Türkiye'nin en büyük adası olan Gökçeada, uzun yıllar İmroz adıyla anıldı. Çanakkale'ye bağlı adanın ismi 1970 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararıyla değiştirildi. Antik Çağ'dan Osmanlı dönemine, Lozan Antlaşması'ndan günümüze uzanan geçmişiyle İmroz'un adı ve tarihi önemini koruyor.

Ege Denizi'nin kuzeyinde bulunan İmroz, günümüzde Gökçeada adıyla bilinen ve Çanakkale'ye bağlı olan Türkiye'nin en büyük adasıdır. Yüzyıllar boyunca kullanılan İmroz ismi, 29 Temmuz 1970 tarihinde alınan kararla Gökçeada olarak değiştirildi. Antik kaynaklarda İmbros adıyla geçen ada, Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında İmroz adıyla anılmaya devam etti. Adanın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri ise 1923 yılında Lozan Antlaşması kapsamında Türkiye'ye bağlanması oldu.

İmroz nerede, nereye bağlı?

İmroz, Ege Denizi'nin kuzeydoğusunda, Çanakkale Boğazı'nın girişinde bulunan bir adadır. Günümüzde Gökçeada adıyla bilinen yerleşim, idari olarak Çanakkale iline bağlı bir ilçedir.

Gelibolu Yarımadası'nın batısında yer alan ada, yaklaşık 290 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük adası olma özelliğini taşıyor. Kıyı şeridi yaklaşık 95 kilometre uzunluğundadır. Adanın doğu-batı uzunluğu 29,5 kilometre, kuzey-güney uzunluğu ise yaklaşık 13 kilometredir.

İmroz'un eski adı ne, Gökçeada ismi nereden geliyor?

Gökçeada'nın eski adı İmroz'dur. Antik dönem kaynaklarında adanın adı İmbros veya Imbros olarak geçiyor. Osmanlı döneminde İmbros ismi zamanla İmroz biçiminde kullanılmaya başlandı.

Ünlü Osmanlı denizcisi Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye adlı eserinde de adanın adı İmroz olarak yer alıyor. Cumhuriyet döneminde uzun yıllar kullanılan bu isim, 1970 yılında Gökçeada olarak değiştirildi.

İmroz'un adı neden Gökçeada olarak değiştirildi?

İmroz'un adı, 29 Temmuz 1970 tarihli ve 8479 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Gökçeada olarak değiştirildi. Böylece adanın resmî adı Gökçeada oldu.

İsim değişikliği, Türkiye'de yer adlarının Türkçeleştirildiği dönemde gerçekleştirildi. Akademik araştırmalarda İmroz adının, adanın tarihî ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğu da ele alınıyor. İmroz ismi günümüzde özellikle tarihî kaynaklarda ve adanın geçmişine ilişkin anlatımlarda kullanılmaya devam ediyor.

İmroz ne demek, isminin anlamı nedir?

İmroz adı, Antik Çağ'da kullanılan İmbros isminden geliyor. Grekçe kökenli İmbros, adanın tarih boyunca farklı kaynaklarda kullanılan adlarından biridir.

Antik dönem yazarlarından Plinius, adadan Imbrus veya Imbros adıyla söz etti. İsim, Osmanlı döneminde İmroz biçimini aldı. Adın kesin sözlük anlamına ilişkin farklı açıklamalar bulunsa da tarihî kaynaklarda İmbros ile İmroz arasındaki bağlantı açık biçimde görülüyor.

İmroz'un tarihi ne zaman başladı?

İmroz'un geçmişi Antik Çağ'a kadar uzanıyor. Adanın en eski yerleşik toplulukları arasında Pelasglar bulunuyor. Miltiades'in MÖ 500 yılında adayı Atina yönetimine bağladığı belirtiliyor.

Ada, Roma egemenliğine kadar Atina'nın yönetiminde kaldı. Coğrafi konumu nedeniyle Kuzey Ege'deki deniz ulaşımında önemli bir noktada bulunan İmroz, sonraki yüzyıllarda farklı siyasi yönetimlerin hâkimiyetine girdi.

İmroz Osmanlı topraklarına ne zaman katıldı?

İmroz, 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı. İstanbul'un fethinden iki yıl sonra Osmanlı hâkimiyetine giren ada, uzun yıllar imparatorluğun yönetiminde kaldı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan mimari eserler arasında cami, çeşme ve çamaşırhane gibi yapılar bulunuyor. Adanın tarihî köylerinde ise farklı dönemlere ait taş evler, ibadethaneler ve geleneksel yerleşim dokusu görülüyor.

İmroz Lozan Antlaşması ile Türkiye'ye ne zaman bağlandı?

İmroz, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması kapsamında Türkiye'ye bırakıldı. Ada, 22 Eylül 1923 tarihinde Türkiye'ye teslim edildi.

Balkan Savaşları sırasında Yunanistan'ın kontrolüne geçen İmroz, Birinci Dünya Savaşı döneminde de askerî açıdan önemli bir konumdaydı. Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan ada, Çanakkale'ye bağlı ilçe statüsünü korudu.

İmroz'da Rum nüfusu ve tarihî köyler

İmroz, geçmişte önemli bir Rum nüfusuna ev sahipliği yaptı. Adadaki Rum toplumu, Lozan Antlaşması kapsamında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin dışında tutuldu.

Sonraki yıllarda yaşanan göçler ve demografik değişimler, adanın nüfus yapısını etkiledi. Gökçeada'daki Zeytinliköy, Tepeköy, Dereköy ve Bademli gibi yerleşimler, geleneksel Rum mimarisinin izlerini günümüze taşıyor.

Bu köylerde taş evler, kiliseler, dar sokaklar ve tarihî yapılar bulunuyor. Adanın kültürel mirasında Rum ve Türk topluluklarının farklı dönemlerde bıraktığı izler yer alıyor.

İmroz'a nasıl gidilir, Gökçeada feribotu nereden kalkıyor?

İmroz'a ulaşım, Çanakkale'nin Eceabat ilçesi yakınındaki Kabatepe Limanı üzerinden gerçekleştirilen feribot seferleriyle sağlanıyor. Feribotlar adanın kuzeydoğusundaki Kuzu Limanı'na yanaşıyor.

Kabatepe ile Gökçeada arasındaki deniz yolculuğu yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor. Seferlerin saatleri hava ve deniz koşullarına göre değişebiliyor. Adaya özel araçla gitmek isteyen yolcular da uygun feribot seferlerini kullanabiliyor.

İmroz'da gezilecek yerler nereler?

Gökçeada, tarihî köyleri, koyları ve doğal alanlarıyla Kuzey Ege'nin önemli turizm noktaları arasında bulunuyor. Adada Kaleköy, Zeytinliköy, Tepeköy, Dereköy ve Bademli gibi yerleşimler öne çıkıyor.

Aydıncık Plajı, Tuz Gölü, Marmaros Şelalesi, Peynir Kayalıkları ve Kuzu Limanı da adanın doğal alanları arasında yer alıyor. Gökçeada ayrıca Cittaslow, yani sakin şehir ağına katılan yerleşimlerden biridir. Zeytincilik, arıcılık, organik tarım, balıkçılık ve küçükbaş hayvancılık adanın ekonomik faaliyetleri arasında bulunuyor.

Muhabir: Haber Servisi