Kulağımıza “oldukça iddialı laflar” geliyor! İddia sahipleri diyorlar ki: Temel hedefimiz kalıcı fiyat istikrarı!
Kalıcı fiyat istikrarı hedefleniyor ama çarşı pazara çıktığımız zaman görüyoruz ki kalıcı olan fiyat istikrarsızlığı!
Yani etiketlerdeki fiyatların her gün yükseliyor olması!
Böylesine iddialı laflara karşılık kulağa gelen bir de oldukça can acıtan laflar var.
Can acıtan laflarda emeklilerin “markete gitmeye korkuyoruz” dedikleri ifade ediliyor.
Evet, ülke ekonomisini yönlendirenler elbette iyi niyetle bir şeyler yapmak istiyorlar.
Ama bir türlü istediklerini hayata geçiremiyorlar.
“Neye niyet, neye kısmet” türünden bir emrivaki ile karşı karşıya kaldıkları söylenebilir!
Peki, niye böyle oluyor?
Niye kalıcı fiyat istikrarını hedefledikleri halde kalıcı bir fiyat istikrarsızlığı ekonomiye hâkim oluyor?
Çünkü oyunu kuralına göre oynamıyorlar.
Ya da çok önceden konulmuş kuralları yok sayarak kendileri yeni kurallar ihdas etmeye çalışıyorlar.
“Her şeyi biz biliriz, biz ne dersek o” mantığının ekonomik hayatta geçerli olmadığını kabul etmiyorlar.
Ekonomi, ülkeyi yönetenlere “benimle ilgili bir şikâyetiniz varsa benim koyacağım kurallara uymalısınız” mesajını veriyor.
Daha doğrusu “suyu yukarıya akıtamazsınız” diyor,
“Bırakın su kendi mecrasında aksın” diyor,
Ekonomiyi yönlendirenler önceliklerinin hayat pahalılığına karşı vatandaşları korumak olduğunu söylüyorlar ama bu konuda başarılı olduklarını söylemek mümkün değil,
Zira hayat pahalılığını önlemek adına vatandaşın gelirlerine yapılan zamlar çok geçmeden etkisiz hale geliveriyor.
Burada kısır bir döngüden söz edilebilir.
Bütün bu sıkıntıların önüne geçmek için önce üretime öncelik verilmesi, sonra da her türlü israftan kaçınılması gerekiyor.
Ancak her şeyin büyüğünü yapmayı ilke edinen bir anlayışın hâkim olduğu alanlarla israfın önüne geçmek kolay olmuyor.
Her şeyin büyüğünü yapma anlayışı elbette itibardan tasarruf olmaz ilkesi ile örtüşüyor.
Ve tüm iyi niyetli çabalara rağmen kalıcı fiyat istikrarını sağlamak bir türlü mümkün olmuyor.
Bu şartlar altında emeklinin markete gitmeye korkmasından daha doğal ne olabilir?