Milli Görüş; bu milletin mayasıdır, özüdür, aslıdır...
Kısaca milletin kendisidir. Ülkemizin ve İslam âleminin yeniden tarih
sahnesindeki yerini alabilmesi için tatbik edilecek en somut sistemdir.
Bizim milletimiz geniş bir coğrafyaya asırlarca hükmetmiş,
dünya insanlığına çok büyük katkılar sunmuştur. Her kuruluşun ve yükselişin
arkasından fetret dönemlerinin yaşanması ilahi takdir gereğidir. Muhtemelen
bundan sonra da yaşanacaktır. Ama her defasında sahip olduğumuz Millî Görüş
ufku sayesinde yeniden derlenip toparlanılmış ve eskisinden daha güçlü bir
şekilde yola devam edilmiştir. Milli Görüş ruhu 1071 yılında Malazgirt te
şahlanmış, Malazgirt zaferinin arkasından çok kısa bir zamanda İznik e kadar
ulaşılmış ve Bizans ın İstanbul dan sonraki en önemli merkezi Anadolu Selçuklu
Devleti nin kuruluşuna ev sahipliği yapmıştır. Bu gelişme üzerine Bizans
İmparatorunun talebi doğrultusunda 1. Haçlı seferi başlatıldı; İznik, Antakya
ve Kudüs Haçlıların eline geçti. İslam aleminin merkezi şehirlerinde Kudüs başta
olmak üzere irili ufaklı Haçlı Krallıkları kuruldu. 88 yıl süren bu işgalin
ardından aynı ruhla Selahaddin Eyyubi Kudüs ü Haçlılardan geri aldı. Selçuklu
Devleti nin rehberliğinde yeniden derlenip toparlanan İslam Medeniyeti bu defa
Moğol istilasıyla büyük bir krizin içine girdi. Bu sarsıntı Büyük Selçuklu
Devleti nin sonunu getirmiş ve Anadolu birliğini dağıtmıştı. Bu defa tarihi
verasete sahip çıkan Osmanlı Beyliği oldu. Osman Gazi sahip olduğu aynı ruhla
yeniden toparlanmanın adresi haline geldi. Kısa sayılacak bir zamandan sonra
Millî Görüş Bizans surlarının önlerinde yeniden şahlandı. İstanbul artık
dünyanın başkentidir. Tarih yapan, tarihin akışına yön veren aziz milletimiz
çeşitli badireler atlattıktan sonra uzun mücadelenin ardından bu defa Lozan da
durduruldu. Gene bir fetret dönemi... Hiçbir zaman pes etmeyen, şartlara teslim
olmayan, sürekli direnen Milli Görüş 1969 yılında gene şahlanışa geçti. Bu defa duruma el koyuşunun kırkıncı
yılında 28 Şubatçılar tarafından yolu kesildi. Her defasında daha güçlenerek
yoluna devam eden Millî Görüş; milletimizin yolunu aydınlatmaya devam
edecektir. İnşallah yakın bir gelecekte
tarihin yeniden kendi mecrasına yönelmesine vesile olacaktır. Nehirler aktığı
yatakta derin izler bırakırlar. Akışın engellenmeye çalışılması ve nehir
yatağını değiştirme çabaları hiçbir zaman netice vermeyecektir. Çünkü su
yolunu bulur diye boşuna dememişler.
Her türlü olumsuz şartlara rağmen Millî Görüş ün yol
gösterici ilkeleri her dönemde derin izler bırakmaya devam etmiştir. İşte
bağlılarını zinde tutan ve toplumu dönüştüren prensiplerden bazılar:
Önce Ahlak ve Maneviyat
Ağır Sanayi Hamlesi
Millî, Güçlü, Süratli, Yaygın Kalkınma
İslam Birliği
Şahsiyetli Dış Politika
Faizsiz Ekonomi
Adil Düzen
Yaşanabilir Bir Türkiye
Yeniden Büyük Türkiye
Yeni Bir Dünya
Millete hizmet davasında; kim ne derse desin, kimler ne yaparlarsa yapsınlar; oluşan
birikim Millî Görüş ün derin izlerini taşıyan tarihi mecraya akacaktır. Bunun
başka yolu yoktur. Dolambaçlı yollara sapılması, çıkmaz sokaklara girilmesi
durumu değiştirmez. Farklı eğilimlerin benzer yöntemleri tekrar tekrar
denemelerinin zaman kaybı ve boş yere tüketilmiş enerji israfından başka bir
neticesi olmaz. Bu kısır döngünün defaatle yaşanmaması için bir an önce Milli
Görüş e dönülmelidir. Milli Görüş ün tarihin akışına denk bir biçimde sürekli
güncelleyerek ortaya koyduğu istikametten daha makul, daha ileri hedefi olan
varsa beri gelsin.