İslam âlemleri yoktan yaratan Allahın koyduğu düzen,
Demokrasi ise insanların kendi aralarında oluşturduğu bir düzendir.
Önce bütün kâinatı yaratan, sonra insanı yoktan var eden
Allah ın c.c. vasıflarına aklımız ölçüsünde bir bakalım. Allah sonsuz kudret sahibi,
sonsuz kemâlât (olgunluk) sahibi, hiçbir şeye muhtaç olmayan her yaratılmışın
kendisine muhtaç olduğu yücelik ve mahiyetini anlamaktan âciz olduğumuz
yaratıcıdır. İnsan ise yokken şu anda sahip olduğu nitelikleri, yâni beden
gücü, akıl, zekâ, muhakeme kabiliyeti, hafıza gibi vasıfları Allah tarafından
ayrıca verilerek yaratılmış olan bir kuldur. Bu gerçeği bilmek bir Müslüman a
İslam la Demokratik düzen arasındaki farkı anlatmaya yeter. Ancak Allah tan
Peygamberden Kur andan habersiz olan insanlar var toplumumuzda. Kısaca İslam la
Demokrasi arasındaki farkın ortaya konulması gerekir.
Batı Demokrasilerinin üç temel dayanağı vardır.
1.Kararlar çoğunlukla alınır. 2.Devlet Lâiktir. 3.Ekonomik düzen Kapitalist
Fâizci Düzendir. Buna karşılık İslam da:
1. Çoğunluk değil toplumun tamamı dahi yaratıcının
koyduğu kuralları değiştiremezler. Mutlak hayır, hak ve adâlet Allahın
bildirdiğindedir.
Beşerî sistemlerde insanlar Yaratıcıyla çatışma içine
girmiş durumdadırlar. Halbuki insana aklını veren Yaratan dır. İnsanların kendi
akıllarını Yaratıcıdan daha üstün görmeleri kendilerini helâke götürür.
İnsanlar Peygamberlerin getirdiği ilâhi vahye arkalarını dönerek hakkı
bulamazlar. Huzur ve saadete kavuşamazlar. Zira insan noksan yaratılmıştır.
2. İslam inancında Devlet vatandaşının maddi mânevî
ihtiyaçlarını İslam ın emrettiği şekilde karşılamaktan sorumludur. İslam
düzeninin yaşanması için gerekli her türlü hizmeti sağlamakla görevlidir.
Büyük çoğunluğuyla Müslüman olan bir milletin düzeni lâik
olamaz. Böyle bir kabul bütün bir milletin inancını yok saymak olur. Millete
zulmetmek demek olur. Burada lâik düzenden yana olanlar şu itirazda bulunurlar.
Biz sizin gibi inanmadığımız için İslamî kurallar uygulandığında ya siz bizi
kendiniz gibi inanmaya ve yaşamaya zorlarsanız, ne olacak Bu sözleri
söyleyenlerin büyük kısmı İslamı bilmeyenlerdir. Bir kısmı da kasıtlı olarak
asıl inkârcı inançlarını gizlemek için böyle konuşmaktadırlar. İslamın insan
haklarına evrensel yaklaşımı nasıldır bir bakalım.
İslâm düzeninde, ister Mü min olsun ister İslâm dışı bir
inanca sahip olsun bütün insanlara eşit olarak aşağıda sayılan beş temel insan
hakkı tanınır. Ve bu hakların hepsi İslâm Devletinin koruması altındadır.
1. Yaşama hakkı.
2. Neslin korunması, ırz ve namusun korunması hakkı.
3. Mülkiyet hakkı.
4. Aklın korunması hakkı. Uyuşturucu ve benzeri aklı
bozan şeylerle mücadele edilir.
5. İnancın korunması hakkı. Herkes din seçmekte ve dinini
yaşamakta serbesttir.
Bu haklar şu anda Batı Demokrasilerinin uygulandığı
ülkelerde Müslümanlara tanınmamaktadır.
3.Ekonomik düzen Kapitalist Fâizci Düzen
Kapitalist Ekonomiye gelince bu düzen Siyonist
Yahudilerin kurdurdukları bir düzendir. Yıllarca mücadeleden sonra Papalığa
faizi kabul ettiremeyeceklerini anlayınca Siyonist Yahudiler Hıristiyanlığın
içinde Protestanlık mezhebini kurdular. Kapitalizm Protestanlığın dini
düzenidir. Papalık da fâize karşı olduğu halde Katolik Hıristiyan ülkelerde
bile bu sömürünün önüne geçmeye güç yetirememektedir. Amerikan Merkez Bankası
Amerikan vatandaşı olan Siyonist Yahudilerin elindedir. Amerikan Dolarını
kullanma karşılığı olarak Amerikan Devlet İdaresi, Adı Amerikan Merkez bankası
olan özel şahısların sahibi olduğu bu bankaya her yıl 500 milyar dolar ödediği
bilinmektedir.
Kapitalist düzenin esası, emek sarf etmeden paranın para
kazanmasıdır. Fâizle ticaret yapan bir kimseye paranızı vereceksiniz ticaretin
riskine katılmadan ticaret yapan kişi piyasa şartları bozulur da iflas eder ve
bütün sermayesini kaybetse de siz paranızı faiziyle birlikte geri
alabileceksiniz. Fakiri daha fakir zengini daha zengin yapan bir zulüm
düzenidir bu uygulama. Selim vicdanın kabul edemeyeceği bir şeydir bu. İnsan
için ancak çalışmasının, emeğinin karşılığı vardır. Paranın para kazanması
İslam dininde yasak edilmiştir. Zira para İslam a göre emek ve malın değerinin
ölçüsüdür. Sadece, Metre gibi Kilogram gibi bir ölçüdür. Yani paranın kendisi
ne maldır, ne de emektir, sâdece bir ölçü birimidir. Dolayısıyla para para
kazanamaz.
Elini vicdanına koyan ön yargısız bir insan Müslüman
olmasa da İslam düzeninin herkese bu dünyada huzur ve rahatlık getireceğini
görür. Biz Milli Görüşçüler hakkı tebliğ etmekle görevliyiz. Hidayet
Allah tandır.