Sana Soruyorum:
Evinde buzdolabın bozulsa rahatsız olur musun? Aldığım cevap:
Evet, olurum. Peki, öyle ise, şu yaşadığın memlekete bak:
Namus, ahlâk, edeb, hayâ, ticaret, ziraat, hülasa insanlık bozulmuş. Bozulmayan nerede ise bir şey kalmamış. İtimat, güven kalmamış. Yürürken arkandan emin değilsin. Gece yatarken evinde emniyette değilsin. Kapılarını çelikten, pencerelerini demirden yaptırmışsın. Evinin önüne park ettiğin arabadan dolayı telaşlısın…
Niye rahatsız olmuyorsun?
Bunların düzelmesi için hangi gayretin var?
Yiyeyim, içeyim ve yığayım demek Müslüman kafası değil. Müslüman olmak sorumluluk demektir. Hayatın böyle çekilmez hâle gelmesinin sebebi sensin. Kötülüklere fren olmuyorsun. İyiliklere motorluk yapamıyorsun. Çayırlarda otlayan öküzlerle, sofralarda semirenler arasında fark olmalı. Bu fark var mı sende?
Mevlânâ soruyor:
“Yaşantın hayvanlardan farklı mı? Değilse, hayvandan farkın yok” diyor. Mü’minin inancına göre Hâlık’a hürmet ve mahlûka hizmet vardır. Çünkü insan Rabb değil abd’dir. Bir insan acizliğini ve çaresizliğini bilip Rabb’ine bağlandığı ve yalvardığı kadar azizdir. İnsan başına gelenden, kendisi için takdir ve taksim edilenlerden dolayı asla itiraz ve isyana yeltenmemelidir. Bize düşen “hüküm”lerle amel “hikmet”le seyretmektir. Şeyhü’l-İslâm Zenbilli Ali Efendi’ye sormuşlar:
İnsanları mı hayvanları mı seversiniz? Şu cevabı vermiş:
Bütün hayvanları severim.
İnsanları da severim. Ama hepsini değil. Hayvanların hepsi sevilmeye lâyık olduğu hâlde insanların hepsi sevilmeye lâyık değil. Bazı insanlar davranışlarıyla hayvanlardan daha aşağıya düşerler. İnsanlar hayvanlardan üstün yaratık olmalarına rağmen, hayvanların da insandan üstün tarafları vardır. Meselâ onların içinde hiçbir müşrik, mülhit ve münkir, hiçbir yalancı-dolandırıcı ve sahtekâr yoktur. İnsanlar temelde 5 şeyin peşinde koşarlar:
Şöhret, Servet, Şehvet, Kudret, Hikmet.
Şöhret başkaları tarafından tanınmayı; servet, yüksek gelir ve mal sahibi olmayı; şehvet, haz ve mutluluğu maksimumda yaşamayı; kudret, insanlara istediğini yaptıracak güç ve iktidar sahibi olmayı; hikmet ise bilgi ve kültür seviyesini artırmayı ifade eder. İnsan hayatındaki bu 5 temel beklenti aynı zamanda 5 hırs kaynağını gösterir. Şöhret hırsı, servet hırsı, şehvet hırsı, kudret hırsı ve hikmet hırsı. Liderler vasıflı insanlar, saydığımız bu türlerin baskınlığına göre kariyer seçerler. Kudret düşkünleri genelde politikayı, şöhret düşkünleri sanatçı olmayı, hikmet düşkünleri yazar ve gazeteci olmayı tercih etmektedirler. Neticede şehvetine tapanlar, sonunda şerefsizleşirler. Servete tapanlar kalben köleleşirler. Makama ve etikete tapanlar körleşir ve güdükleşirler. Bu bizi şu sonucu anlamamıza götürür. Kur’an-ı Kerim’de 4 ayrı sonuca götürür:
Salih mü’minler, Günahkâr mü’minler, Münafıklar
Kâfirler-müşrikler.
Bizler hangi kategorideyiz acaba?