Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Adil Düzen; sevgi ve şefkat, adalet ve refah, liyakat ve merhamet düzenidir. Bunun için, insan ve devlet sadece Adil Düzen ile yaşar. Komünizm ve kapitalizm bir ezen ve ezilen düzenidir. Bu ikisi de, insan fıtratına uygun düzenler değildir. Bu yüzden komünizm iflas etmiştir. Kapitalizm ve emperyalizm insanlığı tahrip ediyor, ülkeleri sömürüyor. Kapitalizmin; 1-Devletin haksız ve keyfi müdahaleleri, 2-Faiz ve sömürü, 3-Fiyatların tekeller tarafından oluşturulması, 4-Paranın köle etme unsuru olarak kullanılması, 5-Kalkınmayı, teşebbüsü ve üretimi önlemesi yüzünden insanlığa saadet getirmesi mümkün değildir. Çünkü bu düzen; huzuru, hürriyeti, adaleti, refahı ve itibarı tahrip ediyor. Kapitalizmi ve sosyalizmi ortaya koyan Batı zihniyet ve kültürünün temeli, eski Roma’ya, eski Yunan’a, eski Mısır’a yani Firavun’lara dayandığı için yanlıştır ve sakat bir hak anlayışına sahiptir. Batı; kuvveti, çoğunluğu, imtiyazı ve çıkarı hak sebebi sayar. Bu hak sebepleri esas alınarak kurulan düzenler, zulüm düzenleri olur. Buna mukabil hakkı üstün tutan medeniyetin temsilcisi olan Milli Görüş’ün kabul ettiği hak anlayışı ise hakkın hak anlayışıdır. Hakka göre hak; 1-Doğuştan insanlara tanınan; yaşama, ırz ve namusu koruma, aklın korunması, mal ve mülkün korunması ve inancın (ifade, eğitim, örgütlenme, inancını yaşama) korunması hakları,2-Emek, 3-İkili anlaşmalar, 4-Adalet esaslarından doğar. İnsanı ve devleti koruyan Adil Düzen, hakkın doğru hak anlayışını benimsediği için saadet getirir. Bugün ülkemizde yürütülen düzen; kuvveti üstün tutan, Batı ürünü faizci kapitalizm düzenidir. AK Parti ve Erdoğan, yirmi yıllık iktidarlarında bu düzeni yürüttüler ve yürütmeye devam ediyorlar. CHP, MHP, İyi Parti, HDP ve diğer partiler, faizci düzeni AK Parti’den daha iyi yürütürüz iddiasında olan partilerdir. Bunların hiçbirisinden zihniyet olarak hayır gelmez. Farklı olan tek zihniyet Milli Görüş’tür. Milli Görüş’ün telkin ettiği düzen Adil Düzen’dir. Milli Görüş’ün tek temsilcisi ise Saadet Partisi’dir. Milletimiz, bu gerçeği görüp, Saadet Partisi’ni iktidara taşıyıncaya kadar, bu kötü gidişattan kurtulması zordur.
ADİL DÜZEN
Bir düzenin adil olması, şu şartlara bağlıdır: 1-Fert ve topluma saadet getirmelidir. Bu günkü şikâyet ve sıkıntıları ortadan kaldırmalıdır. 2-Bunun için kuvveti değil, hakkı üstün tutmalıdır. 3-İnsanın yaratılışına uygun olmalıdır. Yapay değil, doğal olmalıdır. 4-Rasyonel; basit, kolay, rahat, aklın ve vicdanın kabul edebileceği, israfsız işleyen, her şeyi tanzim eden bütün bir düzen olmalıdır. Böyle bir düzene sahip olmak mümkündür. Bunun için; a-Adil Düzen’i, şuurlu bir kadro eliyle topluma telkin ve teklif etmek, b-Adil Düzen’i bütün yönleri ile tanıtmak, c-Kadroyu ve toplumu Adli Düzen’e hazır hale getirmek için eğitmek, d-Adil Düzen’i yürütecek bir iktidarın oluşması için gayret etmek gerekir. Bu görevi yapacak olanlar, Adil Düzen’in ne olduğunu önce kendileri bilecek ki topluma bunu düzgün bir şekilde anlatıp tanıtabilsinler. Bu görev, trafik memurluğu anlayışıyla, sadece hammaddeyi depoya taşıyarak olmaz. Bu asrın insanının bütün sıkıntılarını çözecek Adil Düzen’i bütün yönleriyle ortaya koyarak, düzenin anlaşılmasını sağlayacak mefhumları, özüne müdahale etmeden güncelleyerek olur. Adil Düzen’in anlaşılmasını sağlayacak bir başka husus ise fert ve toplumun Batı galaksisinden kurtarılmasıdır. Milli Görüşçülerin üzerinde yoğunlaşacağı asıl temel konu bu olmalıdır. Kendimizi tecdit etmeli, “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” hedefine ulaşmak için, ilim ve eylem insanlarımızı bu iş için organize edip çalıştırmalıyız. Ve bu görevin önemini, ilim ve eylem insanlarına kavratmalıyız. Temel hak ve adalet ölçülerini iyi tespit etmeli ve bu ölçülerin bu günün şartlarında nasıl tatbik edileceğinin içtihadını yapmalıyız. Milli Görüş kadroları bunu yapmaya müsaittir. Erbakan Hoca’mızın; “At sahibine göre kişner” sözünden bütün Milli Görüşçüler gereken dersi çıkarmak zorundadır. Biz, “Batı kulübü” üyesi bir topluluk değiliz. Batı kulübü, sahaya sürdüğü oyuncuları kusursuz çalıştırıyor ve başarılı oluyor. Biz, “İslam kulübü” üyesi bir topluluğuz. Biz de, elamanlarımızı kusursuz yetiştirip çalıştırırsak başarılı oluruz.
ŞER OLAN İLE
Şer olan ile hayırlı ve bereketli işler yapılmaz. Külli şer için yapılan kimi faydalı işler de boş sayılmıştır. Faizci düzeni yürütmek, külli şer ise, bu düzeni yürütenler tarafından yapılan kısmi iyilik de şerdir. AK Parti ve Erdoğan iktidarını bu esas üzerinden değerlendirebilen herkes, hem AK Parti kadrolarının ve de devletin ve iktidarın başı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iyiliğine ve bütün milletimizi saadetine vesile olacak yolu bulur. İslam’dan koparılmış bir Türkiye’nin gelebileceği hâl bugünkü haldir. Ahlâki ve manevi değerleri, Batı ahlâkıyla budanmış bir Türkiye, nesilleri materyalist eğitim ile inancından, tarihinden, kültüründen koparılmış bir Türkiye, ekonomisi, yürütülen faizci kapitalist düzen ile çökertilmiş bir Türkiye, maddi ve manevi kalkınması ihmal edilmiş, tarım ve hayvancılığı öldürülmüş bir Türkiye; sağcısına, solcusuna, Alevi’sine, Sünni’sine, Türk’üne, Kürt’üne, Yahudi’sinden Hıristiyan’ına her kesimden insana huzur vermiyor. Hâlbuki İslam; bütün insanların birlikte yaşayabileceği esasları bir bütün olarak ortaya koymuş tek hakikat iken, hepimiz bu hakikatten uzaklaşmayı medeniyet sandık. Bu yüzden, içinde yaşadığımız yeryüzü yaşanmaz hale geldi. Bu olumsuz durumdan yine birlikte kurtulabiliriz. Çözüm; D-8, D-60, D-160 ile ifade edilen yeni bir saadet dünyasını kurmaktır. Selam hidayete tabi olanlara…