İki genç kız üniversitede tanışır ve aynı evde kalmaya başlarlar. Dostlukları kısa sürede gelişen arkadaşlar, okuldan artakalan vakitlerinde İslami çalışmalara katılır, Hz Peygamber ve Sahabesinin örnek hayatları üzerine yoğunlaşırlar. Okulun bitmesine iki yıl vardır, genç kızlar bu süre içinde vakitlerini çok iyi değerlendirmeyi ve memleketlerine döndüklerinde gençlere yönelik çalışmalar yapmayı düşünürler.

Hafta sonları ve akşam vakitleri İslami eserleri okuyup kritik ederler, yeni tanıştıkları bir dernekte Lise çağındaki genç kızlara eğitim vermeye başlarlar. İki arkadaşın ortak özellikleri epey fazladır. İkisi de matematik okumakta, sosyal çalışmalara önem vermekte ve hayatlarını şuurlu ve ihlaslı bir eğitimci olarak sürdürmeyi düşünmektedirler.

Yaz tatilinde, hemen her gün telefonla görüşmekte ve namazlara riayet etme konusunda birbirlerine uyarmaktadırlar. Tesettür konusundaki hassasiyetlerini evlerine taşımakta ve Müslüman kadının tesettürü konusunda hazırladıkları çalışmayı aile içinde mütalaa etmektedirler. Aileler bu durumdan memnun kalır ve bunu kızlarına ifade etmekten kaçınmazlar. Zira iki genç kız hedef ve bakış açısı yönünden birbirlerine ne kadar benziyorlarsa iki aile de o kadar benzemektedir. Aileler bunu bir şans olarak görür ve çocuklarının arkadaş ilişkilerini desteklerler.

Üniversite son sınıfta iki arkadaş çalışmalarına yoğunluk kazandırır ve yeni çevreler edinirler. Dönemin sonunda ise arkadaşlardan birisi, Amerika’da yaşayan bir akrabasının aracılığıyla bir gençle tanıştırılır. Genç kız İslami çalışmalarını okyanuslar ötesine taşıyabilmek için bunu bir fırsat olarak görür ve ailenin de isteği ile evlenmeye karar verir. Diğeri ise arkadaşını destekler ve uzaktan da olsa görüşmeye devam ederiz diye düşünür.

Evlilikle birlikte iki arkadaş ayrılırlar. Nasıl olduysa on yıl boyunca hiç görüşemezler. Üniversiteyi bitirdikten sonra memleketinde göreve başlayan genç kız, ABD’de yaşayan arkadaşına ulaşabilmek için bütün yolları dener ama cevap alamaz.

Onuncu yılın sonunda kader iki arkadaşı bir alışveriş merkezinde buluşturur. Geçen zamana rağmen özünden hiçbir şey kaybetmeyen genç kadın ABD’de yaşayan arkadaşını görünce büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Arkadaşının, düşüncelerinden, tesettüründen, yaşantısından hiçbir eser kalmamıştır. Artık kendisini Doğulu Müslüman bir hanım olarak da görmemektedir. O yüzden arkadaşına mesafeli davranır. Genç kadın, gördüklerinin rüyamı gerçek mi olduğunu anlamakta güçlük çeker ve artık arkadaşıyla ayrı dünyaların insanı olduğunu kabul eder.

Yol arkadaşlığı, aynı pencereden bakmayı gerekli kılar. Eğer bu noktada ortak bir noktanız kalmamışsa artık o kişi sizin uzağınızdadır.