İstanbul ’u konuşmak, Türkiye ’yi konuşmaktır. Bu konuşmaların kitaplaşması adına kongreler önemli bir fırsattır. Saadet Partisi İstanbul 6. Olağan Kongresi ile bu konuşmaların 5. Cildi de basılmış oldu. Bu kitap dikkatle okunduğunda; kanaviçe gibi titizlikle çalışan ve sağına soluna bakmadan her daim var olanlarla yol alanların nasıl bir bedel ödediği görülecektir. Çalışmaları farklı kılanın “özveri” ve “disiplin” olduğu bir kez daha fark edilecektir.

İstanbul’un bir bütün olarak yönetilmesi gerektiğinin bir göstergesi olan son 40 ay incelendiğinde, Türkiye’nin ayarlarıyla oynandığı bir dönemde, yeniden asli ayarlarına nasıl döneceğinin örnekleriyle tanışılabilir. Bölge sistemiyle mahalleye, hamle çalışmasıyla üyeye inen bu çalışma disiplini, bütçe kadar faaliyet değil, faaliyet kadar bütçe oluşturarak “teşkilatlarda iyi örnekler” sergileyebilir. Yaptığı her faaliyeti bir eğitim unsuru, düzenlediği her kampanyayı bir tebliğ aracı olarak planlayarak, sandıkların meydanlar kadar önemli olduğunu yeniden hissettirebilir. Bedel ödeyecek insan sıkıntısının had safhada olduğu bir şehirde; “yaklaşmakta olanları görerek” hareket etmenin ne kadar da önemli olduğu anlaşılabilir.

Bir cumhurbaşkanlığı, iki genel seçim ve bir referandum yaşanan böylesi bir dönemde insanımızı mahcup etmeyen çalışmalar, sadece “teşekkür”ü değil, yeni dönemde takip edilerek “takdir”i hak etmelidir. Paslanan demirin çalışılarak nasıl ışıldadığını milletimize göstermek görev alan herkesin omuzlarındadır. Çünkü İstanbul çekirdektir, burada yapılan her güzel şey meyvesini Anadolu’da, burada üretilen her müeyyide karşılığını Kudüs ’te verecektir. Çünkü biliyoruz ki; “İstanbul’da yapılan her çalışmanın karşılığı, bütün ümmet coğrafyasında yankılanacak, yapılacak en ufak bir hizmet, aynı zamanda bütün ümmete yapılmış bir hizmet olacaktır”.

O halde; işimizin delisi olalım! Çünkü bir kişinin yaptığı yanlışı seksen milyonun ödediği bir dönemde ortaya çıkacak “işinin delisi” bir kişi, “bu ülkede tek bir milli görüşçü kalsa bile, kötü emelleri olanların emellerine kavuşamayacağının teminatıdır. Bu şuurla koşturanların birlikteliği “Türkiye’nin Teminatı” olan çalışmalara yön verecek ve milletimizin vicdanında “iyi ki var” sözüyle yer bulacaktır. Kanaviçe örülen bu 40 ayda öğrendim ki; yolu aydın olanlar için sabır, bir asalet göstergesidir!