İstanbul Adalet Sarayı’nı bilenler bilir…

Yeni sayılabilecek devasa bir bina. Adaleti tesis etmek için inşa edildi.

Sayısını bilmemiz mümkün değil, belki binlerce dava görülmüştür.

Ama bizim dikkatimizi çeken en önemli davalardan bir tanesi İsrailli katil isimlerin yargılandığı dava olmuştu.

Siyonist isimlerin suçları sabitti ve yargılamanın sonunda ülkemiz adına ceza vermemiz neredeyse kesindi.

Son adımda hukuki teamüller yerle bir edilerek, iktidar eliyle Meclis’te yapılan bir düzenleme sonrası dava yok edildi.

Evet, yok edildi ya da buharlaştırıldı.

Kendi vatandaşlarımızın katillerini yargılamak için çıktığımız yolun sonunda Siyonistleri aklamıştık.

Bütün bunları niçin mi anlatıyoruz; önceki gün 11 vatandaşımızın katili İsraillileri akladığımız noktada İsrail’i protesto eden 9 gencimizi tutukladık. Yer aynı, zihniyet aynı.

 İsrail 11 vatandaşımızı katletmişti, biz 9 vatandaşımızı kelepçe takıp zindana attık

 Bir cümle, bazen ciltler dolusu kitaptan daha etkilidir.

Sabahlara kadar okuyup yazsak başlıktaki gerçeği daha net nasıl anlatırız bilinmez.

11 silahsız ve sivil vatandaşımızı uluslararası karasularında göz göre göre katleden İsrail, olayın sıcaklığı ile ülkemizde yargılanmaya başlanmıştı.

Hatta yargılama öncesi ve sonrası İstanbul Adalet Sarayı’nın önü büyük bir medya ordusuna ev sahipliği yapıyordu. Siyasi iradenin yön değiştirmesiyle beraber iktidarın yandaş medyası da yön değiştirdi ve dava önce medya tarafından yalnız bırakıldı.

Sonra da adım adım yalnızlığa terk edildi.

Siyasetin son bir darbesi ile de yok edildi.

Bireysel olarak Kudüs ve Filistin davası için ömür tüketmiş olabilirler ama şimdilerde daha önde tuttukları başka bir davaları var.

Allah affetsin.

 Bu 9 kişi, bu eylemi İsrail’de yapsa ne olurdu?

 9 kişi için tutuklama kararının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten alındığı, "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçlamasından adli kontrol kararı verildiği öğrenildi.

Tutuklanmaları gerekiyordu, bir gerekçe oluşturulmalıydı ve tutuklandılar da… Ama anlaşılmayan başka bir konu var.

İsrail’in Gazze’de katliama giriştiği günden beri neredeyse 400 gündür belli aralıklarla hem de on binlerce İsrailli, kendi başbakanlarının kapısının önünde her türlü eylemi yapıyor.

Hem de sabahlara kadar.

Bu saatten sonra Siyonist İsrail’e öykünecek değiliz ama yapılan işin tutarsızlığı için de daha etkili bir örnek verilemezdi herhalde.

Suçları neymiş?.. Eylem, hakaret, her neyse artık… Gazze için yüreği yanan gençler bırakın da o kadarcık bir protestoda bulunsun.