Bugün de siyasi gündeme biraz ara vererek yarım kalan
Beyrut seyahat yazısını tamamlayalım inşallah.
Son dönemde siyasal olarak İran yörüngesine girmekte olan
Lübnan, her an patlamaya hazır bomba gibi bir ülke.
Fiilen de zaman zaman patlıyor zaten. Bir anda
alevlenmesi muhtemel iç savaş küçük bir kıvılcım bekliyor.
Lübnan, uzun yıllar süren iç savaşın harp yorgunluğunu
üzerlerinden atmıştı ki, bu defa Suriye ateşi ülkeyi yaktı.
***
Yakın zamana, -Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri nin
ölümüne- kadar Suriye uzantısı/sömürgesi sayılan ülke, şimdi Suriye deki iç savaşın
yükünü çekiyor. Ülkenin her bir köşesine dağılmış yüzbinlerce Suriyeli yaşıyor.
Mülteciler hâlâ da akın akın gelmeye devam ediyor.
Sünni ve Şii gruplardan insanlar, Suriye ye savaşa
gidiyor.
Suriye den gelen cenazeler, her iki taraf için de
gerginlik nedeni oluyor.
Nüfus yapısı ve etkinlik açısından Şiiler, en güçlü bloğu
oluşturuyor. Şehrin değişik yerlerinde asılı bulunan Hizbullah lideri Hasan
Nasrallah ın portresi bu durumu açıklıyor.
***
Beyrut ilginç ittifaklar yapılabilen bir yer. Kutsal
Filistin Davası için farklı inanç ve siyasi görüşler, aynı çatı altında
birleşebiliyor.
Burada diğer Arap ülkelerinde yaşanan Şii-Sünni gerilimi
daha az yaşanıyor.
Ilımlı oluşlarında uzun yıllar yaşadıkları iç savaş ve
yakın geçmişteki İsrail savaşı etkili olmuş.
Ne var ki son Suriye savaşı bu barış iklimini bozuyor,
taraflar çok temkinli. Son dönemde art arda yaşanan patlamalar insanları
ürkütmüş, caddeler boşalmış.
***
Bu ittifaklardan biri de Sünni ve Şia âlimlerinden oluşan
Lübnan Âlimler Birliği. Üyelerinin
yarısının Sünni yarısının Şii olduğu birlikte hiyerarşik yapı da buna göre
tanzim edilmiş.
Yeri gelmişken Türk-Lübnan ilişkileri de çok iyi durumda.
Ülkemizde Hariri ailesinin ortak olduğu konsorsiyumun Telekom u alması
ilişiklere ne kadar etkisi oldu bilemiyoruz.
***
Kardeşler arası çekişme burada da yoğun biçimde
yaşanıyor. Küçücük ülkede onlarca, belki de yüzlerce birbirine muhalif/rakip
cemaat/grup bulmak mümkün.
Özellikle İhvana duyulan tepkiyi anlamak mümkün değil.
Bunlardan birisi de (ismi bizde mahfuz) bir cemaatin liderinin Mısır da
Müslüman Kardeşler mensuplarına yapılanlara karşı sergiledikleri acıklı tavır.
İhvan ın başarısız olacağı belliydi. Ölüler abartılıyor. Onlar bir tek
kendilerini Müslüman görüyor sözleri hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Bir Sünni mutasavvıf grup nasıl bu kadar acımasız
olabilir Anlamak mümkün değil.
***
Lübnan, kanunların
çok bağlayıcı olmadığı, vatandaşların kendi müntesibi olduğu etnik ve mezhepsel
yapılara devlet statüsü verdiği bir ülke. Güvenlik probleminin yaşandığı
ülkede, hemen herkesin belinde tabanca
var.
***
Seçim sistemi olarak dünyadaki en karmaşık ve en ilginç
yerlerden biri Beyrut.
Yasal bir zorunluluk olarak Cumhurbaşkanı Hıristiyan,
Başbakan Sünni Müslüman, Meclis Başkanı Şiilerden seçiliyor.
Daraltılmış bölge seçim sistemi uygulanıyor. Her coğrafi
bölgenin belirlenmiş milletvekili sayısı var ve hangi kökenden seçileceği
kanunla belirlenmiş. Yani 200 bin nüfuslu bir yerleşim yeri de, 30 bin nüfuslu
bir yerleşim yeri de, birer milletvekili seçiyor. Burada Hristiyan kontenjanı
da var. Özetle çok oy almanın bir anlamı yok, fazla oy (!) bir işe yaramıyor.
***
Lübnan, 6 milyon nüfusla 18 milletin bir arada yaşadığı
bir ülke. Billboardları cep telefon modelleri, ultra lüks daireler, marka parfüm
ve film festivalinin abartılı reklamları kaplamış.
Beyrut ta bulunan Filistin kampı, yeni mültecilerin
durumuna bakınca konforlu 5 yıldızlı otel kabul ediliyor.
Lübnan ın önemli bir özelliği de kitap yurdu oluşudur.
Kaliteli Arapça baskı kaynak eserleri basımıyla, bu alanda İslam âlemine en
büyük hizmetlerden birisini vermektedir.
Dileriz Lübnan, komşusu Suriye nin yaşadıklarını yaşamaz.