Ankara kulislerine düşen son iddialara göre Abdullah Öcalan, İmralı'da kendisi için hazırlanan özel konuta geçti. Terör örgütü PKK'nın tasfiyesi için kurulan gizli komisyonda inisiyatif alan Öcalan, örgütün fesih listelerini bizzat hazırlamaya başladı.

Başkentte siyasetin gündemi bir anda değişti. Yeni bir çözüm süreci tartışmaları sürerken, İmralı hattından sızan bilgiler ortalığı karıştırdı. Gazeteci Nuray Babacan'ın siyasilerden aktardığı detaylar, devlet ile Öcalan arasındaki temas trafiğinin yepyeni bir boyuta taşındığını ortaya koydu.

İmralı'da 'Statü' Krizi Aşıldı

Siyasilerin bir süredir kapalı kapılar ardında fısıldadığı o iddia netleşmeye başladı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün adada Öcalan için inşa ettiği özel bina iddiaları zaten yalanlanmıyordu.

Ortadaki kriz statü belirsizliğiydi.

Öcalan'ın, kendi statüsüyle ilgili güvence almadan bu binaya geçmeyi reddettiği biliniyordu. Kulislerden sızan son bilgiye göre bu düğüm çözüldü. Beklenen oldu, statü sorunu aşıldı ve Öcalan yeni konutta mesaiye başladı.

Gizli Tasfiye Komisyonu Masada

Asıl dikkat çeken gelişme ise kurulan yeni mekanizma.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren mevcut Koordinasyon Kurulu'nun dışında, tamamen ayrı bir yapı devreye sokuldu. Kulislerde bu yapının adı "Tasfiye Komisyonu" olarak geçiyor.

Bu masada devletin istihbarat birimleri ile PKK'nın üst düzey isimlerinden gelen anlık veriler çapraz değerlendirmeye alınıyor. Tasfiye edileceklerin listesi bizzat bu komisyonda, Öcalan'ın kararlarıyla şekilleniyor.

Siyasiler Boşa mı Düşüyor?

Sürecin bu şekilde ilerlemesi, DEM Parti ve örgütün diğer kanatlarında kafaları karıştırdı.

Öcalan ile devlet arasındaki doğrudan hattın oldukça sağlam kurulduğu ifade edildi. Hatta Öcalan'ın zaman zaman siyasetçilerin örgütsel kaygılarını es geçerek kendi bildiğini okuduğu, aracıları tamamen boşa düşürdüğü kaydedildi.

Brüksel'de Şaşırtan Tablo

Yurtdışı cephesinde gözler Avrupa'ya çevrildi. Geçtiğimiz hafta Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen konferanstan dönen CHP, DEVA ve DEM Parti milletvekilleri Ankara'ya ilginç notlarla giriş yaptı.

Avrupa'daki PKK yönetiminden sert bir direniş bekleyen siyasiler, aksine yapıcı ve sürece destek veren bir tabloyla karşılaştı.

Üst kadronun Öcalan ile neredeyse aynı dili konuşması, İmralı ile temasın kesintisiz sürdüğüne bağlandı. Alt kadroların daha şüpheci yaklaştığı bu süreçte, Avrupa'daki isimlerin asıl hedefi net: Fesih sonrası aktif siyasete girmek. Türkiye'ye kimlerin dönebileceği ve kimlerin siyasi yasaklı kalacağı konusu ise sürecin en çetin sınavı olarak masada duruyor.

Kaynak: Haber Merkezi