İslâm düşmanlarının adeta klişe haline getirdiği bir suçlama var!      

Müslümanları bağnazlık ve dayatmacıkla suçlarlar!

Oruç tutmayanlara zorla oruç tutturulduğu ve tutmamakta ısrar edenlerin dövüldüğü gibi iddiaları sık sık duyarsınız!

Ya da üç beş başı örtülü bir hanım bir araya gelmişse hemen başı açık hanımlara bir baskıdan söz etmeye başladıklarına tanık olursunuz!

Yine binlerce kilometrelik sahillerimizin dört bir yanı açık-saçık bayanlar tarafından işgal edilmişken, yüz-iki yüz metrelik bir alanda tesettürlü hanımlar denize girmeye teşebbüs etmişlerse yine demedik laf bırakmazlar!

Bu taktik İslâm düşmanlarının değişmez taktiğidir!

Olmadık şeyleri olmuş gibi gösterip Müslümanları karalamayı alışkanlık haline getirmişlerdir!

Müslümanlar bu tür uydurma haberler ile dayatmacıkla suçlanırken biz basından seçtiğimiz iki haberi size iletmek istiyoruz.

Birinci haberimiz Hollanda dan:

"Bayan eli sıkmayan -yani tokalaşmayan- erkeklere iş yok" diye verilmiş haber!

Aslında açıklamaya hiç gerek yok, her şey anlaşılıyor ama biz yine de anlayamamış olanlar için açıklama yapalım.

Hollanda da bir Müslüman erkek inancı gereği yabancı bayanlarla tokalaşmayacağını söylediği için işe alınmamış!

Yani dayatmanın âlâsı söz konusu!

Ama kimsede çıt yok!

Kimse bu kararı alanlara "Size ne yahu " diye sormuyor, soramıyor!

İkinci haberimiz ise Türkiye den:

Zorla baş örttürmenin boşanma nedeni olacağı kabul edilmiş!

Allah aşkına söyler misiniz, ülkemizdeki sorun zorla baş örttürme midir yoksa zorla baş açtırma mıdır

Münferit bir-iki olay oldu diye zorla baş örttürme boşanma sebebi olarak kabul ediliyor ama yüzlerce, binlerce kızımıza üniversite kapılarında zorla baş açtırılırken kimsenin kılı kıpırdamıyor!

Aksine bir de yanlışı düzeltmek için adım atılmaya kalkışıldı mı adeta kıyamet koparılıyor!

Dünyanın nereye gittiği açık!

Kimin kime dayatma yaptığı da açık!

Ama zeytinyağı üste çıkar misali, gerçek dayatmacılar her zaman üste çıkmayı ve Müslümanları suçlamayı başarıyorlar!

Oysa dayatmanın yönü apaçık!

Müslümanlardan ötekilere bir baskıdan çok, ötekilerden Müslümanlara bir büyük baskı söz konusu!

Ancak onlar bu baskıyı normal bir olay gibi görüyorlar ve bu tür baskılardan dolayı hiç rahatsızlık duymuyorlar!

Kafalarındaki fikri sabite takılmış kalmışlar.

O fikri sabit de Müslümanların kendilerine baskı ve dayatma yaptığı fikri sabiti! Oysa kendileri dayatmanın âlâsını yapıyorlar!