Farkında mısınız Materyalist bir yaşam tarzı hayatımızın
tarzı haline gelmiştir. Bu tarz öylesine hayatımızı etkilemektedir ki, hepimiz
sadece kendimizi düşünür olduk/bencilleştik. Bencillik, iğrenç bir hastalıktır.
Toplumu ifsat eden bir melanettir.
Bencil tarzlı insanlar sadece para, borsa, banka, döviz,
çek, senet, kazanç vesaire gibi durumlara müptela olurlar. Tatminsizlik böylelerine
dünyayı zindan eder. Maddeten istediğini elde edenler ruhen mutmain değillerse
kanaatkârsızlık böylelerini cendereye sokar. Böylelerini aybaşı, ay sonu, kredi
kartları, taksitler, SMS ler yarış atına çevirir.
Bu çarka kendisini kaptıranlar hayatı sadece modadan,
defileden, eğlenceden, kural tanımazlıktan, teknolojik aletlerden, cep
telefonlarından, eşyadan, şehvetten ve şöhretten ibaret zannediyorlar. Böyle
bir şey hiç olabilir mi Asla olamaz/olamayacaktır da. Çünkü hiçbir varlık,
bahusus hiçbir insan boşu boşuna yaratılmamıştır. Tesadüf diye bir şey de
yoktur. Olan her şey tevafukîdir. Bunu akıl edemeyenler hep yalpalıyorlar.
Bunca olumsuzlukların kökünde psikolojik ve ruhsal
sebepler vardır. Her dengesizlik başka bir dengesizliğe altyapı oluşturur. Hepimiz öncelikle kendimizden sorumluyuz.
Kendi mutluluğumuz gerçekleştiremezsek kimseye faydalı olamayız. Çevresine
pozitif enerji yayamayan kimse zarar veren bir potansiyeldir. Bu fasit dairede
sıkışmışlık insanlara dünyayı zehir ediyor. Çare ne Bu beladan kurtuluşun çaresi Müslüman için
çok kolay. Ama Müslümanlara bu kurtuluşun yolu hep karanlık gösteriliyor.
Batılı anlayışına saplananlar bocalıyor, bocaladıkça da kahroluyorlar.
Çok kısa şu soruları kendimize bir sorabilsek mesela
halledilmiş olacak. Soralım kendimize:
Ben nereden geldim Niçin geldim. Gelmemin mânâ ve
maksadı nedir Yaratılışımın hikmeti nedir Burada ne kadar kalacağım Dönüşüm
nereye olacaktır Bir mü min bu soruların cevabını aklıselim ile verdiği an
kurtuluşun kapısını kendisine açmış olur. Bundan sonrası selametle yoluna devam
etmektir.
Allah (c.c.) hepimizi bunda muvaffak eylesin