BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

MESLEKLER içinde sorumluluğu en fazla olanı hangisidir, dersiniz? Çoğunuzun “imam hatiplik” dediğinizi duyar gibiyim. Özellikle manevi sorumluluğu o kadar yüksek ki! Hele kaynağı “Kâinatın Sahibi” olan İslam’ı temsil edebilmek babayiğitlik ister. Hocalarımızın namaz kıldırdığı yerin “mihrap - harp etme yeri” olması her şeyi anlatmaya yetiyor. Şeytani vesveselerden kurtulup kalbi Allah’a bağlayabilmek ne büyük mutluluk!

Zorluğu oranında feyiz ve bereketli bir meslek! Cüneyd-i Bağdadi (ks) der ki: “Kim Allah katındaki değerini öğrenmek isterse, Allah’ın kendisini hangi şeyle meşgul ettiğine baksın!” Hocalarımız ömür boyu Allah’ın dinini öğretmek ve yaşatmakla meşgul oluyorlar. İnsanların ıslahı için çalışıyorlar.

Avrupa’da öncü kuruluş özelliğindeki İslam Toplumu Milli Görüş (İGMG) içinde görev yapan hocalarımızdan sunalım örnekleri. Camia’nın 108. sayısındaki “İmamlarımız” röportajlarından.

İGMG’nin Genel Merkez İrşat Başkanı Celil Yalınkılıç Hocaefendi. İmamlıktan gelmiş bu göreve. Celil Hoca Avrupa’daki hocaların hizmet verdikleri ülkenin yapısını, yerel dilini bilirlerse sağlıklı iletişime geçebildiklerini anlatıyor. “Teşkilatlarının yapısını, hizmet alanlarını, usûl ve prensiplerini; Avrupa’nın sosyo-kültürel durumunu bilmenin de ihtiyaç olduğunu” ekliyor.

İmamlar, teşkilat çalışmalarında ilk harcı koyan olmalı, diyerek imamları ideal hizmet anlayışı konusunda aydınlatıyor: “Siz mihrabı, kürsüyü özlerseniz cemaatiniz de sizi özler. Sizi görmeden yapamazlar. Her gün cemaate şok etkisi yapacak bir şeyler söyleyin. Sohbet edin. En etkili ve kalıcı sohbetler kısa ve az, ama sürekli olanlarıdır.”

ŞEREFLİ BİR MESLEK

CELİL HOCA, imamların yaptığı işe sevdalı olmalarını öğütlüyor. Bunun cemaati mutlu edeceğini anlatıyor: “İmamlığın size çok yakıştığına inanın. Başarınızdan dolayı maddi bir beklenti içine girmeyin; bu sizi hafifletir. En büyük ödülü Allah verecektir. İmamlık ömrünüzün her döneminde yapılacak bir iş; sizi mezara kadar takip edecek bir meslektir. Başarılı olacağınız en iyi iş olduğunu unutmayın! Sizin vesilenizle bir insanın hidayet ve istikamet bulması yeryüzünün en önemli olayıdır.”

Böylesine samimi gayretlerle Avrupa’da o kadar güzel hizmetler yapıldı ki! Avrupa ziyaretlerimde bunların pek çoğunu yakından gördüm. Eğer, bu ihlas ve fedakârlık olmasaydı; yurt dışında gayrimüslim öğretmenler elinde yetişen evlatlarımız çoktan asimile olurdu. Fedai gibi çalışan hocalarımız yabancı ülkelere İslam’ın hayat iksirini götürdüler.

Abdullah Demir Hoca 78 yaşında. Trabzonlu. Türkiye ’de 18 yıl öğretmenlik ve müdürlük yaptıktan sonra 1980’de gitmiş Almanya ’ya. Mannheim Fatih Camii’nde görev almış. 36 yıldır aynı camide. Bitmez, tükenmez bir azimle çalışmış. 18 yaşındaki bir gencin aşkıyla sarılmış görevine. Kışın sabah namazına 2.5 saat, yazın 1 saat önce gittiğini anlatıyor. Mesleğine sevdalı. Tatilinde bile bırakmamış camisini.

Mecburiyetten değil de sevdiği için yapmış bunları: “İnsan severse her şey olur. Allah’ı sevmeyen zaten itaat etmez. İnsanları sevip onlara değer vereceksin. Sevmeyi, sevilmeyi ve sevdirmeyi bilen insan huzurludur.”

DİLEĞİM MİHRAPTA ÖLMEK

ABDULLAH Hoca’nın son arzusu şu: “Dileğim mihrapta ölmektir. Mihrap beni bırakmasın, ben mihrabı bırakmayayım.”

Hizmet şuurunu nasıl kazandığını anlatıyor Abdullah Demir Hoca: “Bu yolun tadını, zevkini ben İslam Toplumu Milli Görüş’te buldum. Okuduğum ve inandığımı en iyi şekilde izah etme bağlamında, içimde yıllarca biriktirip söyleyemediğim konuları teşkilatta söyleyebildim. Teşkilat bana çok şey kazandırdı.”

Diğer bir hocamız Salih Özbay. Gaziantepli. İmam Hatip ve medrese eğitimi almış. Bursa İlahiyat mezunu! Okulu bitirince Türkiye’de Milli Görüşçü kuruluşların çeşitli kademelerinde hizmet vermiş. 1986’da gitmiş Almanya’ya. 32 senedir İGMG bünyesinde hizmetkâr.

Salih Hoca İGMG’nin imamlara itibar kazandırdığını, toplumda lider ve rehber konumuna yükselttiğini anlatıyor. Ümmetin çocuklarını kendi çocukları olarak gördüğü için onların yetişmesine büyük önem veriyor.

Avrupa’da imamlığın büyük vazife olduğuna inanmış: “İmamların cemaate yön vermesi zarureti var. Cemaatin maddi, manevi, ailevi, kültürel, siyasal, ahlâki her yönden imamlara ihtiyacı var. Bu yüzden burada kaldım; imamlık görevini sürdürdüm.”

İmamlık her yerde önemli ama ezan sesine hasret kalınan gurbet ilde bu önem daha fazla hissettiriyor kendini. Bunu gören hocalarımız, her şeyden vazgeçerek fedakârca yapmaya çalışmışlar görevlerini. Bütün dertleri, gurbet illerdeki kardeşlerimizin dinlerini unutmamaları olmuş. Bu destanlık mücadeleye yakından şahidim. Halisane hizmet eden hocalarımızın hepsinden Allah ebediyen razı olsun!