Türk futbolunda uzun yıllardır görev yapan Kerem Ersoy, Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarında İstanbul bölgesine bağlı Üst Klasman Yardımcı Hakemi olarak yer alıyor. Futbol ve hakemlikle iç içe bir ailede büyüyen Ersoy, babası Fahir Ersoy'un ardından hakemliğe yönelerek kariyerini profesyonel seviyeye taşıdı. Süper Lig'den uluslararası organizasyonlara kadar çok sayıda karşılaşmada bayrak kaldıran Ersoy'un mesleki hayatı ise yalnızca futbolla sınırlı değil.
Hakemliğe 16 yaşında adım attı
Kerem Ersoy, 20 Eylül 1985 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. 2026 yılı itibarıyla 41 yaşında olan Ersoy, çocukluk yıllarından itibaren futbol ve hakemlikle iç içe büyüdü.
İlkokulu Aksaray Mahmudiye İlkokulu'nda okuyan Ersoy, ortaokul eğitimini Bahçeşehir Koleji'nde, lise eğitimini ise Adile Mercan Anadolu Lisesi'nde tamamladı. Üniversitede İstanbul Üniversitesi Kimya Bölümü'nü tercih eden Ersoy, buradan mezun oldu.
Hakemlik serüveni ise eğitim hayatı devam ederken başladı. 2001 yılında, henüz 16 yaşındayken hakem kursuna katılan Ersoy, o dönemde hakemliğe başlanabilecek en erken yaşta sahaya adım attı. İlk döneminde yaklaşık 20 karşılaşmada görev aldı. Üniversite hazırlık sürecinin ardından 2004'te yeniden hakemliğe ağırlık verdi ve 2006 yılında klasman seviyesine yükseldi.
Sahadaki görevi yardımcı hakemlik
Kerem Ersoy hakkında yapılan aramalarda zaman zaman “Kerem Ersoy hangi maçları yönetti?” sorusu öne çıksa da Ersoy'un temel görevi orta hakemlik değil, yardımcı hakemlik.
TFF kayıtlarında Ersoy, İstanbul bölgesine bağlı Üst Klasman Yardımcı Hakemi olarak yer alıyor. Lisans numarası ise 20971 olarak kayıtlarda bulunuyor.
Bu nedenle Ersoy'un kariyerinden söz edilirken “maç yönetti” yerine “karşılaşmada yardımcı hakem olarak görev yaptı” ifadesi daha doğru oluyor.
İlk profesyonel maçında Arda Turan da sahadaydı
Ersoy'un profesyonel seviyedeki ilk resmi görevi 12 Mart 2005 tarihinde geldi. İstanbulspor ile Galatasaray arasında oynanan PAF Ligi karşılaşmasında yardımcı hakem olarak görev yaptı.
Karşılaşmanın Ersoy açısından dikkat çeken ayrıntılarından biri ise daha sonra Türk futbolunun önemli isimlerinden biri olacak Arda Turan'ın Galatasaray formasıyla ilk 11'de bulunmasıydı.
Ersoy, yıllar sonra TFF'ye verdiği röportajda bu karşılaşmayı profesyonel seviyedeki ilk resmi maçı olarak anlatırken kariyerinin başlangıcındaki heyecanını da paylaşmıştı.
Süper Lig yolculuğu uluslararası arenaya taşındı
Kariyer basamaklarını hızla çıkan Ersoy, 2012 yılında Üst Klasman Yardımcı Hakemliğe yükseldi. Bu gelişmeden yaklaşık üç ay sonra UEFA'nın gelecek vadeden hakemlere yönelik CORE programına seçildi.
UEFA'nın Nyon'daki merkezinde düzenlenen programda fiziksel testlerden saha çalışmalarına, İngilizce yeterliliğinden maç yönetimine kadar farklı alanlarda değerlendirmelerden geçti. Programın ardından UEFA tarafından takip edilen Ersoy'un uluslararası kariyerinin önü de açıldı.
Ersoy daha sonraki yıllarda FIFA kokartlı yardımcı hakem olarak Türkiye'yi uluslararası karşılaşmalarda temsil etti.
Hollanda-Yunanistan maçı kariyerinde ayrı yerde
Kerem Ersoy'un TFF'ye verdiği röportajda kariyerinde özellikle öne çıkardığı karşılaşmalardan biri Hollanda ile Yunanistan arasında oynanan mücadele oldu.
Ersoy, Mete Kalkavan ve Ceyhun Sesigüzel ile birlikte bu karşılaşmada görev yaptı. İki eski Avrupa şampiyonunun karşı karşıya geldiği mücadeleyi uluslararası kariyerindeki önemli tecrübelerden biri olarak değerlendirdi.
Süper Lig'de ise farklı hakem ekipleriyle çok sayıda karşılaşmada yardımcı hakem olarak görev aldı.
Cüneyt Çakır'la çıktığı maç hafızalara kazındı
Ersoy'un unutamadığı karşılaşmalardan biri de Gençlerbirliği-Karabükspor mücadelesi oldu. Cüneyt Çakır'ın yönettiği karşılaşmada yardımcı hakem olarak görev yapan Ersoy, maçın ilk yarısında beklenmedik bir sağlık sorununa tanıklık etti.
Cüneyt Çakır'ın karşılaşmanın ilk yarısında rahatsızlanması ve daha sonra hastaneye kaldırılması nedeniyle Ersoy açısından bu maç farklı bir anlam kazandı. Ersoy, TFF'ye verdiği röportajda Cüneyt Çakır'la Süper Lig'de görev alma fırsatı yakaladığı bu karşılaşmayı kariyerindeki unutamadığı anlardan biri olarak anlatmıştı.
Babasının izinden FIFA kokartına uzandı
Kerem Ersoy'un hakemliğe yönelmesinde aileden gelen futbol kültürünün önemli bir yeri bulunuyor. Babası Fahir Ersoy da eski FIFA kokartlı yardımcı hakem.
Baba-oğulun Türk hakemlik tarihindeki yeri ise oldukça dikkat çekici. TFF'nin 2017 yılında yayımladığı içerikte Fahir Ersoy ile Kerem Ersoy, Türk futbolundaki FIFA kokartlı ilk baba-oğul yardımcı hakem örneği olarak tanımlandı.
Kerem Ersoy, babasının FIFA kokartı almasından yaklaşık 20 yıl sonra aynı seviyeye yükseldi. Hatta uluslararası karşılaşmalara çıkarken babasının 1996 yılında kullandığı kokartı yanında taşıdığını anlatmıştı.
Futbol dışında kimya alanında çalıştı
Kerem Ersoy'un mesleki geçmişinde kimya sektörü de bulunuyor. İstanbul Üniversitesi Kimya Bölümü'nden mezun olduktan sonra dört yıl boyunca bir ilaç şirketinin üretim departmanında çalışan Ersoy, uzman olarak başladığı görevinde yöneticiliğe kadar yükseldi.
Daha sonra hakemlikle iş hayatını birlikte sürdürebileceği bir çalışma düzenine geçen Ersoy, Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı sertifikası aldı ve bu alanda faaliyet gösterdiğini açıkladı.
Uzun yıllara yayılan hakemlik kariyeri
Kerem Ersoy'un hakemlik yolculuğu 2001 yılında başladı. 2005'te profesyonel seviyedeki ilk resmi karşılaşmasına çıkan Ersoy, 2006'da klasman hakemliğine, 2012'de ise Üst Klasman Yardımcı Hakemliğe yükseldi.
UEFA'nın CORE programına katılması uluslararası kariyerindeki önemli aşamalardan biri olurken FIFA kokartı da Ersoy'un Avrupa arenasında görev almasının önünü açtı. TFF'nin güncel kayıtlarında İstanbul bölgesine bağlı Üst Klasman Yardımcı Hakemi olarak yer alan Ersoy, Türk futbolunun deneyimli yardımcı hakemlerinden biri olarak kariyerini sürdürüyor.





