Yapılan son toplantıdan sonra Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’nun açıklamaları dikkat çekiciydi. Futbol, basketbol, voleybol ve hentbol ile Kulüpler Birliği başkanları görüntülü olarak iştirak etmişti. Geçtiğimiz yazıda daha önemli konuları ele aldığımız için o toplantıdan çıkan kararlar, Bakan Kasapoğlu tarafından yapılan uyarılar hakkında fazla detaya inmemiştik.
Öncelikle dünyada ve Türkiye’de popüler olan, aşağı yukarı her yaş grubuna hitap eden, kulüp ve sporcu sayısı, izleyeni ve takip edeni fazla olan bu 4 çatı federasyon başkanı kendilerine söylenen uyarıları dikkate alarak bir çalışma yapacak.
Bu çalışmaları uluslararası federasyonlar ile birlikte koordineli bir şekilde yürütecek. Çünkü tüm büyük gelir getiren, spor endüstrisini ayakta tutan organizasyonlar, 2021 yılına ertelendi. Futbolda ise sezon içinde biten Şampiyonlar Ligi gibi üst düzey ligler için ileri bir tarih notu düşüldü. Bu yüzden gelecek yılın ve hatta yılların planlanması 4 çatı federasyondan istendi.
Tabi Bakanlık sporcuların sağlığını göz önünde bulundurmalarını istedi. Sporcular sağlıklı bir şekilde evlerinde kalıyor mu? Evlerinde antrenman yapabilme olanakları mevcut mu? Sporcu veya kulüplerin bu süreçte talepleri var mı? Gibi sorular ve sorunlarla ilgili bir rapor istedi. Bakalım bu çalışmalardan, çalışmayı yürütecek federasyonların yönetim kurullarından, ekiplerinden, danışmanlarından nasıl bir rapor çıkacak? Ya da şapkadan ne gibi öneriler çıkacak?!
Toplantıdaki bir başka önemli uyarı da “tasarruf” için olmuştu. Bakan Kasapoğlu herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerektiğini belirterek içeride artık israfa müsamaha göstermeyeceklerini ifade etmişti.
Bana göre toplantının en kritik cümlesi ve uyarısıydı. Federasyonların, kulüplerin ve sporcuların sağlığı, antrenmanları, soruları, sorunları ve istekleri derken, kaynakları doğru kullanmak ve israf etmemek konusunda gelecek yıllara yönelik bir kulak çekmeydi aslında.
Bu uyarıyı yıllardır dikkate almayan, alamayan ve siyaset ile tamamen iç içe olan sporun ve özellikle futbolun aktörlerinin yine dikkate alacaklarını pek sanmıyorum.
İstekleri, soruları, sorunları ve gelecek yıl planları olacaktır. Ve bunları güzel ciltlenmiş, kitapçık haline getirilmiş, kuşe kâğıdına, her sayfası renkli mükemmel bir baskı kalitesinde sunacaklardır. Fakat öz kaynakları kullanmak, ayakları yorgana göre uzatmak, israf etmemek bu 4 çatı popüler federasyon ve kulüpleri için çok kolay olmayacaktır. Buraya yazıyorum…
Sanırım bakanlık büyük bir tasarrufa gidecek. Durum onu gösteriyor. Giderken de bunu şeffaf, samimi ve net bir şekilde ifade ediyor. Bu durumdan en fazla borçlu, gelirleri temlikte olan kulüpler etkilenecektir.
Olimpik olan spor federasyonları ile olimpik olmayan spor federasyonlarını Bakanlık zaten kendi bünyesinde bir şekilde halledecektir.
Maçlar, ligler ve önemli organizasyonlar oynanmadan bu sektörün gelir elde etmesi çok zordur. Maç öncesi, maç sırası ve sonrasında elde edilen gelirler kesilmiştir. Yayın gelirleri, forma satış gibi gelirler muallaktadır. Spor endüstrisi şu an için açmazdadır. Tasarruf ve ayağını yorganına göre uzatmak ister istemez yapılacak işlerin başında geliyor.
Ayrıca kulüpler ve federasyonların kapısını çaldığı Bakanlık gelirleri de şu anda düşüş gösteriyor. Giderler, ön görülemeyen masraflar, kamuya ayrılan paylar, devam etmekte olan onayı verilen tesisler için ayrılacak paylar bir yekûn tutacaktır.
Bilim Kurulu ve uzmanlar gelecek için net bir tarih veremiyorlar. Ve bundan sonra insanlar tekrar bir stat veya salonda toplanabilir mi? Spor endüstrisi ve özellikle futbol bu durumu kısa zamanda atlatabilir mi? Sorular, sorular, sorular… Sorunlar, sorunlar, sorunlar…
Bekleyelim görelim…