BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

İSLAM, Yüce Rabbimizin kullarına uygun gördüğü hayat tarzı! İnsanı dünyada huzurlu bir hayat yaşatıyor; ahirette ebedi saadeti kazandırıyor. Müslümanlık, toplumun hayat kalitesini yükseltiyor; ideal toplumun yolunu gösteriyor.

İnsanlığın ekmek, su kadar büyük ihtiyacı olan İslam’ı, doğru temsil etmek çok önemli! “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” demiş atalarımız. Hocalar sağlam imanlı, ihlaslı; kişilikli, karakterli insanlardan seçilmeli. Çünkü hoca bozulursa toplum bozulur.

İsterseniz, İslam’ın doğru temsilini İGMG’nin yayın organı Camia’nın 108. sayısındaki “İmamlarımız” röportajlarından örneklendirelim:

Sakarya kökenli Abdülkadir Namlı Hoca İslam Toplumu Milli Görüş ’te 29 yıldır görev yapıyor. “Teşkilat bizi Avrupa’yı, Amerika’yı yakın etti. Göreve ilk başlarken, ilk namazı kıldırırken duruş ve üslup çok önemli” diyerek “görevde aslolanın muhabbet olduğunu” anlatıyor. Muhabbetin “cemaatle iç içe olmayı sağladığını” ekliyor.

Çile ve fedakârlık olmadan “eser” verilmiyor. Tokatlı Ekrem İlhan Hoca 8 kardeşiyle köyünde fakirlik içinde kıvranırken, bir tanıdığına yazdığı mektuptan sonra İstanbul ’a giderek okuma fırsatı bulmuş. 7 kardeşini de getirmiş İstanbul’a. Hepsi hafız olmuşlar; İslam’a hizmet etmek için gayret içindeler. “Annemin duasıyla geldik bugünlere” diyor.

1989’da Avrupa’ya gelmiş; ev sorunu yüzünden dönmek istemiş. Hanımı itiraz etmiş: “Anası olmayana öksüz, babası olmayana yetim derler. Gurbetteki çocukların hepsi yetim! Onları bırakıp gidemeyiz.” Hanımının ferasetli tavrı sebebiyle 29 senedir gurbette hizmet ediyor.

DERDİMİZ AHİRET OLMALI

İBRAHİM Altunyıldız Avusturya’da tanıştığım hocalarımdan. Konya Beyşehir’in Hisarcık köyünden! Konya’da, İstanbul’da medrese eğitimi almış. Konya’nın bazı köylerinde fahri imamlık yapmış.

1983’te Berlin’e, oradan Danimarka’ya, Avusturya’ya gitmiş. Viyana’da tanıdım kendisini. Samimi, hizmet ehli, tabii, hoşsohbet bir hoca efendi! Sadakatle sarılmış göreve: “Burada Allah’ın rızası var’ diye düşünülürse hizmetin tadına doyulmuyor. İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları’na minnettarım. Yüce Rabbim bu teşkilatları kuranlardan razı olsun!” “Nesillerimiz İslam’dan uzaklaşınca bu hale geldik” diyor İbrahim Hocam. Hocayı konuşturanın cemaat olduğunu; o yüzden “ihsan sohbetleri”ni sürdürdüğünü anlatıyor.

Seyit Battal Özçamur Hoca Eskişehirli. İmam Hatip ve İktisat eğitimi almış. Milli Görüşçü bir aileden geliyor. Önce Diyanet bünyesinde başlamış göreve. 1991’de Almanya Bremen’e gelmiş. Tenever Şubesi’ndeki hocalığı sırasında tanıdım kendisini. Girişken tavırlarını hatırlıyorum. Milli Görüş gönüllüsü: “Milli Görüş ümmet hareketi. Genel prensibi; insanlığın kurtuluşu, sulh ve selameti için çalışmak. Milli Görüş aksiyon düşüncesi, cihat hareketidir.”

Seyit Hoca, 7 genel başkan, 6 bölge başkanı, 7 şube başkanıyla çalışmış. Hepsini hürmetle anıyor. İlk günkü gibi heyecanlı, azimli! Gençlere sesleniyor: “Derdiniz dünya mı, ahiret mi; Allah rızası mı, nefis mi, karar verin. Her ikisini isterseniz Milli Görüşçü olmak durumundasınız. Çünkü Milli Görüş kişinin dünyasını, ahiretini imar etmeyi amaçlayan bir hareket. Mezardaki ölüden, ana rahmindeki yavruya kadar hizmet silsilesi oluşturmuş.”

TOPLUMU İNŞA EDENLER

ALMANYA’DA tanıdığım değerli hocalarımdan biri de Mehmet Ergün. Gaziantepli. İmam Hatip ve İlahiyat eğitimi almış. 1992’de Almanya’nın Bavyera Eyaleti’ne gelmiş, daha sonra Hessen’e. Offenbach Mevlana Camii’nde tanıdım onu. İmamlık için yaratılmış dedirtecek ölçüde mesleğinin bağlısı. İhlâsı, samimiyeti, fedakârlığıyla kendisini cemaate sevdirmiş.

Görevine sevdalı. Her gün “Yarabbi, Efendimiz’e uyarak bu vazifeyi yapmamı nasip et” duasını unutmuyor. Gurbette imamlığını ne anlama geldiğinin şuurunda: “Gurbette imamsanız, hem sosyolog, hem psikolog olmalısınız. İnsanlara sohbetler, vaazlar, nasihatler vermeli; yaralarına merhem, sıkıntılarına derman olmalısınız. Efendimizin ‘Nefret ettirmeyiniz, sevdiriniz’ Hadisini kendime düstur edindim. Cemaat ve insanlarla iyi iletişim kurmaya çalışıyorum.”

Mevlana Camii “külliye” özelliğinde! Ziyaretimde 200’den fazla öğrenci hafta sonu İslami bilgiler öğreniyordu. Mehmet Hocam 10’dan fazla dershaneyi gezdirdi. Sınıflardaki resim ve tablolar öğrenciye öğrenmeyi özendirecek titizlikte düzenlenmişti.

Mehmet Hocam cömert! Defalarca ikramlarda bulundu. Misafir hocalara ya mihraba, ya kürsüye davet ediyor. Defalarca konuştum camisinde.

Offenbach’ta unutamayacağım hatıralarım var. Mehmet Hocam 27 Şubat 2011’de Kilise’nin Konferans Salonu’nda “veli toplantısı” yaptı. Benden de bir eğitim semineri istedi. Kürsüde konuşurken saat 11.30 gibi Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’mın vefat haberi geldi. Şaşkınlık içindeydik. Programı kestik. Cenazeye katılmak için alelacele Türkiye ’ye döndüm.

Fedakâr hocalarım! İyi ki varsınız. Allah sizlerden razı olsun!