Nicedir içimde ukde idi. Suriye de zalim oğlu zalimin
saflarında savaşan İranlılara dair haberleri duydukça çok üzülmekte ve İran
halkına bir çağrıda bulunmayı düşünmekte idim. İmam Hüseyin (R.A.), mazlumların
piridir. O mübarek şehit, haksızlığa, zulme boyun eğmemiş, hak uğruna canını
vermiştir. Hz. Hüseyin e muhabbet duyduğunu iddia edenlerin de aynı şekilde
davranması gerekmez mi Suriye de şu anda sözde baş olan zalimin babası, 2
Şubat 1982 de Hama da 30 bin masum insanı katletmişti. Yine aynı zamanda
Humus ta da 10 binden fazla masum halkı öldürmüştü. Mevcut zalim ise 350 binden
fazla masum insanı öldürdü, dört milyondan fazla insanı yurdundan yuvasından
etti, şehirleri, kasabaları, köyleri, yerle bir etti. İran generallerinin ve
askerlerinin böyle bir zalimin yanında yer almasına hangi vicdan razı gelir
Bakınız Rabbimiz (C.C.) Kur ân-ı Azimüşşânda mealen ne buyuruyor: Zulmedenlere
meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah tan
başka dostlarınız yoktur. Sonra O ndan da yardım göremezsiniz. (Hûd Suresi /
113)
Lütfen İran tarihini iyi okuyunuz. Taassup gözlüğüyle
değil, hakperestlikle değerlendiriniz. İranlı idareciler İslamiyet i kabul
ettikten sonra niçin kılıçlarını hiçbir zaman kâfirlere doğrultmadı da devamlı
Müslümanlara doğrulttu Osmanlı Devleti nin, kâfir toplulukla cihada tutuştuğu
her defasında niçin İranlı idareciler arkadan vurdu Bu hareketlerin kime ne
faydası var Osmanlı Devleti nin Irak ı, Filistin i, Suriye yi kaybetmesinin,
nihayetinde yıkılmasının temel sebebi de yine İran dır. Kısaca anlatalım:
Birinci Dünya Savaşı nda Osmanlı Devleti Irak ta İngilizlerle savaşmıştır.
Kutu l Amâre de İngiliz ordularını perişan etmiş, 24 bin İngiliz askerini ve
subayını esir almıştır. İşte o hâdiseden sonra, İran halkından Osmanlı ordusuna
devamlı imdat çığlıkları gelir. Irak taki Osmanlı ordusu İranlıların yardımına
ve oradaki İngilizlerle vuruşmaya gider. O arada Irak cephesi zayıflar ve
İngilizler o cepheye saldırır. Bunun neticesi, bahsettiğimiz yıkımdır.
Irak la yapılan savaşı hatırlayınız. Her iki taraftan
yekûn bir milyondan fazla can gitmişti. Zahiren Saddam ve Irak tarafı haksızdı,
ama ondan öncesi İran Şahı nın Şattü l Arap ta yaptıkları vardı. Onun da
evvelîsi İngilizlerin şeytanî planları ve çizdikleri problemli sınır çizgileri
vardı.
İran ın yakın tarihine bakınız: Rusya nın, İngiltere nin
göz dikmelerini, işgallerini, petrol üzerine oynadıkları oyunları, Şah devrinde
Amerika ve Avrupa ülkelerinin İran ın sırtından sebeplenmelerini hatırlayınız.
Bir de şimdi, bir lütufmuş gibi İran üzerindeki ambargoyu kaldırmalarının
sebeplerini düşününüz. Kendileri düzinelerle atom bombası yaparken İran a bu konuda
diz çöktürmeleri zillet mi, zafer mi
Müslüman ım diyen herkes, Allah ın, Resûlullahın, Allah
dostlarının ve Müslümanların yanında yer alır. Biz Müslümanlara, izzet, şeref,
güç kazandıran İslâmiyet tir. Geliniz, hep birlikte bütün yanlışlıkları terk
ederek Doğru İslâmiyet e sahip çıkalım. Kardeş olduğumuzu hatırlayalım. İslâm
ülkeleriyle ve Müslümanlarla uğraşmayı bırakalım. Kardeş olalım, birlik olalım.
Lütfen, hadis-i şerifleri tekrar tekrar okuyunuz.
Sahabelerle ilgili hadis-i şerifleri ciddiyetle mütalaa ediniz. Sahabelere dil
uzatmaktan hazer ediniz. 2000 yılındaki hacda, İran-Irak savaşında Iraklılara
esir düşmüş bir İranlı kardeşimizle karşılaşmış, zemzem kuyusunun karşısındaki
merdivenlerde Kâbe ye bakarak uzun uzun sohbet etmiş, sonunda ortak bir noktada
buluşmuştuk. Sizler, halka karşı artistlik yaparak; İsrail le, Amerika yla,
İngiltere yle, Rusya ile kavgalıymış gibi davranıp da el altından onlarla
işbirliği yapan, onlardan milyarlarca dolarlık silah satın alan politikacıları
değil; İslâm ın temel surları olan Kur ân ı ve Hadis i dinleyiniz. Allah ın
düşmanlarına sırtınızı dönüp, bütün Müslümanlarla kucaklaşınız. Selam, Huda ya
tâbi olanların üzerine olsun, vesselâm