ABD, iki gün önce bir CIA raporu yayınladı. Bu raporda, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye tarafından gerçekleştirilen, Kıbrıs çıkarmasının ABD ye rağmen, yapıldığı açıklanıyordu. Doğrudur.
Hattâ ikinci Kıbrıs Harekatı da, ABD nin bilgisi olmadan yapılmıştır.
Konuyu daha da açıklığa kavuşturarak ifâde edersek, bu çıkarma hareketlerinin sâdece ABD ye rağmen değil, İngiltere ye rağmen, Yunanistan a rağmen ve Rusya ya rağmen yani kısacası bütün dünyaya rağmen yapıldığını söyleyebiliriz.
Yayınlanan CIA raporunda bu târihi olayın, ayrıntıları yeterince dile getirilmemiştir. Ya da ABD nin menfaatleri gerektirdiği için bazı önemli noktalar es geçilmiştir. Bu sebepten konu yeniden güncelleştirilmişken, müphem bırakılan önemli kısımları belirterek, gerçekleri netleştirmek ihtiyacını duyuyorum.
Bendeniz 1974 senesinde MSP-CHP koalisyonunda Devlet Bakanı idim. Bu münâsebetle olayları yaşadım. Necmettin Erbakan Hocamız ise Başbakan Yardımcısı idi.
15 Temmuz da Kıbrıslı Rumlar Makarios a karşı bir darbe düzenlemişler, Makarios u düşürerek, Devlet Başkanlığı na Müslüman ve Türk düşmanı olan Nikos Sampson u getirmişler idi.
Nikos Sampson, başkan olur olmaz, Kıbrıs ın Yunanistan a ilhakı için harekete geçmişti, resmi binalara Yunan bayrağı çekiliyordu. Türk köylerinde katliam başlatılmıştı, cesetler toplu mezârlara gömülüyordu.
Bu durum karşısında işin vehâmetine rağmen Sayın Ecevit, ben Ege yi bir barış gölü hâline getireceğim diyerek, barışçı seçeneklerden birisini uygulamak maksadıyla, Londra ya gitmişti. Londra da İngiliz Başbakanı nı ikna ederek, Mehmetçiği İngilizlerinKıbrıs taki askeri üslerine çıkartacak, adada bizim askerimizle İngiliz askerleri barış gönüllüsü gibi davranarak iş tatlıya bağlanacaktı.
Bu Londra seyahatında vekil olarak Başbakanlık görevini hocaya bırakmıştı. Hoca adada başlatılan katliamların vehametini düşünerek, en kısa zamanda, askeri müdâhale yapılması için gereken emri vermişti.
CIA raporunda 20 Temmuz da yapılan müdahalenin tarihini bildikleri halde, ilgili ABD makamlarının hareket geçmediği ileri sürülüyor. Olayın aslı şöyledir: İncirlik üssündeki bir ABD li subay, Türkler jetlere bombardıman malzemesini yüklediler mealinde, ABD ye bir mesaj yollamış, ABD makamları ise Türkler daha önce üç dört kere ada önlerine kadar geldiler ama geri döndüler, bu davranış, bir nevi blöftür diyerek, kâle almamışlardı.
Ecevit Londra dan döndüğü gün, Adaya karşı birinci harekatın başlatılmış olduğunu görünce, artık bu işin geriye dönüşüne, imkân olmadığını kabul etmek zorunda kalmıştı.
ABD Başkanı Gerald Ford dahi, bu beklenmedik olay karşısında emrivâkiyi kabul ederek, "Demek ki, bize nazaran nüfusu az olan Türkiye gibi bir ülke, elindeki imkânları yerli yerinde kullandığı taktirde, ABD ve Rusya gibi ülkelere yapılacak bir iş kalmıyor" demişti.
Yukarıda da belirttiğim gibi, bu çıkarmaları yapmamıza Hem ABD, hem İngiltere, hem Yunanistan ve hem de Rusya karşı idi. Biz onlara daha önce çıkarma yapacağımızı haber verseydik kesinlikle, bütün güçleri ile karşı çıkacaklar idi.
Hatta, İngiltere adaya gurka denilen seçme askerlerden oluşan bir takviyeli alay bile göndermişti. Türkleri geldiği gibi geri çevireceğiz diyorlardı. Ama ne oldu. Mehmetçik Adaya ayak bastı, bütün emperyalist ülkeler, eski niyetlerinin, tam tersine, çıkarma hareketi karşısında suspus oldular ve onunla da kalmadılar sitayişkâr sözler bile ettiler.
Bunun tek istisnası vardı. Yunanistan, biz adaya çıkınca bize 48 saat askerimizi çekmezsek, Trakya dan, Ege den, Kıbrıs tan topyekün savaş açacaklarını ilan etmişti. Ama işbaşında bulunan Cunta hükümeti buna cesaret edemedi, hatta kendi milletine bile söz geçiremedi, Cunta devrildi. Mehmetçiğin süngüsü sayesinde Yunanistan a demokrasi geldi.
Birinci çıkartma harekatının ilk gecesinde Ecevit, askerimizi geri çekelim diye ısrar ettiyse de kabul etmedik, zaferi tamamladık.
Evet Gerald Ford un da itiraf ettiği gibi, eğer Türkiye, elindeki imkânları isabetli şekilde kullandığı taktirde ne ABD ye ne AB ye vs. ne de IMF ye muhtaç olmadan, hem siyasi ve hem de askeri bakımlardan istediğini yapacak ve yaptıracak güçtedir. Gelmiş ve geçmiş bütün hükümetlere ilan olunur.