İki parmağınızı, iki gözünüzün önüne getirseniz tabiatın bütün güzelliklerini göremezsiniz. Büyük bir havuzun içine bir gram bulaşıcı hastalık mikrobu atıverseniz havuzun suyu içilmez olur.

Mekke müşrikleri Allah ın varlığını kabul eden insanlardı. Kur an-ı Kerim de "Onlara, gökleri ve yeri kim yarattı diye sorsan, "Elbette Allah yarattı" derler" diye haber verir. (Lokman 25, Zümer 38, Zuhruf 9)

Allah ı kabul ediyorlar da Allah tan başka bir veya birkaç ilah daha üretip gönül gözlerinin önüne onu koyup Allah ı görmezlikten geliyorlar.

İbrahim aleyhisselam bu olayı yakinen görüp, putçuluğun psikolojisini bize açıklayıveriyor. Aslında bu psikolojiyi açıklayan Rabbimizdir. Ancak Rabbimiz bize Hz. İbrahim in sözü olarak naklediyor. Rabbimiz naklettiği için bu tahlilin kesin doğru olduğuna inanıyoruz.

Ankebut suresinin 25 inci ayetinde Rabbimiz: "(İbrahim) dedi ki: "Siz ancak dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturmak için Allah tan başka putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü birbirinize küfredeceksiniz, birbirinize lanet edeceksiniz. Sığınacak yeriniz ateştir. Size hiçbir yardımcı da yoktur."

Aslında put insanları üretenler, çıkar çevreleridirler. Çıkarlarına zarar verecek her türlü harekete karşı çıkacak kendilerinde bir cesaret olmadığından "Sen ilahlarımıza karşı mı geliyorsun " sorusuyla susturmaya çalışmışlar. Bu susturucu soru bütün peygamberlere sorulmuştur. Bunlar korkuluk sorulardır.

Tarladaki mısırı serçeler yemesin diye insan elbisesi giydirilmiş korkuluklar koyarlar ama serçeler bile bir gün korkarlar sonra mısırı yerler ve korkuluğun üzerine çıkıp tarlayı da seyrederler.

Putlar, şimşekleri üzerine çeksin diye Karunlar tarafından insanların gönül gözünün önüne dikilmiş Faraday kafesi gibidirler. Onlar, şimşeklerle uğraşırken bunlar, içerde alem yapan insanlardırlar.

Çıkar çevreleri putların gölgesinde Lut aleyhisselamın zamanında cinsel sapmaları yaygınlaştırmışlar ve Lut aleyhisselama "Çık bu şehirden" demişler.

Aynı olay çağdaş dünyamızda Hollanda da meydana geliyor ve "Bu ahlaksız akımdan çocuklarınızı koruyunuz" diyen bir hoca sorguya çekiliyor ve "ülkeyi terk et" diyor.

Acımasız Kapitalizmin en zalimanesinin yaşandığı Eyke halkına Şuayb aleyhisselam gönderilir. Kendini Rab olarak ilan eden Firavuna, Musa aleyhisselam gönderilir. Zalimler çıkarlarının zedelenmemesi için gereken her şeyi yaparlar amma sonunda galip gelenler Mü minlerdirler.

Rabbimiz, kafirleri tarif ederken "Zoru göğüsleyemedi, gediği aşamadı" dedikten sonra gediğin ve zorun ne olduğunu açıklar: "O, boyun kurtarmaktır, kıtlık gününde doyurmaktır...." diye devam eder. (Beled 11-13) Boyun u kurtarmak, özgürlüğe kavuşmak ve kavuşturmaktır.

Bunu yapmak öyle zor da değildir. Rabbimiz, onların ilahlarını örümceğin ağ ına benzettikten sonra  "Şüphesiz evlerin en zayıfı örümceğin evidir" buyurur. (Ankebut 41)

"Ama hocam batının örümcek ağ ına benzeyen tuzaklarına tutulan hep biziz. Bunda bir yanlışlık var" diyorlar. Doğru söylüyorlar. Bunda bir yanlışlık var. O yanlışlık bizde.

Ferid Kam, merhum:

"Tutulur sinekler lakin yırtar geçer kuşlar.

Örümcek ağına benzer bu günkü kanunlar" deyivermiş.