Ülkemiz, 15 Temmuz Cuma günün akşamında TSK’nin içerisinde bulunan cunta tarafından yapılan darbe, milli iradenin girişimiyle durdurulmuştur. Yapılan bu girişim halkın iradesine yapılan darbeden başka bir şey değildi? Bu kendini bilmez cuntacı asker kılıklı teröristler, halka darbe yapma gücünü nerden aldılar/alıyorlardı? Hükümeti beğenmeyebilirsin, sevmek zorunda da değilsin! Ama halkın tercihine saygı duymak zorundasın. Milletin malını bombalayan, sivil halka ateş eden, halkına yabancılaşmış bu hain zihniyete hesap sormak bu milletin namus borcudur. Halkın iradesinin tecelli ettiği TBMM’yi bombalayan bu asker kılıklı şeytanları beslemekse bu millete züldür.
15 Temmuz darbeci terör örgütünün sadece paralel yapı olduğunu düşünmek eksik bir düşünce olur. Bu cunta büyük ölçüde TSK’daki paralel yapı mensupları, marjinal sol ve darbeden nemalanmayı düşünen gruplardan meydana gelen bir koalisyondur.
Paralel örgütlenme Osmanlı döneminde Alliance Israelite Universelle (Evrensel Yahudi birliği) ismiyle kurulmuştur. Murat Akan’ın “Üst Akıl” kitabında geniş olarak yer alan bu paralel yapı, “dünya Yahudilerini aynı amaç etrafında toplayabilmek” için kurulduğu iddia edilse de, gerçek amaç Filistin’de Yahudi devletinin temellerini kurmak, hem de Siyonist politikalara ılımlı bakacak geleceğin Müslüman yöneticilerini yetiştirmek için Alliance İsrailite Universelle örgütünün temellerini atmaya karar vermişti. Aynı yapılanmayı Fetö’nun okullarında görüyoruz.
28 Şubat post modern darbe zamanında duruşu belli olan bir yapıyla yola çıkarak, onun palazlanmasına sebep olanların, 15 Temmuz darbe teröründe vebalinin olmadığını söylemek hata olur. Bu gibi derin yapılar bir ahtapot gibidir. Bu yapıların derin ilişkiler ağı kurulurken ustaca planlanmış bir sistemdir. Devletin bütün kılcal kan damarlarına sessizce girer ve devletin kanını emerler. Yapılan soruşturmalarda ahtapot gibi bütün devlet dairelerine girdikleri anlaşılmaktadır. Bunu görmezseniz, fark etmezseniz, vatandaşınızın burnunun kanamasına neden olursunuz. Bunu fark etmemek 208 şehide, milyarlarca maliyete sebep olmuştur. Artık yorulduk bu yapılardan.
Milli Görüşçüleri düşman ilan edip, kadrolara almadınız, mevcut olanlarının da işine son verdiniz. İş isteyenlere cemaati işaret ettiniz. Cemaatin yalanlarını söylediğimizde de bizi dışlayıp, kinle baktınız. Dönemin başbakan ve başbakan yardımcılarının Fetö’ya mehdiyeler dizdiğini unutmadık.
Bugün alanlara vatan sevgisinden dolayı indik. Bir siyasi partiyi desteklemek için değil. İktidarda başka bir parti de olsa, vatan için canımızı verirdik. Fetö terör örgütü hiç bir zaman Milli Görüş partilerini desteklememiştir. Hatırlayınız! Mevcut hükümetle yollarını ayırdıkları zaman dahi oyunu CHP, MHP ve HDP’ye vermiş ama asla Saadet Partisi’ne vermemiştir.
Merhum Erbakan hoca sürekli cemaat konusunda uyarılarda bulunmuştur. Hatta yedikleri içtikleri ayrı gitmediği dönemde de; Amerika’ya selam gönderip, “Artık memleketinize dönünüz bu hasret bitsin” şeklinde özlemlerini dile getirdikleri zaman da uyarılarımız yapmıştık. Milli Görüş tarihine baktığımızda defalarca sırtımızdan bıçaklandığımızı görürsünüz. Ama biz hiç kimseyi sırtından bıçaklamadık. Birileri polis-asker ile halkı ve askeri karşı karşıya getirirken, şer güçler ülkemiz üzerinde masa altından kim bilir ne ittifaklar yapıyordur.