İyi Parti kuruldu.

Bu cümleyi duyduğumda sadece ‘iyi’ diyebildim.

Çok iddiasız bir kelime ‘iyi’

Kanatları yok, hedefe yaya gidiyor…

‘Eh işte’nin daha kitabi şekli de diyebilirsiniz.

Başından savmak istediğiniz kişiye söyleyebileceğiniz bundan daha iyi bir sözcük bulamazsınız: İyi tamam.

İyi kâfi gelseydi yüklü anlamları ifade edebilecek ‘harika’, ‘süper’, ‘muhteşem’ ve ‘harikulade’ gibi kelimelere hacet olmazdı.

‘İyi Parti’ çok iyi bir seçim değil.

Zaten çok iyi bir seçim olsaydı adına ‘iyi parti’ denmezdi.

Herkesin kendini en iyi ile tanımladığı bir siyasi arenada ‘iyi’ sözcüğü tevazuu değil, iddiasızlığı çağrıştırmaktadır.

DİP-NOT

‘Öğretmene not vermek’

Kim verecek?

Öğrenci verecek

Yani öğretmenin not verdiği kişi.

Nasıl olacak bu?

Öğrenci kıstaslarıyla.

O zaman iki nottan birini kaldırmak icap eder:

Ya öğretmenin verdiği ya da öğrencinin.

MAĞDUR’UN KULLANIŞLI DİLİ

Kendini ezilmiş, dışlanmış, harcanmış hisseden her kimse o.

Peki, bunun ölçüsü nedir?

Adalet terazisi, evrensel hakkaniyet ölçüleri mi yoksa herkesin kendine özgü el yordamı mı?

Son günlerde etrafımız mağduriyet edebiyatından geçilmiyor.

Mağdurun dili ile mağdur edenin dili ayırt edilemiyor. Kimin mağdur olup olmadığına mağdur edenler karar veriyor. 28 Şubat yoğun mağdur gruplar oluşturdu.

Mütedeyyin, muhafazakâr insanlar inançlarını özgürce her alanda yaşamak konusunda mağdur edilip bedel ödediler.

Gün geldi devran döndü ve bugünlere vasıl olduk.

Mağdur olan kesimler bu sıkıntılarını aştılar ve mağduriyetleri giderildi.

Nurdan Gürbilek’in işaret ettiği mağdurların dili hâlâ aynı şikayetleri serdetmeye devam ediyor.

Bazılarımız mahkûm elbisesi giymiş gardiyanlar gibiyiz.

Ezilmiş işçi kıyafetiyle ortalıkta dolaşan ezici patronlar var.

Çoğunluğu bile ortama kim hâkimse o ‘ezici’ kelimesiyle birlikte zikrediyor.

‘Ezici çoğunluk bizde’ ifadesindeki tefahür ezmeye hazır bir yumruğu da arkasında saklıyor demektir.

Mağdur mazlum olmaya aday kişidir.

Zarara ziyana sokulan, sıkıntıya düşürülen kişi şayet buna boyun eğerse bir sonrası daha şiddetli olarak gelecektir.

İşsizlik bir mağduriyettir.

Mağdur edici, işleri ehil olana vermeyip adam kayıran kurum ya da kişidir.

Birinin yerine hak etmeden bir başkası oturuyorsa o da mağdur edendir.

Bir üst basamakta zalimliğe hazırlanmaktadır.

Mazluma adresi sorulmaz derler, mağdura da ismi sorulmaz.

Dünyada bütün zalimler güçlünün enstrümanını kullanıp mağdurun ve mazlumun türküsünü söylerler.