Orucumuz, biz insanların kırk yıl değil on binlerce yıl düşünsek bulamayacağımız bir kulluk görevidir.

Kendini akıllı kabul ederek Peygamberlerinin haber verdiği oruca bile kulp bulup şekil değiştirmiş inkârcı insanlar.

Rabbimiz:

“Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah’tan) sakınasınız diye size de farz kalındı.” (Bakara süresi ayet 183) ayetinde haber verdiğine göre oruç geçmiş peygamberlerin ümmetlerine de farz kılınmış ama gönderilen kitapları tahrif edenler, orucu da tahrif etmişler.

Biz insanlar, orucu bozarken oruç bizi düzeltiyor.

Komşuluk ilişkilerimizi onarıyor.

Akrabalık bağlarımızdan kopanları yeniden sağlamlaştırıyor.

İftarlarımızda aynı sofra etrafında toplanmamızı sağlıyor.

Günümüz yasalarının, güçlülere geçmediği bir dönemde İslam’ın emri karşısında güçlüyle zayıfın eşit olduğunu ortaya koyuyor.

Hâkimle mahkumun, mahbusla gardiyanın, generalle erin, patronla işçinin... ibadette eşitlenmesini sağlıyor.

365 gün haramlardan uzak durmamız gerekir.

Ramazan orucu bizi 365 güne yeniden hazırlanmamız için ümmet olarak kampa çekildiğimiz aydır.

365 gün neyi, nasıl ve niçin yapacağımızı bize öğreten kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’in en çok okunduğu aydır.

Kur’an-ı Kerim, otuz cüzden meydana gelir.

Her cüz, 20 sayfadır.

Her gün bir cüz yani 20 sayfa okunduğunda bir ayda hatim yapılmış olur.

Bu sene her gün okuduğumuz cüzün her ayetini okuduğumuzda ayetin manasını da okuyalım.

Rabbimizin emirlerinin, yasaklarının tavsiyelerinin ve geçmişten bize örnek olacak kıssaların neler olduğunu öğrenelim.

Dilimiz doğruyu söylerse yalan dilimizde yer bulamaz.

Midemiz, helallerle dost olursa haramlar oraya giremez.

Kulaklarımızı başta Allah kelamına ve diğer doğru sözlere çevirirsek yalan, iftira, gıybet gibi kirleten sözler içimizi karartamaz.

Zenginde olsa akrabaları, komşuları, dostları ayrı günlerde  iftar sofralarında bir araya getirmeye özen gösteriniz.

Bizi birbirimize kaynaştıran en etkili ibadetlerimizden biridir orucumuz.

Dinimizin beş temel esaslarından biridir.

Bu ayda temelde meydana gelen sarsıntılarımızı, çatlaklarımızı Kur’an okuyarak, zikirler yaparak, salavatı şerifeler getirerek, dost gönülleri kazanarak tamir edelim.