Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Ramazan ayı Kur’an’ı anlama ve yaşama ayı olarak değerlendirilmelidir. Ramazan ayı sadece mücerret oruç ayı olarak görülmemelidir. Ramazan ayı, oruç ibadeti ile birlikte insan ve toplumun kendisini Kur’an ile hesaba çekme ayı olmalıdır. Bunu başaran insan ve toplum kurtuluş yolunu bulmuş olur. Takva bunu yapmayı gerektirir. Rabbimiz buyuruyor, ZÜMER 23: “Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitabın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.” Kalplerin huzura kavuşması ancak, Kur’an’ın nasihatlerine uymakla elde edilir. RAD 28: “İyi bilin ki, ancak Allah’ın zikri olan Kur’an’la kalpler tatmin olur.” Böylece Kur’an, kafaları ve gönülleri şeytani vesvese ve hurafelerle karmakarışık ve dağınık hale gelen, dünyaları kararan insan ve toplumlar için bir şifa ve rahmet olmaktadır. Bu tür sıkıntı ve illetlerden kurtulan insanların gönül dünyaları aydınlanmakta, basiretleri ve ufukları açılmaktadır. Kur’an, insana sorumluluklarını öğreten, hatırlatan, onu hakka yönlendiren, batıldan uzaklaştıran öğüt, uyarı ve telkinler bütünüdür. İBRAHİM 52: İşte bu (Kur’an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek İlah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir.” Kur’an, baştan sona kadar, insanın kendisine, Rabbine, topluma ve çevreye karşı görev ve sorumluluklarını anlatır. Sorumluluklarının şuurunda olmayanlara sorumluluklarını öğretir, unutanlara hatırlatır, bilerek sorumluluklarını yerine getirmeyenleri etkili bir şekilde ikaz eder.

İslam’ı din olarak seçip Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına teslim olan her Müslüman için en temel referans kitabı Kur’an’dır. O, dünya ve ahiret saadetini temin edecek hayat prensiplerini Kur’an’dan öğrenecektir. Nelere inanması, neleri reddetmesi gerektiğini, nelerin iyi, güzel ve helal, nelerin kötü, çirkin ve haram olduğunu, neleri yapması, neleri yapmaması gerektiğini ondan öğrenecektir. Kalbini, gönlünü ve nefsini onunla arındıracak, Allah’a teslimiyetini onunla pekiştirecek, iman ve heyecanını onunla tazeleyecektir.

Cennetin güzelliklerini, cehennem azabının dehşetini Allah’ın Kitabı’ndan öğrenecek, böylece erdemli ve faziletli bir hayat yaşama konusunda daha bir gayretli olurken günahlardan ve kötülüklerden uzaklaşma konusunda da daha bir dikkatli olacaktır. Mümin, Allah’ın rızasını kazanmak için nasıl davranması gerektiğine ilişkin her şeyi en genel manası ile Kur’an’da bulacaktır. NAHL 89: “…Ayrıca bu Kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.”

Kur’an, her Müslüman için bir HAYAT REHBERİDİR. Bizi yaratan ve fıtratımızı bizden daha iyi bilen Allah tarafından bize gönderilmiş, şu fani bedenimizi yine fani olan şu dünyada nasıl çalıştıracağımızı gösteren bir KILAVUZDUR. YUNUS 37: “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir. Ancak kendinden önceki vahiylerin doğrulanması, her şeyin açıklanması ve inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.”

Müslümanlar için Kur’an, tartışmasız MİHENK TAŞIDIR. Onun düşünce yapısının, dünya görüşünün ve davranış biçiminin temel esaslarını Kur’an bildirmektedir.

Müminler, dünya ve ahiret saadetinin esaslarını öğrenmek için ona başvurdukları gibi, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda da yine Allah’ın Kitabı’na ve yaşayan Kur’an olan Peygamberimizin sahih sünnetine başvurmaktadırlar. Bugün bu şuur Milli Görüş mefhumu ile ifade edilmektedir. Allah hepimizi hayatı Kur’an ile okuyanlardan ve yaşayanlardan eylesin vesselam.