İsrail siyaseti, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun en yakınındaki isimlerden biri olan eski askeri sekreteri Avi Gil’in şoke eden itiraflarıyla sarsılıyor.
Gazze'deki şiddetli saldırıların sürdüğü bir dönemde gelen bu açıklamalar, Netanyahu'nun 7 Ekim'deki resmi kayıtlarda tahrifat yaptırdığını ve siyasi koltuğunu korumak uğruna esirleri ölüme terk ettiğini gözler önüne serdi.

- TUTANAKLARDA SKANDAL 'SAAT' TAHRİFATI!
Kanal 12 televizyonuna konuşarak sessizliğini bozan Avi Gil, 7 Ekim sabahına ait resmi telefon kayıtlarının nasıl değiştirildiğini anlattı.
Gil'in iddialarına göre; Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Tzachi Braverman'ın doğrudan talimatıyla resmi tutanaklarda oynama yapıldı.
- Gerçek Saat: Netanyahu’nun o sabah yaptığı ilk kritik görüşme 06.40 ile 06.44 arasındaydı.
- Değiştirilen Saat: Tutanak kâtibine baskı yapılarak bu görüşmenin saati, saldırıların ilk başladığı an olan 06.29 olarak kayıtlara geçirildi.
Olayı fark eder etmez durumu derhal başsavcıya bildirdiğini aktaran Gil, tutanak toplama çalışmalarının tamamen yönetmeliklere aykırı ve şaibeli bir şekilde yürütüldüğünü vurguladı.

- "KOLTUK UĞRUNA ESİRLERİ FEDA ETTİ!"
Eski askeri sekreterin en çarpıcı iddialarından biri de esir takası sürecine ilişkindi.
Gil, Netanyahu’nun hükümet koalisyonunun çökmesinden korktuğu için Gazze'deki İsrailli esirleri kurtaracak net fırsatları kasıtlı olarak elinin tersiyle ittiğini açıkladı.
"O sırada esirlerin dönüşüne öncelik verilmesinin doğru olduğunu düşünüyor muydum? Cevap, kesinlikle evet" diyen Gil, Netanyahu'yu kendi siyasi ikbalini esirlerin hayatına tercih etmekle suçladı.

- İSTİHBARAT UYARILARINA KULAK TIKAMIŞ!
Röportaj, 7 Ekim öncesindeki istihbarat zafiyetinin de tesadüf olmadığını ortaya koydu.
Bütün güvenlik şeflerinin yaklaşan tehlikeye karşı Netanyahu’yu defalarca uyardığını belirten Gil, şu çarpıcı detayı paylaştı:
- Temmuz 2023'te Şin Bet Direktörü Ronen Bar, hastanede tedavi gören Netanyahu'ya bizzat Gil aracılığıyla resmi bir 'savaş uyarısı' iletti.
- Ancak Netanyahu, bu hayati uyarının ardından güvenlik otoriteleriyle acil bir toplantı yapma gereği duymadı.
- Daha da vahimi, 7 Ekim sabahı saldırının ilk iki saatinde Başbakan'ın hiçbir üst düzey güvenlik yetkilisiyle görüşmediği ortaya çıktı.

- BAŞBAKANLIK İNKÂR ETTİ, MUHALEFET "İHANET" DEDİ!
Skandal açıklamaların ardından köşeye sıkışan İsrail Başbakanlık Ofisi, iddiaları yalanlayan apar topar bir açıklama yayımladı.
Sorumluluğun orduda ve güvenlik şeflerinde olduğunu iddia eden ofis, telefon kayıtlarının değiştirildiği ve esirlerin feda edildiği gerçeğini reddetti.
Ancak bu savunma, İsrail muhalefetini durdurmaya yetmedi:
- Gadi Eisenkot (Yashar Partisi Lideri): Seçim anketlerinin zirvesindeki isim olan Eisenkot, Netanyahu'nun esirlerin canı yerine kendi siyasi çıkarlarını seçtiğini belirterek acil cezai soruşturma çağrısı yaptı. Eisenkot, "Onu devlet soruşturma komisyonundan hiçbir şey kurtaramayacak" dedi.
- Avigdor Liberman (İsrail Evimiz Partisi Lideri): Açıklamaların dozunu daha da artıran Liberman, esirlerin kurtarılma fırsatlarının kasıtlı engellenmesini "ülkenin çıkarlarına ihanet" olarak nitelendirerek Netanyahu'yu doğrudan "hainlikle" suçladı.
İsrail'de infiale neden olan bu ifşaatların ardından, 7 Ekim sürecine ve esirler meselesine ilişkin resmi bir devlet komisyonu kurulması yönündeki baskıların önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.




