Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde, Rabia
kabilesi kuvvetlendiği zaman İslam zayıflar buyuruyor. Bu kabile çok ketum ve merhametsizdir. Hind
bin Utbe de bu kabiledendir. Hind, Bedir de hazreti Peygambere hakaret ederek,
kafatasında şarap içeceğini söyleyen Utbe nin kızıdır. Aynı zamanda Ebu
Sufyan ın da karısıdır. Hind, babası Bedir de ölünce intikam yemini etmişti.
Sonra da Uhud Savaşı nda tuttuğu Vahşi ye Hz. Hamza yı şehit ettirdi. Yetmedi,
ciğerini söktürdü. Fakat Müslüman, peşin hükümlü olmamalıdır. Çünkü Hind,
Mekke nin fethinde Müslüman olmuştur. Hz. Peygamber Mekke şehrini 10 bin
kişilik orduyla kuşatmıştı. Askeri bir taktikle 10 bin İslam askerini, çöle
yaymıştı. Ebu Sufyan Mekke nin fethinden evvel şehrin çevresini gözetlerken Bu
kadar büyük bir ordu olur mu diyerek korku içine düştü. Bu şaşkınlık
sırasında Müslüman askerler tarafından yakalanan, Ebu Süfyan, Hz. Peygamberin
huzuruna getirildi. Yalnız, Peygamber Efendimiz ona oldukça nazik davrandı. Bir
esir olmasına rağmen kral gibi ağırladı. Ertesi gün şehre giren 10 bin kişilik
İslam ordusu, şehrin en dar yerinden 4 er kişilik sıralar şeklinde, Mekke ye
girdi. Şehrin, girişinde bekletilen Ebu Süfyan, saatler süren bu yürüyüş
sebebiyle iyice ümidini kesmişti. Ardından Peygamber Efendimiz, Kim Ebu
Süfyan ın evine sığınırsa ona dokunulmayacaktır deyince, Ebu Sufyan iyice
önere oldu. Daha sonra serbest bırakılan Ebu Süfyan, evine giderek, hem kendisi
Müslüman olduğunu itiraf etti hem de karısı Hind i Müslüman olmaya ikna etti.
Ardından biat etmek için Peygamber Efendimizin huzuruna gelen Hind,
Rasulullah ın kendisine kin beslemediğini görünce, Ben amcanı öldürmeme rağmen
sen bana karşı bir art niyet göstermedin. Şu an benim için dünyanın en sevimli
insanısın diyerek Müslümanlığını ilan etti. Hz. Peygamber, Rabia kabilesi gibi
aktı bir kabileden bile şefkati ile böyle bir Müslüman çıkarmıştı. Sonuçta
sadece bir şehir feth olunmamıştı. Senelerdir İslam ın karşısında kılıç
sallayanlar, artık İslam için kılıç sallayacaktı. Hz. Peygamber burada biz Müslümanlara önemli
bir ders veriyor. Müslüman düşmanına bile seviyeli düşmanlık yapmalıdır. Çünkü
bizler şefkat ve rahmet peygamberi Hz. Muhammed Mustafa nın ümmetiyiz.
Çocuk Yetiştirmek Teheccüd Kılmaktan Önemlidir
Peygamber Efendimiz, Sizden biriniz istediği bir şeyi
arzuladığı zaman düşünsün buyuruyor. Ne demek bu İnsan iyi kötü demeden her
şeyi istiyor. Fakat Müslüman, istediği şeyin hayırlı olup olmadığına
bakmalıdır. Mesela adam zinaya gitmek istiyor. Bu haramdır, olmaz. Müslüman
haramdan kendini muhafaza etmelidir. Bir de adam şikâyetçi, hocam benim 10
sene çocuğum olmadı. Çuvalla para döktüm, senelerce dua ettim, çocuğum oldu.
Ama bu bizi uyutmuyor diyor. Bu adam nimetin külfetle geldiğini bilmiyor. Evlat
en büyük imtihanlardan birisidir. Sen senelerce evlat sahibi olmamışsan o
külfete razı olacaksın. Çocuğa 4 yaşında Kur an öğreteceksin, 7 yaşında namazı
öğreteceksin. 10 yaşına geldiğimi ufaktan uygulatacaksın. Buluğ çağına geldiği
zaman ise zorlayacaksın. Çünkü sen onun çobanısın. Şimdi ana baba, çocuğa
kıyamadığı için namaza kaldırmıyor. Sen onu namazdan uzaklaştırarak ebedi
rahatını bozuyorsun da farkında değilsin. Bu imtihanlar Hazreti Peygamberin
başından da geçmiştir. Çocuk yetiştirmek teheccüd kılmaktan daha üstündür, daha
sevaptır. Çünkü temiz bir nesil yetiştiriyorsun. O ileri de toplumu
şekillendirecek. İyi nesil iyi toplum demektir. Ancak evladını yetiştirmezsen
her şey birbirine karışır. Can emniyeti kalmaz, mal emniyeti kalmaz. Onun için
herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.
Beşikte Konuşan Çocuklar
Beşikte konuşan 6 tane çocuk var. Birisi malumunuz, İsa
aleyhisselam. Birisi de Yemen de kralın yakmak istediği bir çocuktur. Annesinin
kucağında, ağlayan annesine, niye ağlıyorsun anne biz cennete gideceğiz diye
çocuktur. Bu yemende geçen olayda,
bunlara Kur an ın ifadesiyle Ashab-ı Uhdud derler. Konuşan çocuklardan birisi
de Buhari de geçen bir hadisi şerifte anlatıldığına göre, Beni İsrail döneminde
çocuğunu emziren bir anne, yağız bir asker görür, post bıyıklı ve heybetli bir
asker. Kadının hoşuna gider, Ya Rabbi benim evladımı da bu asker gibi yap
der. Burada bir parantez açayım. Pos bıyık, kaba bıyık askerde düşmana heybetli
görünmek için bırakılabilir. Ancak, Hz. Peygamber, normal yaşantınızda
bıyığınızı kısa kesin buyuruyor. Bunu
da ifade etmek lazım. Konuşan çocuğa gelirsek, kadın evladının asker gibi
olmasını isteyince çocuk annesini emzirmeyi bırakarak, Ya Rabbi annemin dediği
gibi beni bu askere benzeteme demiş. Aynı kadın kucağında yine çocuğuyla bir
başka bir yerde bir kavgaya şahit oluyor. Bir çiftliğin sahibi yanına aldığı
sahipsiz genci dövdürüyor. Kadın suçunu soruyor. Genç çiftliğin hanımıyla
kızına tecavüz etmiş. Kadın bunun üzerine, Ya Rabbi evladımı bu genç gibi
etme diyor. Çocuk ise yine dile gelerek, Ya Rabbi anamın dediği gibi yapma,
beni bu genç gibi yap deyince kadın kızarak, işine geldiğinde konuşuyorsun.
Ama bana hiç konuşmuyorsun diyor. Bunun üzerine çocuk, Anne ilk duanda benim
öyle olmamı istediğin asker zalim bir adamdı. Sen öyle dua edince o dua arşa
gidiyordu ben de onu durdurdum. Bu genç de mazlum birisi, son derece iffetine
düşkün ona iftira attılar. Sen de böyle yapma deyince benim iffetli olmamı
engelleyecektin ben yine onu arşa çıkmadan durdurdum demiştir. Biz bu hadisi
şeriften anlıyoruz ki, annenin ağzından çıkan anında arşa götürülür. Sen onu
unutursun ama ileri de karşına çıkar. Allah ın icabet saatleri vardır. O saate
gelirse dua anında kabul olur. O yüzden Peygamber efendimiz, Sakın Allah tan
hayrınıza olmayacak, yanlış bir şey istemeyin buyuruyor. Onun için dilimize hâkim olalım. Yanlış bir
şey istersek onu sonradan düzeltemeyebiliriz.
Ağzımızdan Çıkanı Kulağımız Duysun
Sizden biriniz istediği bir şeyi arzuladığı zaman düşünsün
hadisinin devamında Allah tan bir şey isterken, onu ölçsün ve tartsın
buyuruluyor. Yani istediğin şey sana uygun mu değil mi Olur mu olmaz mı Adam
dua ediyor; Rabbim beni uçur. Memleketime gideyim. Bu tabiat kanununa
aykırıdır. Sen Allah ın emirlerine uy.
Belki Allah seni uçurur. Çünkü Peygamber Efendimizi Miraç a çıkarmıştır. Ancak
kanuna aykırıdır. Halk arasında olmayacak duaya âmin deme derler. Onun için
gerçekleşmeyecek şeyler isteme. Kendin için hayırlı şeyler iste. Birde en çabuk
kabul olan dualardan biri anne ve babanın duasıdır. Çocuk anne ve babasını
sinirlendirmiş, anne bağırıyor; Canın çıksın, gözün kör olsun ondan sonra
çocuk kör oluyor. Anne de feryat ediyor, çocuğum kör oldu diyerek. Ama sen
yazdırdın onu Ne buyuruluyordu hadis-i
şerifte, Sizden biriniz istediği bir şeyi arzuladığı zaman düşünsün, onu
ölçsün. O zaman ağzımızdan çıkanı kulağımız duyacak.