Peygamber Efendimiz (S.A.S) Mekke’de Peygamberliğini ilan edeli yaklaşık 11 yıl olmuştur.
İsra Suresi’nin ilk ayetinde bildirilen İsra ve Mirac olayı vuku bulmuştur.
“Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, İşitendir, Görendir.”
Bu olayda Müslümanlara bazı emirler geldi. Bunlardan biri de 5 vakit namazdır. Bu önemlidir. Bunun kadar önemli olan bir konu daha vardır:
Namazlar kıble olarak Kudüs’te bulunan Mescidi Aksa’ya dönülerek kılınacaktır.
İşte bu emirlerden sonra Müslümanlar açısından Kudüs ve Mescidi Aksa büyük bir önem kazanmıştır.
Medine’ye hicretin ilk aylarına kadar, yaklaşık bir yıldan biraz fazla bir zaman Mescidi Aksa kıblemizdir.
Bilindiği gibi bugün hâlâ ziyaret edilen Medine’deki Kıbleteyn (iki kıbleli) mescidinde gelen Ayeti Kerime ile kıble Ka’be’ye çevrilmiştir.
İşte bu ve sonra gelen bir takım olaylar Kudüs ve Mescidi Aksa’yı Müslümanlar açısından çok müstesna bir mekân haline getirmiştir.
Başka mekânlarda olmayan bu özelliklerin bazılarını ifade edersek:
1- Kendisi ve çevresi mübarek kılındığı Allah’ımız tarafından ayetle açıklanmıştır. Efendimiz’in Mekke’de bulunan Mescidi Haram’dan buraya gelip, buradan semaya, bizim kul aklımızın alamayacağı şekil ve vasıtalarla çıkmış olduğu kesindir. Yine yüce katlarda görevlerini tamamlayıp yeniden buraya indikten sonra, Mekke’ye götürülmesinin anlamı vardır. Dünyanın diğer yerlerindeki semalarından farklı olarak Mescidi Aksa’nın semasının mana âleminde açık olduğu anlaşılmaktadır.
2- İnsanlığa gönderilen peygamberlerin en çoğu bu bölgeye gelmiştir. Özellikle Peygamber Efendimizin Mirac’a çıkmadan önce burada bütün peygamberlere imamlık yapıp namaz kıldırmış olduğu bilinmektedir. Yani bütün peygamberler buraya toplanmışlar ve bu topraklarda alınlarını secdeye koymuşlardır. Bundan dolayıdır ki, bu mübarek toprakların her yerinde bütün peygamberlerin secde izleri vardır.
3- Efendimizden sonra fethedilen bu topraklarda çok sayıda sahabe, tabiin, ulema, mücahidin ve şühedanın ayak izleri ve gözyaşları vardır.
4- Haçlıların büyük zulümlerini gerçekleştirdikleri Miladi 1099 yılından, Selahaddin Eyyubi’nin geri aldığı 1187 yılına kadar burada yüzbinlerce Müslüman şehit olmuştur. Ayrıca Yahudiler, bu bölgeye musallat olmalarından itibaren yaptıkları çeşitli zulümlerin yanında, çok sayıda Müslüman’ı şehit etmişleridir. Bu da demek oluyor ki, bu mıntıkanın her tarafı şehit kanları ile sulanmıştır.
Kudüs ve Mescidi Aksa Müslümanların üçüncü kutsalıdır.
Bu bakımdan Kudüs’e yapılan bir saldırı, İslam’a ve Müslümanlara yapılmış sayılır.
Kudüs ve Mescidi Aksa’ya tarih boyunca çeşitli saldırılar yapılmış, bu mekânda çok çeşitli ve kanlı katliamlar yaşanmıştır.
Gelecek yazılarımızda bu saldırı ve katliamlar ile Müslümanların barışçı uygulamalarından örnekler vereceğiz.