Sorunlarla aramızdaki mesafeyi dikkate alıyor muyuz

Çizgisi olmayan bir hayatın: hem ülke, hem millet, hem de fert olarak

sıkıntılara kapı araladığını görüyor muyuz Bakıyoruz ama görmüyoruz çünkü

kazandığımızın önemi var ama nereden kazandığımızın önemi yok! Önemsemiyoruz

çünkü, yediğimizin hijyen olanı var ama helal olup olmadığının önemi yok!

Mesafe koymuyoruz çünkü eğlencemiz var ama meşru olup olmadığının önemi yok!

Ölçümüz yok çünkü oturduğumuz yerin konforu var ama mahremiyetinin sınırı yok!

Görüldüğü gibi, kırmızı çizgiler olmadan sorunlarla aramızdaki mesafeyi

belirleyemiyoruz.

Kırmızı dikkattir, daha çok tehlikeye ya da riske dikkat

çeker. Bu yüzden durmak için de, durdurmak için de en iyi renktir. Kırmızı

çizgi yi anlamamıza yarayacak en iyi kelime ise: yaklaşmaktır . Yaklaşmak,

yer, yön ve mesafe açısından önem taşır. Bulunduğunuz yerin tehlike ve

risklere, daha doğrusu sorunlara olan konumunu belirtir. Bu konum

belirlendikten sonra ancak, sorunlara yüzümüzün mü, yoksa sırtımızın mı dönük

olduğu ortaya çıkar. Sorunlara yüzümüzü çevirdiğimizde faydaya, sırtımızı

çevirdiğimizde zarara kapı aralamış oluruz.

Asıl dikkat edilmesi gereken konu; kırmızı çizgilerin

kişilerin özgürlüklerini sınırlaması bahanesiyle kaldırılmaya çalışılmasıdır.

Tehlikenin boyutlarının nereye varacağını görmek isteyen ailesine baksın.

Ülkemizde özellikle aile konusunda batının istediği hemen her şey yapılmıştır

ve yapılmaktadır. Yapılanların bazısını aileler de istiyor gibi gözükse de,

sonuçta neredeyse bütün kırmızı çizgilerin değişmekte olduğu bir gerçektir.

Birey olarak kırmızı çizgileri olmayanların faturası bireysel, ailenin kırmızı

çizgisinin olmamasının faturası ise toplu kesilmektedir. Son kale aile,

korunmak isteniyorsa kırmızı çizgilerini kalenin dibinden değil, karşı kaleden

başlatmak zorundadır.

Kırmızı çizgilerin olması, tamir değil bakım esaslı

bir hazırlıktır. Trafikte kırmızı ışıkta bir kere bile durulmadığında kaza

olmaktadır. Kazanın olmaması karşı tarafta araç olmamasına bağlıdır. Sosyal

olaylarda ise karşı tarafta her zaman bir araç vardır. Bu durumda, aile gibi

önemli bir kurumun kırmızı çizgilerini ihmal etmesi, zincirleme trafik

kazalarının artması anlamına gelecektir. Kaza yapılan yerin hastaneye yakın

olması ya da araçlarda ilkyardım çantasının bulunması kazayı önlemez, sadece

kaza sonrasını telafi edebilir.

Yanlışlara sürüklenmeyi durdurmak kırmızı çizgilerle

mümkündür. Çünkü insan nefis taşıyor ve kendisini dürten bir de şeytanı var.

Bunlarla mücadele etmenin tek yolu güzelliklerle dolu hamlelerdir. Bu hamleler,

beşerî dünyayı düzenleyecek ilmin sosyoloji değil de fıkıh olduğu görüşü

üzerinde ciddiyetle durulmasıyla gerçekleşecektir. Çünkü hâl-bilgisi olanın

hâli yücedir, olmayanın hâli nicedir!