Evet Ömer b. Sa’d... Bu kişi, Hz. Hüseyin (R.A.)yu vuran Emevî ordusunun kumandanı idi. Aile fertlerinin itirazlarına rağmen dünya hırsına aldanan ve kumandanlıktan vazgeçemeyen bir kimse... Bu davranışı ile muhterem babası Âşere-i Mübeşşere’den Sa’d b. Ebi Vakkas Hazretlerinin kemiklerini sızlatan biri. İşte dünya hırsının kişileri nerelere sürükleyeceğinin mücessem örneği. Yarabbi sen bizi muhafaza eyle. Amin.  Hasan (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:  “Dinarı yani altın ve parayı sevmek; her hatanın, günahın başıdır.” buyurdu.   Hz. İsa (A.S.) da: “Dünyayı sevmek; her hatanın, günahın başıdır.”  buyurmuştur.  Ömer b. Sa’d, Hz.Hüseyin (R.A.)ya yaklaşınca, O’na bir elçi göndererek, buralara geliş sebebini sordu. Hz.Hüseyin (R.A.), Ömer’in gönderdiği elçiye kendisini Kûfeliler’in çağırdığını, 18.000 kişinin biat ettikten sonra biatlarını bozduğunu, dönüp gitmek istediğinde de Hür b. Yezîd’in engel olduğunu ve kendisini buraya kadar gelmek zorunda bıraktığını anlattı ve: İzin verin dönüp gideyim, dedi. Yezid’e biat ederek zelil bir şekilde yaşamaktansa kılıç altında ölmeyi tercih eden Hz.Hüseyin (R.A.), komutandan çekip gitmesi için izin ister ama komutan, ben de seni seviyorum, gitmeni isterim fakat vali senin ya biat etmeni veya öldürmemi emretti, diyerek valiliğin tadına varmak için izin vermez.Ömer b. Sa’d, Hz.Hüseyin (R.A.) ile çarpışmak istemediği için bu cevaptan memnun kaldı ve durumu Ubeydullah b. Ziyâd’a bildirdi. Ubeydullah ise Yezîd’e biat önermesini ve reddi halinde kafilenin su ile irtibatını kesmesini istedi. Bunun üzerine Ömer, Hz.Hüseyin (R.A.)yu Küfe’ye çağıranlar arasında bulunan Amr b. Haccâc’ı su yollarını kesmekle görevlendirdi; sonra da birkaç defa Hz.Hüseyin (R.A.) ile gizlice görüştü. Aralarında ne konuştukları tam olarak bilinmemekle beraber tahminlere göre Hz.Hüseyin (R.A.), şu teklifleri yapmıştır: Geldiği yere dönmek, bizzat Yezid’e gidip biat etmek veya İslâm serhadlerinden birinde cihadla meşgul olmak.  Ömer, kabul edilebileceği ve böylece kendisinin de bu sıkıntılı işten kurtulacağı ümidiyle teklifi Ubeydullah b. Ziyâd’a bildirdi. Ubeydullah önce bu teklifi uygun gördüyse de Sıffin’de, Hz.Ali (R.A.)nun safında çarpışanlardan Şemir b. Zülcevşen O’na önemli bir fırsatı kaçırmış olacağını hatırlatarak Fırat nehriyle irtibatı kesilmiş ümitsizlik içindeki Hz.Hüseyin (R.A.)yu isteğine boyun eğdirmesini veya cezalandırmasını söyledi. Ayrıca O’nun, Ömer ile geceleri gizlice görüştüğünü belirtti. Bunun üzerine Ubeydullah, Şemir ile Ömer’e bir mektup göndererek Hz.Hüseyin (R.A.)nun doğrudan kendisine teslim olmasını sağlamasını, bunu başaramazsa O’nunla savaşmasını, aksi takdirde kumandayı Şemir’e bırakmasını emretti. Şemir karargâha 9 Muharrem Perşembe günü ulaştı. Ömer b. Sa’d kumandayı, dolayısıyla kazandığı dünyalığı elden kaçırmamak için bu görevi yerine getireceğini söyledi.Muharrem ayının dokuzu perşembeydi. Ömer b. Sa’d, aldığı emri Hz.Hüseyin (R.A.)ya bildirdi ve görüşünü istedi.Hz.Hüseyin (R.A.) de, o gecelik mühlet istedi ve ordular kamplarına çekildiler.Hz.Hüseyin (R.A.) kardeşlerini ve arkadaşlarını yanına topladı ve onlara bir konuşma yaparak, gece karanlığından istifade ederek gitmelerini söyledi. Fakat onlar bu teklifi reddettiler ve beraber kaldılar.  Hz.Hüseyin (R.A.) ve yanındakiler o geceyi dua, namaz ve istiğfarla geçirdiler. Ne var ki Iraklılar O’nu kardeşleriyle yalnız bıraktılar. O’nu davet edip Kerbela çöllerine getirdiler, sonra da İbn-i Ziyad’ın askerleri oldular. Yemin billâhlar ederek yardım sözü veren Küfe ahalisi ise korkunç bir döneklik ve ahde vefasızlık yaparak yerlerinden kıpırdamadılar. Hz.Hüseyin (R.A.)nun yanında sadece 32 atlı ve 40 piyade askeri vardı. Ertesi gün Hz.Hüseyin (R.A.) gerekli savaş hazırlıklarını yaptıktan sonra atına bindi ve önünde bir mushaf olduğu halde Ömer’in ordusuna yaklaşarak kendisinin buraya geliş amacını anlamaları, hakkında insaflı hüküm vermeleri halinde saadete kavuşacaklarını ve üzerine yürümelerine gerek kalmayacağını, mazeretini dikkate almamaları durumunda ise istediklerini yapmalarını söyledi. Bazı kaynaklara göre Hz. Hüseyin (R.A.) bu konuşmasında anne-babasının ve amcalarının İslâm’a hizmetlerini dile getirmiş. Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin kendisi hakkındaki övücü ifadelerinden söz etmiş ve kanını akıtmanın büyük vebal doğuracağını hatırlatmıştır. Hz.Hüseyin (R.A.)nun bu konuşması üzerine Hür b. Yezid yaptıklarına pişman olarak O’nun safına geçti.