Bazı işler geciktirilmez İş iştir Pompei ve

HerculanumVezüv ün yakıcı kızgın külleri altında helak olmadan önce ticaret ve

iş hayatı sürüyordu Çarşılar pazarlar Hırsızlar hırsızlıklarını yapıyordu

Öyle ya, iş iştir Fahişeler fahişeliğini Zenginler, donanmış sofraların

kenarına uzanmış oldukları halde yiyorlar, tıkınıyorlardı. Bazısı, iyice

doyduktan, artık yiyemeyecek hale geldikten sonra, biraz uzağa gidiyor,

yediklerini kusuyor, tekrar sofraya koşuyordu Köleler ağır işlerini yapmaya

çalışıyordu Fırıncılar hamur yoğuruyor Duvarlara kömür ile yazılar yazan

yaramaz çocuklar Güneş tam tepeye çıkınca birkaç saat farniente yapılsa da

hayatın meşru veya gayr-i meşru faaliyetleri aralıksız devam ediyordu.

Sonra Vezüv indifa etti (patladı) ve ne Pompei kaldı, ne

Herculanum

SodomGomore, Pompei ve Herculanum gibi yanardağı lavları ve

külleri altında yok olmamıştı ama onlar da başka afetlerle mahv u helak

olmuşlardı.

Azgın şehirlerde işler yapılır İş iştir Hırsızlar soyar,

fahişeler fuhuş yapar Gevezeler ve zevzekler mütemadiyen konuşur Yağcılar

yağcılık yapar, muvafıklar kaside okur, heccavlar hicv eder durur.

SodomGomore de, PompeiHercula-num dateleviyon ve medya

olmadığı için bugünkü kadar kötülük yapılamıyordu.

İşler durmaz İş iştir At binenindir, kılıç kuşananın

Fahişelik insanlığın belki de en eski mesleğidir.

Hırsızlık da öyle

Pompei de, Herculanum da, Sodom da, Gomore de, benzer belde

ve toplumlarda meşru işlerin yanında, gayr-i meşru işler yapılır durur. İş

iştir, durmaz

Nice eski şehir ve toplumlarda bugünkü uyuşturucular yoktu

Neon ışıkları bir yanıp bir sönen batakhaneler yoktu

Sodom daGomore de ahlaksızlık vardı ama medya gazete televizyon

olmadığı için bu kadar yaygın değildi.

İş iştir Pagan paganlığını yapar, misyoner misyonerliğini,

hırsız hırsızlığını

Rüşvetçiler doymak bilmez Haram rant yiyenlerin mideleri

dolmak bilmez

Haram para zenginleri, cehennemî servetlerini lüks mekanlarda

saçıp savurur.

Eski antik paganizmde olduğu gibi modern paganizmde de

iffet, ar namus, hayâ yoktur.

Pagan karılar, Namus bizim namusumuzdur, nasıl istersek

öyle yaparız, size ne yazılı levhalarla gezer.

Altın Buzağıya tapanlar Sanhedrinlerde toplanır.

Sahte vaizler, yalancı va z u nasihatler eder.

Erdemsizler, biz çok namusluyuz nutukları atarken bir

gözlerini manalı manalı kırparak yan cebime koy işareti yapar.

Nemrud lar uzun binalar diker Firavunlar on binlerce köleye

piramitler yaptırır

Titanic, batmadan önce suları yara yara, büyük bir hızla New

York a doğru yol alıyordu.

Dev gemi şehre varamadan Atlantik te battı.

Sersem zındığın biri, Bu gemiyi Allah bile batıramaz

demişti.

Roma battı, Bizans battı Sovyetler Birliği battı

Gemi batınca işler de battı

Batıştan birkaç saat önce Titanic te yeşil çuha kaplı

masalarda kumar oynanıyordu

Orkestra çalıyor, şampanyalar patlatılıyor, danslar ediliyordu

Lüks mevkiler bir âlemdi Alt katta lüks yoktu ama orada da armonikalar

çalıyor, horon tepiliyordu.

Şehrin tepesine azap inince, Titanic denizin dibini

boylayınca, SodomGomore helak olunca, işler durdu, ne hırsız kaldı, ne fahişe,

ne de duvarlara kömürle yazı yazan yaramaz çocuk.

Haram servetler uçtu gitti

Bir

varmış bir yokmuş oldular.