Tarih sahnesinde iz bırakmış, öncü ve düşünür kimselerin,
söylemleri ve aksiyonları kendileri hayattayken pek anlaşılamamıştır. O yüzden
bu kimseler yaşamlarında gerekli desteği her zaman bulamayabilirler. Çünkü
onların çağrılarına karşı karanlık bir odak oluşturulur ve çeşitli şekillerde
karalama kampanyaları yapılır. Böyle zamanlarda en uzağınızdan en yakınınıza
kadar her kesimden tepkiler ortaya çıkar. Tepkilerin bir kısmı yakınlardan bir
kısmı uzaktan gelir. Çünkü bu çevreler, tarihi zincir içerisinde onu yeterince
tanıyamamış, ilkelerini ve hedeflerini anlamakta yetersiz kalmışlardır. Ama bu
hayatını toplumun kurtuluşu için adayan bir kimseyi yolundan çeviremez.
Hayallerini, vaktini ve bütün enerjisini toplumun huzuru için harcayan bir
önder, karanlığı yırtarak ortaya çıkar, o toplumu refaha çıkarmak için her şeyi
göze alır ve gece gündüz çalışırlar. İşte Erbakan hocamız, İslam
Çoğrafya sından çıkmış nadir önderlerden biriydi ve hayatının sonuna kadar da
mücadelesini sürdürmüştü. Ancak ne yazık ki, bazı kesimler, Hocanın emeğini ve
çabasını anlayamamışlardı çünkü onlar sadece yaşadıkları topluma değil
kendilerine de yabancılaşmış kimselerdi.
Oysa o, ideallerini toplumun refahı üzerine kurmuştu. Bunun
için, projelerini oluşturur, bütün enstrümanlarını tek tek düşünür, etrafıyla
istişare eder, yeni fikirlere açık olur, derler toparlar birlikte hareket
ederdi. Ve elbette bir dehaydı, fikir ve aksiyon adamıydı. Halkın her
tabakasından, her kişi ona rahatlıkta ulaşabilir sohbetlerinden hedef ve
hayallerinden istifade edebilirdi.
Erbakan Hocamız hayallerinin, tamamını uygulama fırsatı
bulabilseydi şu an, ülkemiz yeni bir dünya düzeni kurmuş ve belki de yedi
milyar insanı bir çatı altında birleştirmeyi başarmış olurdu. Kendisi bizim
işimiz sadece Türkiye yi ve İslam Çoğrafya sını kalkındırmak değil, geri kalan
insanları da kurtarmak ve onları da adil düzen ile buluşturmak saadet içinde
yaşamalarını sağlamaktır diyordu.
İdealist ve geniş ufuklu insanlar, sıradan insanlar
tarafından çoğu zaman anlaşılamamıştır. Çünkü bir önderi anlamak sıradan bir
insanı anlamaktan farklı bir şeydir. Öyle zamanlar olur ki, bu kimseler
peşlerinden gelenlerin kendilerinden tek tek uzaklaştıklarını ve
başkalaştıklarını görürler. Ama bu onların azminden bir şey kaybettirmez.
Rahmetli Hocamızı anlayamayanlar onun ideallerini de
anlayamamışlardır. Çünkü düşmanları, yerel ve küresel anlamda ona karşı sürekli
kampanya başlatıyorlardı. Oysa hocanın davası İslamdı. Mücadelesi kendi bekası
için değildi. Öyle olsaydı önünde pek çok seçenek hakimdi ve kendisi de aynı
zamanda türlü imkanlara sahipti.
Bir insanı anlamak onun ideallerine ve hedeflerine sahip
çıkmakla mümkün olur. Erbakan Hocayı anlayabilmek, onun adımlarını takip
etmekle mümkün olur. Yani ahlak ve maneviyat ekseninde toplumun yeniden inşa
edilmesi ve İslamın hayatlarda yeşermesi gerekir. Her insan bizatihi bu yolda
azim ve gayretle çalışmalıdır.