Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Peygamberimiz Hz Ali için; “Ben ilmin yuvasıyım, Ali de onun kapısıdır.” (Tirmizi) demiştir. Dördüncü halifedir. O’nun Mısır’a vali olarak tayin ettiği Malik’e özet olarak şu tembihatlarda bulunur. Ona Allah’tan korkmayı, Allah’a itaati, Kur’an’ın hükümlerine ve Peygamberimizin sünnetine uymayı emreder. Bir de ona eliyle, kalbiyle, diliyle Cenab-ı Hakk’a yardımda bulunmayı emreder. Çünkü yüce Allah, kendisine yardım edene yardım, kendisini ağırlayana şeref vermeyi garanti ediyor. Sonra, ona şehvetlere saldırdıkça nefsini kırmasını, serkeşlik ettikçe dizginlerini çekmesini emreder.

EY MALİK

“…Biriktireceğin en sevimli azık, güzel işler olsun. Heveslerine hâkim ol. Sana helal olmayan şeylerde nefsine karşı cimri ol. Zira gerek hoşlandığı, gerek istemediği şeylerde nefse karşı cimrilik, onun hakkında adaletin ta kendisidir. Halkın için kalbinde sevgi, merhamet duyguları, besle. Sakın biçarelerin başına kendilerini yutmayı ganimet bilen yırtıcı bir canavar kesilme. Çünkü bunlar iki sınıftır: Ya dinde kardeşin, ya yaratılışta bir eşin. Sakın; ‘hâkimiyet bendedir, hükmederim, itaat ederler’ deme. Bu davranış kalbi bozar, dini zayıflatır, fesada uğratır. Yetkilerinden dolayı içinde ufak da olsa bir kibir meydana gelirse, derhal Allah’ın yüce kudretiyle hükmettiği kâinata bir bak… Böyle düşünmek, tepelerde gezinen bakışlarını yere indirir, heyecanını alır, seni terk eden aklını tekrar başına getirir. Yerlerle gökleri yaratan yüce Allah, bütün zorbaları rezil eder, kibirleri iyice alçalır. Nefsin, sana yakınlığı olanlar, halkının arasından kendilerine eğilim beslediklerin hakkında, Allah’a ve Allah’ın kullarına karşı adaletten katiyen ayrılma. Şayet böyle yapmazsan zulmetmiş olursun, Hâlbuki Allah’ın kullarına zulmedenin, Allah’ın kulları tarafından davacısı Allah’tır. Allah da birinin hasmı oldu mu o kimsenin tutunabileceği bütün deliller batıldır. Adaleti yay ve halkın genelini memnun et. Halkın çoğunluğu memnun olmadıktan sonra bazılarının memnun olması bir anlam ifade etmez. Seçkin bir azınlığın kızgınlığıysa toplum rızası içinde kaybolur…”

EY MALİK

“Sadık yakın kadrona sahip çık… Bu İslam’ın esası, Müslümanların ayarı, ümmetin kamusu ve düşmana karşı duracak bir silahtır. Onun için samimiyetin, meylin daima bu kadroya yönelik bulunmalı. …İnsanların kusurlarını araştırıp ortaya çıkarmaya meraklı olan ispiyoncuları yanına asla yaklaştırma. …Evet, sen halkının kusurunu gücün yettiği kadar ört ki, Allah da senin, halkından gizli kalmasını istediğin şeylerini örtsün… İstişare meclisinde seni malvarlığını kaybetmekle korkutup ihsan etmekten alıkoyacak cimrilere, cesaret gerektiren işlere karşı seni tedirgin edecek korkaklara, seni zulme sevk edecek ihtiras sahiplerine yer verme. Böyleleri katiyen senin mahrem konuları konuştuğun özel sır dostun olmamalı… Zalimlere yardım etmeyen öyle insanlar bulursun ki tedbir sahibidir, pisliğe bulaşmamışlardır. Bunların arasından sana hoşuna gitmeyecek şeyleri söyleyen, yağcılık yerine seni uyaran kişileri seç… Sakın, adamın iyisi ile kötüsü senin katında bir olmasın. Zira bu eşitlik, iyileri iyilikten soğutur; kötülerin de kötülüğe eğilimini artırır… Her zaman âlimlerle ve ariflerle istişare halinde ol… Hâkimlerin verdiği hükümleri sürekli gözden geçir. Onların ihtiyaçlarını gider, halka minnet edecek duruma gelmelerine izin verme. Onlara o kadar yakınlık göster ki kimsenin mevkilerini ellerinden alacağından veya seni ikna edip kendilerine karşı kışkırtacağından endişe duymasınlar. Bu meseleye çok dikkat et. Çünkü din kötü adamların elinde esir oldu. Bu adamlar dini kullandılar ve arzu ettikleri dünyalıklara dini alet ederek ulaştılar…”

EY MALİK

“…Sakın devlet görevlerine, hak etmediği halde yakınlarından veya üzerinde baskı kuranlardan birini atama. Bencilliğin ve adam kayırmanın sonu zulüm ve ihanettir. Devlet görevleri için güvenilir ailelere mensup, ehliyetli, tecrübeli, hayâlı, önceden beri dine hizmet ettiği bilinen kişileri seç. Ahlaklı, dürüst, iffetli ve izzetli kimseler dünyanın cazibesine kapılmaz ve işlerin sonunu da düşünür… Yardımcılarından birinin ihanete yeltendiği ortaya çıkarsa, onu bedeni üzerinde cezalandır. İhanetle topladığı malları elinden al, itibarını ortadan kaldır, ihanetini ve suçunu ilan et… Vergi toplamaktan çok, memleketin refahını artırmak için çalış. Eğer kalkınma olmazsa vergi yükümlülerinin ödeme gücü de olmaz… Darda olanların vergisinde kolaylık sağla. Onlar durumları düzelince yaptığın iyiliklerin karşılığını memleketini imar ederek ödeyeceklerdir... Sen adaletli ve yumuşak davranarak onların güvenini kazandıktan sonra endişelenme. Bir bakarsın dar bir gününde yardıma koşmuşlar, bütün yükü yüklenmişler, seve seve taşıyorlar. Verdiğin zaman güler yüzle, güzel sözle ver. Vermediğin zaman özür dile, gönlünü al… Valinin halkla arasına perde çekmesi perdenin arkasında neler olup bittiğini görememesine sebep olur. Böylece valinin gözünde büyük şeyler küçülür, küçük şeyler büyür. Güzel çirkinleşir, çirkin güzelleşir, hak ile bâtıl birbirine karışır… Haksız yere kan dökmek kadar büyük bir suç ve felakete sebep olan, nimeti yok eden, devleti mahveden bir şey yoktur. Kendini beğenme, övülmeyi isteme. Halka yaptığın iyilikleri başlarına kakma. İşlerini abartma. Sözünden dönme. Sabırsızlık edip işe vaktinde önce başlama, vakti gelince erteleme, açıklığa kavuşan konularda ihmalkârlık etme. Görevlilerinin yanlışlarından habersizmiş gibi davranıp gerekeni yapmaktan kaçınma. Böyle yaparsan zararlı çıkarsın.” Hz Ali’nin valiye yaptığı bu öneriler, bir hareketi veya bir ülkeyi yönetenler için altın öğütlerdir. İtibar etmek gerekir.

BİR DUA

Peygamberimizin duasıdır : “Allah’ım; ümmetimin yönetimiyle ilgili bir görev üstlenip de onları sıkıntı ve meşakkate düşürene sen de sıkıntı ver. Ümmetimin yönetimini üstlenip de onlara kolaylık gösterene, onları rahatlık ve refaha kavuşturana sen de kolaylık ver.” (Müslim) Selam hidayete tabi olanlara…