Siyonist mihraklar tüm hesaplarını başlatmış oldukları saldırılara İran’ın ne kadar dayanabileceği üzerine yapıyorlardı!

Kâğıt üzerindeki hesaplarda İran’daki yönetim devriliyor ve onların yerine Siyonist mihrakların emin adamları getiriliyordu!

Yani Ortadoğu Siyonist mihrakların kafasındaki plana göre yeniden yapılandırılıyordu!

Yani Büyük Ortadoğu Planı işletilmeye başlanıyordu!

Yani İran’da Siyonist mihraklara kafa tutan bir yönetim değil onların bir dediğini ikiletmeyen bir yönetim kuruluyordu.

Ancak bunların hiçbiri gerçekleşme şansını bulamadı!

Evet, İran çok ciddi bir zararla karşı karşıya kaldı!

Ama İsrail de oldukça büyük bir yıkımla baş başa!

Dün İran bu saldırılara ne kadar dayanabilir diye hesap yapanlar bugün İsrail kaç gün daha dayanabilir diye kafa yoruyorlar! İsrail büyük reklâmı yapılan demir kubbe sayesinde kendini koruyabileceğini var sayıyordu!

Ne var ki var saydığı gibi olmadı!

Demir kubbe adeta kalbura döndü!

İsrailli yöneticiler şimdi “hiç hastane vurulur mu” diye İran’ı ayıplıyor ve bunun bir insanlık suçu olduğunu ifade ediyorlar!

Sanki kendileri Gazze'de hiç hastane vurmamış, hiç okul yıkmamış gibi üste çıkmaya çabalıyorlar.

Ve ABD Başkanı Trump’ın savaşa girerek kendilerini kurtarmasını bekliyorlar.

Bu da kolay değil!

Bakmayın siz ABD Başkanı Trump’ın yükseklerden atıp tutmasına!

O da şimdi lafı ağzında gevelemeye başladı!

İki hafta düşüneceğini söylüyor. İki hafta boyunca ne düşünecek dersiniz? Elbette Çin ne diyecek diye düşünecek! Elbette Rusya ne diyecek diye düşünecek! Elbette Avrupa Birliği ne diyecek diye düşünecek!

Nükleer tesislerini yok ettik diyerek İran’ın her isteklerini yerine getirmesini bekliyor.

Ancak İran’ı tehdit etmek lafta kolay ama işin sonunu getirmek sanıldığı kadar kolay değil. 

Başkan Trump şimdi arpacı kumrusu gibi bunu düşünmek zorunda.