Suudi Arabistan merkezli Al Majalla dergisinde yayımlanan dikkat çekici röportaj dizisi, İsrail’in en ünlü casuslarından biri olan Eli Cohen’in deşifre edilme ve yakalanma sürecine dair bugüne kadar bilinmeyen pek çok detayı gün ışığına çıkardı.
Cohen'in yakalanmasında kilit rol üstlenen emekli subay Said Caviş, tarihi operasyonun arka planını tüm çıplaklığıyla paylaştı.

- ŞAM’DAN SİNYAL SINIFINA UZANAN ZORLU BİR YAŞAM!
Şam’ın Kürt Mahallesi’nde zorlu bir çocukluk geçiren Said Caviş, genç yaşta Filistinli komşularından İbranice öğrendi.
1951 yılında Suriye ordusuna katılarak sinyal sınıfında uzmanlaşan Caviş, Askeri Harp Okulu’nda İbranice dersleri verdi.
Caviş’in ilk kursunda ders verdiği isimler arasında, Suriye’nin geleceğinde kritik görevler üstlenen eski Savunma Bakanı Mustafa Talas da yer alıyordu.

- SÜVEYŞ KRİZİ’NDEN DOĞAN FİKİR: İSRAİL TELSİZLERİ NASIL DİNLENDİ?
İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izleme fikri, ilk kez 1956 yılındaki Süveyş Krizi sırasında ortaya çıktı.
Humus’ta öğrencilere telsiz kullanımı ve sinyal alımını öğrettiği sırada İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Kanada yapımı eski bir cihazla İsrail askeri çağrılarını yakalayan Caviş, dönemin komutanlığına bir proje sundu.
İlk etapta alaycı tavırlara maruz kalan Caviş, operasyonlarda görevli subay Said el-Akil’in desteğiyle projesini hayata geçirdi.
30 Eylül 1957'deki resmi görevlendirme sonrasında Golan Tepeleri'ndeki Naaran köyünde uzun süren gözlem ve dinleme faaliyetleri başlatıldı.

- GOLAN TEPELERİ'NDE GİZLİ DİNLEME FAALİYETLERİ!
İstihbarattan bağımsız olarak doğrudan Sinyal Sınıfı’na bağlı 134 Numaralı Sinyal Bölüğü kuruldu.
44 astsubayı eğittiğini belirten Caviş, Golan'da kurdukları dinleme merkezleriyle İsrail askeri hatlarını, radyo yayınlarını, haber ajanslarını ve Mors alfabesiyle gönderilen şifreli mesajları kayıt altına aldıklarını ifade etti.
Arap ülkelerine ait şifreleri kolaylıkla çözen birim, İsrail tarafının "VVV" ile başlayıp "N-O-NOW" damgasıyla devam eden karmaşık Mors mesajlarını çözmekte başlangıçta zorlandı.

- İLK TELGRAF 1962'DE ELE GEÇİRİLDİ!
Takip ettiği sinyaller arasında Eli Cohen’in sinyalinin de bulunduğunu belirten Caviş, o dönemi şu sözlerle aktardı:
"Onu kademeli olarak takip ediyorduk. Gönderdiği ilk telgrafı 1962'de yakaladık, ancak kim olduğunu veya nereden gönderdiğini bilmiyorduk. Sinyal yakaladığımızda frekansı ve tarihi kaydediyor, sahibine ayırt edici bir kod veriyorduk."

- ŞAM’DA ÇEMBER DARALIYOR: YANLIŞ ADRESLER VE ŞÜPHELER!
Şam’ın Ebu Rummane bölgesinde arama çemberini daraltan ekipler, binadaki sakinleri tek tek inceledi.
Bodrum katında Uluslararası Gözetim Heyeti'nden yabancı bir subayın, zemin katta ise Yunan asıllı bir Suriye Havayolları pilotunun oturduğunu tespit eden Caviş, pilotun seyahat saatleri ile yayın saatlerini karşılaştırarak ilk şüpheyi onun üzerinde yoğunlaştırdı.
Ancak uyuşturucu arama bahçesiyle yapılan ilk baskınlardan ve diplomatların dairelerinden sonuç alınamayınca üstleri dosyayı kapattı. Buna rağmen vazgeçmeyen Caviş, çatıdaki anten detayına odaklandı.

- ÇATIDAKİ ANTEN VE KESİNTİ YÖNTEMİYLE GELEN KESİN SONUÇ!
Üç yıllık emeğin boşa gitmesine izin vermeyen Caviş, bölgedeki antenleri tek tek inceleyerek diğerlerinden farklı bir anten fark etti.
Siyah kablonun gittiği dairenin kapısındaki ismi kontrol ettirdiğinde karşılaştığı isim Kamil Emin Sabit oldu.
Ertesi gün sabah saat 07.00’deki yayın saatinde binanın dış şalterinden elektriği üç kez kesen Caviş, kesintilerin kayıtta görünmesiyle yayının kesin olarak bu daireden çıktığını kanıtladı.
Olayı anlatan Caviş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kendi kendime düşünmeye başladım, üç yıllık bir emek böyle boşa mı gidecekti? Evleri aradığımız bölgedeki antenleri inceleme fikri aklıma geldi. Yanıma bazı elemanlar alıp binanın çatısına çıktım. Dikkatlice baktım ve diğer antenlerden farklı bir anten buldum. Ekipteki arkadaşa siyah kablonun girdiği kapıya gidip üzerinde yazılı olan ismi okumasını söyledim. Geri gelip 'Kamil Emin Sabit.' dedi. Ertesi gün sabah saat 7'de, yani yayın saatinde hazır bulunduk. Yayın başladığında elektriği dış şalterden üç kez kestim ve kesintiler kayıtta göründü. O zaman yayının bu evden çıktığından kesin olarak emin olduk.”

- "BAY KAMİL, BİZ KARŞI CASUSLUK BİRİMİYİZ!"
1965 yılında Eli Cohen'in kaldığı eve düzenlenen baskının detaylarını anlatan Caviş, yatakta uzanan Cohen’in pencerenin üzerindeki ahşap perde kutusuna saklanmış Kodak film kutusu içerisindeki küçük Mors anahtarını ve gizli cihazı bulduklarını belirtti.
Caviş o anları şöyle özetledi:
" Anahtarı öptüm, o anı hatırladıkça hala sevinç hissediyorum. Sonra ona dönüp 'Bay Kamil, biz uyuşturucuyla mücadele birimi değiliz, biz karşı casusluk birimiyiz.' dedim. Cihazı gördüğünde yatağa oturdu ve bir daha ayağa kalkamadı. Yıkıldı. Ona 'Artık ölü sayılırsın. Yaşamak istiyor musun?' dedim. 'Evet' dedi. Kendisine, bizimle dürüstçe işbirliği yaparsa ve karşı taraf onun yakalandığını bilmediği sürece hayatta kalacağını söyledim. Üzerinde yeşil deri kaplı bir kâğıt tutucu vardı. Cohen köşesindeki bir parçaya bastı; mekanizma açılınca verici ortaya çıktı. Ayrıca günlük iletişim takviminin dışında dilediğinde kullanabileceği bir acil durum frekansı, frekans kristalleri ve her güne ait şifreleri içeren bir kod kitabı vardı."
Evde yapılan aramalarda ayrıca renkli sabun kalıplarına benzetilmiş patlayıcılar, gizli bir verici mekanizması, acil durum frekansı kristalleri, kod kitapları ve ilk yıl mesajlarını şifrelemek için kullandığı Fransızca "Üç Silahşörler" kitabı ele geçirildi.

- İSRAİL AJANI ELİ COHEN KİMDİR?
Eliahu ben Şaul Cohen, bilinen adıyla Eli Cohen, 26 Aralık 1924 tarihinde Mısır’ın İskenderiye şehrinde doğdu. Aslen Suriye’nin Halep kentinden göç etmiş Yahudi bir ailenin çocuğuydu. Gençlik yıllarında Arapça, İbranice, İngilizce ve Fransızca gibi pek çok dili akıcı bir şekilde öğrenmesi, Mısır'daki Siyonist gençlik hareketlerinde ve gizli operasyonlarda aktif rol oynamasını sağladı.
1950'li yıllarda Mısır'da artan Yahudi karşıtı baskılar ve içinde bulunduğu başarısız istihbarat girişimleri, hayatının dönüm noktası oldu. Cohen, 1956 yılında Mısır’ı terk etmek zorunda kaldı ve İsrail’e göç etti.
İsrail’e yerleştikten bir süre sonra askeri istihbarat birimlerinde ve ardından ülkenin dış istihbarat teşkilatı Mossad bünyesinde görev üstlendi. Suriye yönetimine sızmak üzere özel bir eğitime tabi tutulan Cohen’e sıfırdan yeni bir kimlik oluşturuldu.
Arjantin'de yaşayan zengin bir Suriyeli iş adamı olan "Kamal Amin Thabet" kimliğine bürünen Cohen, önce Buenos Aires'te yaşayarak bu sahte kimlikle sosyal çevre edindi ve Latin Amerika'daki Suriyeli diasporasıyla güçlü bağlar kurdu. Bu hazırlık safhasının ardından 1961 yılında Suriye'nin başkenti Şam’a yerleşti.
Şam'daki yaşamına kısa sürede adapte olan Eli Cohen, zengin iş adamı kisvesi altında üst düzey askeri ve siyasi çevrelerle yakın arkadaşlıklar kurdu. Suriye'deki iktidar çevreleri ve ordu bürokrasisi içinde derin bir güven kazanan Cohen, dönemin savunma bakanı dâhil olmak üzere pek çok üst düzey yetkiliyle dostluk geliştirdi.
Bu stratejik konumu sayesinde;
- Suriye'nin gizli askeri stratejilerini,
- Savunma hatlarını (özellikle Golan Tepeleri'ndeki kritik askeri mevzileri),
- Devlet sırlarına ve kritik altyapı projelerine ilişkin bilgileri radyo vericileri ve çeşitli gizli yöntemlerle uzun süre İsrail istihbaratına aktardı.
Eli Cohen’in yıllar süren casusluk faaliyeti, Sovyet istihbaratının sağladığı teknik destek ve Suriye karşı istihbarat birimlerinin yürüttüğü sıkı teknik takipler neticesinde 1965 yılının başlarında deşifre edildi.
Evinde yapılan aramalarda gizli belgelerin ve radyo vericisinin ele geçirilmesi üzerine gözaltına alındı.
Askeri mahkemede yargılanan Cohen, casusluk suçundan idama mahkûm edildi.
Dönemde birçok uluslararası devlet adamı, lider ve insan hakları kuruluşu Suriye hükümetine af çağrısında bulunsa da bu girişimler reddedildi.
Eli Cohen, 18 Mayıs 1965 tarihinde Şam’daki Merce Meydanı'nda halka açık bir şekilde idam edildi.




