"Evinde kadının kocasına karşı bedeninin câzibesini (fiziki özelliklerini) açıp göstermede sınır yoktur" fetvasını duymayanımız yoktur. Bu duyumu uygulayan hanımefendilerin miktarı maalesef çok azınlıktadır. Tesettürlü-tesettürsüz kadınların çoğunluğu, evlerinde eşlerine karşı "paspas", dışarıya karşı maalesef bütün câzibe özelliklerini bilerek veya bilmeyerek sergilemektedirler. Bu tavır böyle hanımları "lânetlenmiş"ler sınıfına dahil etmektedir.
Kadının kendine dikkat etmemesi, erkeklerinin en çok rahatsız olduğu konudur. Sokağa çıkarken kıyafetine azami dikkat gösteren bazı kadınlar, evlerinde eşleriyle birlikte oldukları zamanlarda kıyafetlerine aynı özeni göstermediklerinde, herkes hemfikirdir. Bu hâl, aile yaşantısında korkunç musibetlere zemin hazırlamaktadır.
İnsanlar yaratılışları icabı kendilerinde olanı başkalarının sahip olduklarıyla kıyaslarlar. Her insanın tabiatında bu vardır. Bundan dolayı mevcut şartlara, kültüre ve yaşanan ortama göre, eşler birbirlerine cinsel yönden çekici gelmelidirler. Bu çekiciliğin dozajı çok önemlidir.
Gün boyu çıplaklıkta sınır tanımayan kadınların arasında, böyle ortamlarda yaşayan erkek, çıplaklığa doymuş ve bu doygunluk artık onu kusma noktasına getirmiştir. Hatta bu hâl o erkeğin cinselliğini bitirmiştir. Kadının uzuvları, onun için bir mânâ ifade etmemektedir.
Böyle bir erkek, evine geldiğinde aynı özelliklerde gördüğü hanımı kendisi için bir anlam ifade etmeyecektir. Öyle ise bu hanımefendi "kocasına karşı açılmasında sınır yoktur" fetvasına göre, evinde sürekli uzuvlarını açarsa evliliğinin temeline dinamit koymuş olur. Öyle ise hanımefendi haftanın bir veya iki gününde bu fetvaya göre hareket eder, diğer günlerde câzibeleştirdiği giyimiyle/tesettürü ile eşinin daha fazla dikkatini çekme fırsatını kullanmış olur. Ayrıca eşinin cinsel sağlığını da bu tavrıyla korumuş olur. Çünkü çıplaklık erkekteki cinsel alâkayı darmadağın eder. Günümüzde akla hayale gelmeyen sapıklıkların temel sebeplerinden biri de ölçü tanımayan çıplaklıktır.
Sürekli çıplaklıkla içiçe olan bir erkek tesettürsüz kadınların cinsel tacizine uğramıştır. Bundan dolayı böyle bir erkek cinsel cazibesini kaybetme azabına düçar olmuş ve bezginleşmiştir. İşte bu erkek için hanımı, akşam eşi evine geldiğinde giyimini kendisine yakıştırmış bir hanımefendiyle birlikte olmak, onun için cennet hayatı demek olur.
Eviçi tesettürüyle kocasını cezbedici bir giyim tarzını becerebilen kadın eşi için daha cazibeli olur. Kadın bunu anlamalı, el ve göz değmemiş olmaklığının nezafetini ve nezaketini kocasına sezdirebilmelidir.
Kadın "evde eşimleyim, yaşamıma sınır koyamam" diye çocuklarının yanında alışılmışın dışında kocasına karşı da olsa vücudunu açamaz/açmamalıdır da. Buna dikkat etmeyen kadınlar çocuklarının ar damarlarını çatlatmış olurlar.
Bazı kadınlar "aman kocama sahip çıkayım" derken toplumdaki bir takım sapıklıklara hem kendileri düşmüş, hem eşlerini sürüklemiş, hem de çocukları için cehennem kapılarını aralamış oluyorlar. Buna bilhassa dikkatinizi çekiyorum.
Herkesin okuyacağını dikkate alarak konuyu ancak bu kadar açabildik. Gerisi Müslüman kadının maharetine kalmış oluyor.