Doğum kontrol hapının mucidi 91 yaşındaki Avusturyalı

bilim adamı Carl Djerassi, gelecekte kadınların çoğunun kısırlaştırılıp tüp

bebek yöntemiyle anne olacaklarını açıkladı.

Gidişata bakılırsa kısırlık, sadece kadınlarda değil

erkeklerde de çoğalıyor.

Günümüzdeki erkekler, daha sosyal ve daha aktifler ama

daha yoğun stres altındalar.

Modern hayatın stresli yaşam tarzı, erkeklerin cinselliğe

karşı olan ilgilerini azaltıyor.

Hisar Intercontinental Hospital Tüp Bebek Merkezi

Direktörü Doç. Dr. Birgül Gürbüz bu konu ile ilgili şu bilgileri veriyor:

Ekonomik sorunlar başta olmak üzere, stresli ortamlar,

sigara-alkol kullanımları, gıdalardaki hormonlar, tarım ilacı kalıntıları,

elektromanyetik alanlar ve kimyasal çözücüler erkekleri kısırlaştırıyor.

***

Türk Jinekoloji Derneğine göre: 1975 yılında yüzde 2

olan kısırlık oranı 2005 yılında yüzde on beşlere çıktığını açıkladı.

2009 yılında bu sayı yüzde 25 leri bulmuş.

Erkeklerde de sperm sayısının azalmaya başlaması,

insanlık için büyük bir tehlike olduğu vurgusunu yaptı.

Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr. İsmet Çok, Türk erkeklerinin sperm sayısını araştırdı.

Türkiye de ilk kez yapılan araştırma 2 yıl sürdü.

Tam 25 bin kısır olmayan Türk erkeği üzerinde yapılan

araştırma, sperm kalitesinin son 17 yılda düşüşe geçtiğini ortaya koydu.

18-50 yaş grubu erkekler üzerinde yapılan araştırma, 1995

ve 2012 yıllarını kapsadı.

Araştırma neticesinde, plastik, deterjan, böcek ilaçları,

sigara-alkol ve kimyasallara maruz kalmanın sperm sayısını düşürdüğünü savundu.

***

Bilimsel araştırmalar, erkek cinsiyetini belirleyen Y

kromozomunun kendini yenileyemediğini ve yavaş yavaş yok olduğunu

savunuyorlar.

Y kromozomunun artık üçte iki oranında küçüldüğünü ve

kendini yenileme yetisini kaybettiğini söylüyorlar.

Bilim adamları konuyla ilgili farklı yorumlar yapsalar da

gelecekte erkek kısırlığının artması, beklenen en önemli sonuçlardan biri

olarak gözüküyor.

Kadınlardan başlayan kısırlaşma faaliyetleri erkeklere de

sirayet etmiş durumda.

Erkeklerin kısırlaşması, müdahalelerle değil bilakis

kendiliğinden oluşuyor.

Bu durumun gelecekte, aile planlaması yapılmasına bile

gerek duyulmayacağını gösteriyor.

***

Yaşam tarzının bir sonucu olarak, erkeklerdeki en yaygın

duygulardan biri olan kızgınlık duygusunun yerini layt erkekler aldı.

Layt erkek-taş fırın ekmek televizyon dizilerine konu

bile oldu.

Erkeklerdeki bu değişimin önümüzdeki yıllarda çok daha

hızlanması bekleniyor.

Sebebi de büyük kozmetik şirketlerinin artık erkekleri

de tüketici kabul etmeleri.

Erkekler, klâsik erkek tiplemesinden ne kadar çok

uzaklaşırlarsa, o kadar güzellik ve makyaj sektörü gelişecek demektir.

Bu günkü hızlı değişim devam ettiği takdirde, önümüzdeki

yüz yıl içinde günümüz erkeğinden çok farklı, kadın gibi özenle giyinen,

bakımlı, elleri manikürlü, kibar, kuaförden çıkmayan, kılsız ve tüysüz

erkeklere dönüşeceği gerçeğini şimdiden tahmin edebiliriz.

Her ne kadar Batı dünyasında bunlar yaşanıyor gözükse

de çok yakında bizde de olacağı muhakkak

Ufaktan ufaktan olmaya başladı bile