur.
Eski Cumhurbaşkanı Demirel in kastettiği Devlet
sıkıntıya düşer in altında, bu geçici bir süre kullanılması yatıyor olabilir
mi
***
Fısıltı gazetesi durmuyor, ha beri uçuk iddialar ortaya
atıyor. Bunlardan biri; Kozakçıoğlu nun ölümü, PKK ya verilmiş bir söz
üzerine.
Yani bu intihar çözüm sürecinin bir uzantısı gibi
deniyor.
Devlet böyle ucuz işler yapmaz!
Bunlar havada kalan boş laflar.
Olağanüstü Hal Bölge Valisi nin o dönemdeki icraatları
belki sorgulanabilir. Yanlış zamanda, yanlış kararlar almış olma ihtimalleri
liste haline getirilebilir.
Hatta bir döneme damga vurmuş Olağanüstü Hal
tartışılabilir.
***
OHAL dönemi kimi çevrelerce açılmaması gereken bir dosya
Zira 23 yıllık bir döneme baktığınızda 33 bin kişinin hayatını kaybettiği bir
bilânço çıkıyor karşınıza.
1984 yılında terör eylemlerinin başlaması üzerine,
ülkenin büyük bölümünde kaldırılan sıkıyönetim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgesi nde 1987 yılına kadar sürdürülmüştü.
Sıkıyönetim kaldırılmadan 1987 de yayımlanan 285 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararname ile OHAL ilan edildi. OHAL in ilan edilmesi, bölgede
olağandışı birçok hareketi beraberinde getirdi.
Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkâri, Mardin, Siirt,
Tunceli ve Van OHAL kapsamına alındı.
Adıyaman, Bitlis ve Muş mücavir il-komşu il olarak
belirlendi. Batman ve Şırnak ın 1990 da il olmaları sonucu bu iki il de OHAL
kapsamına alındı. Böylece OHAL kapsamındaki il sayısı 13 ü buldu.
Kademeli olarak Elazığ, Mardin, Batman, Bingöl, Bitlis,
Siirt, Van, Hakkâri ve Tunceli Son olarak Diyarbakır ve Şırnak ta 2002 de
kaldırıldı.
87 yılında başlatılan OHAL uygulaması 46 kez uzatıldı.
Bu 23 yıl boyunca irili ufaklı tam 6 OHAL valisi gelmiş
geçmiş.
***
Kuşku yok ki OHAL valilerine olağanüstü yetkiler verildi.
Mesela, valinin isteği koşulsuz derhal yerine getirilir
Köy, mezra ve benzeri yerleşim birimlerini boşaltabilir, birleştirebilir veya
kamulaştırabilir
Yetkilerini istediği vali veya asayiş komutanına
devredebilir. Çalışmalarında sakınca görülen personelin tayininin veya görev
alanının dışında çalışmasını sağlar.
Bu yetkiler asla sorgulanamaz nitelikteydi ve Kanun
Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanı nın onayıyla yetkiler garanti altına
alınmıştı.
Bilânçoya girmek istemiyorum.
Ancak, Hayri Kozakçıoğlu nun ölümünün vaka-i adiye
olduğuna inanmıyorum.
Bu ölüm; devlet içindeki yapılanmadan rahatsız olanlardan
tutun, Ergenekon a kadar uzanan garip bir hesaplaşmanın da ürünü olabilir.