Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ın Yeni Şafak Gazetesi ne yaptığı açıklamada Deniz Baykal ın bankalardaki parası ile ilgili sözler ettiği iddiası ortalığı karıştırdı. Olayı başlatan Unakıtan unutuldu onun yerini Baykal-Erdoğan atışması aldı. Olay şimdilik mal varlığının açıklanması ile ilgilli bir tartışma olarak sürüyor. Eğer, Baykal ve Erdoğan mal varlıklarını açıklayacak olurlarsa, tartışma ondan sonra "Nereden buldun" a dönecek. Bu da bizim toplum olarak yabancısı olmadığımız bir tartışma.
Başta siyasiler olmak üzere kamu görevlilerinin belli periyodlarla mal bildiriminde bulunmaları yasal bir zorunluluktur. Özellikle seçilmişler göreve başlar başlamaz kendilerinden mal bildirimi istenir. Ancak, bu mal bidirimlerinin gizli tutulması da yasal bir zorunluluktur. Yasa koyucu canı isteyenin elindeki mal bidirimini açıklamasını önlemek istemiştir. Bu yasal durumu Maliye Bakanı Unakıtan da bilir, Baykal ve Erdoğan da.. Buna rağmen meydan okumaya devam ediyorlar..
Demek istediğim o ki, bir sonuç çıkmayacak bir tartışma ile hem kamuoyunu meşgul ediyor hem de zaman öldürüyorlar.
Bunun yerine Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı ülkenin sorunları ile ilgili olarak alternatif proğramlar ve çözümler üretse, bunu toplum ile paylaşsa, toplumun kafasına yatarsa da bu yoldan kamuoyu desteğini artırsa iyi olmaz mı Bir anamuhalefet partisinin ve liderinin yapması gereken bu değil midir Bunun için diyorum ki, AKP nin şansı CHP nin muhalefeti, ülkenin şanssızlığı ise AKP iktidarı ve CHP muhalefetidir.
"Kaç paran var ve nereden buldun " tartışmalarını boşa zaman geçirmek olarak nitelendiriyorum.
Bunun ana sebebi uygulanan politikalar ile hukuki mevzuattır. Uygulama sebebiyle bugün devletten gelirini kaçırmayan hemen hemen yok gibidir. Buna bir tek örnek vermek istiyorum. Ülkemizde bir ihale yoluyla ya da resmi kurumdan satın alınanlar dışında gayrimenkul alım-satımlarının kaç tanesi normal değeri üzerinden yapılıyor ve ona göre vergisi ödeniyor
Söz gelimi 60-70 milyar liraya maledilmiş bir daireyi 200-250 milyara satan kaç iş adamı var ülkemizde Olayı bir siyasi mücadele konusu yapmadan bu sorulara cevap vermeye çalışalım. Verdiğimiz cevap hepimizi sıkıntıya sokmaz mı
Bu uygulama sebebiyle toplumda gelişigüzel 3-5 kişiyi çevirip neye sahipse nereden bulduğunu soralım. Alınacak cevap kimseyi tatmin etmeyecektir. Tabii ki, bunu söylerken maksadım herkesi devletten vergi kaçırmakla suçlamak değil. Sistem öyle kurulmuş, bunu vurgulamaya çalışıyorum. Kanunun emrettiği gibi çalışan ve ticaret yapmaya kalkışan çok geçmeden piyasadan çekilmek zorunda kalıyor.
Bugün asgari ücret net 380 milyon lira tesbit edilmiş olmakla birlikte bir asgari ücretlinin işverene maliyeti 600 milyon lirayı geçiyorsa işin içinden nasıl çıkılacak
Ve yine bugün devletin belirlediği asgari ücretin çok altında bir rakama hem de kadrosuz olarak çalışan pek insanın bulunduğunu bilmeyen var mı Daha önceki bir yazımda pek çok kişinin 200-250 milyon liraya çalıştığından söz etmiştim. Hemde pek çoğunun sigortasının bile bulunmadğına dikkat çekmiştim.
Böyle bir uygulamanın geçerli olduğu bir ülkede "Kaç paran var, nereden buldun " tartışmaları bu bozuk düzenin gözden kaçırılması anlamına gelmez mi
Söz gelimi Baykal bizim bildiğimiz bu hususları mutlaka bildiğine göre bu gidişe nasıl dur diyecektir Çözümü nedir Bunu açıklasa yaptığı muhalefet bir işe yaramış olmaz mı