İnsanın heyecan duyması ve hayaller kurması hayatına renk katar. Şair boşuna dememiş "İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar" diye Heyecan ve hayal hayatı anlamlı hale getirir, güzelleştirir. Hayattan hep heyecan duymuşumdur. Bu duygu bende kalıtsal mıdır, durumsal mıdır bilmiyorum. Fakat yaşamaya karşı müthiş bir heyecan duyuyorum. Hayatın heyecan olduğuna inanıyorum. Hatta hayattan heyecan duymayanların yaşayıp yaşamadıklarını hep merak etmişimdir.

İnsanlar yaşamın andrenalinini yükseltebilmek için olmadık yollara başvuruyorlar. Sırf heyecan duymak için dağlara tırmananlar, tepelerden atlayanlar, denizde dalgalarla boğuşanlar, boğalarla yarışanlar hayata heyecan katmak için yapılan aktivitelerdir. Bunların dışında akla hayale gelmedik yolların denendiğini de biliyoruz. Heyecan diri kalmaktır, hayatı dolu dolu yaşamaktır. Burada önemli olan ölçüyü kaçırmamaktır. Ölçü kaçtı mı, heyecan ölüm getirir.

Heyecansız insanlara baktığımda, daha bakar bakmaz içim kararıyor. Zevksiz, hareketsiz, ölmeden ölmüş gibi renksiz bir görüntü sergiliyor bu insanlar... Yemek yer ölü gibi, iş yapar "yapmasam daha iyi olur" der gibi. Ne yürümesi yürüme ne koşması koşmadır.

Bu tip insanların hayat felsefelerinin söylemi de bellidir: "Amaaan n olmuş " "Bişey olmaz." "Çalış çalış mezara mı götüreceksin " "Kefenin cebi yok." "Dünyaya bir daha mı geleceksin " "Bu kadar yorulmaya ne gerek var " vb.

Bazı kimselerin gençlere öğüt verirken sıkça söyledikleri şu söze hayatım boyunca bir anlam verememişimdir: "Gençliğinin kıymetini bil, gez toz eğlen!" Hayatta diri kalmanın zıddına ne kadar olumsuz söylem varsa bu insanların dilinde mevcuttur. Birileri çok çalışmaktan, sürmenaj olmaktan bahsediyor, onlar akılsız mı Onlar yaşamın ne demek olduğunu bilmiyorlar mı

Mehmet Âkif Ersoy, "Yeis öyle bir bataktır ki düşersen boğulursun / Azmine sarıl sımsıkı, bak ne olursun! / Yaşayanlar hep ümitle yaşar, / Meyus olan ruhunu vicdanını bağlar" dedikten sonra, "Ey dipdiri meyyit iki el bir baş içindir / El de senin baş da senindir / Kurtarmaya azmin niçin böyle süreksiz, / Sen mi yoksa ümidin mi yüreksiz" şeklinde serzenişte bulunur.

Yemek yerken, iş yaparken, yürürken, gezerken heyecan duymak insanın hayat felsefesini yansıtır. İnsanı diri tutar. Böyle insanların tavır ve davranışları başkalarını da motive eder. Bu insanlardan hep etkilenmişimdir. Onlarla birlikte olduğum zamanlar bir nevi şarj oluyorum. İşime, aşıma daha bir heyecan duyarak sarılıyorum.

Hayatı heyecanlı yaşayanların giyim kuşamları da benzer duyguları yansıtırken, heyecansız kimselerin giyim kuşamlarında da bir heyecansızlık görülür. İnsanın içini karartır giysileri Uyumsuz, uygunsuz renkler insanın göz zevkini bozmakla kalmaz, zevksizliğin, kaygısızlığın âbideleştiğini görürüsünüz. Onlarla yollarınızın kesişmesini istemezsiniz.

***

Allah insanı zevk sahibi bir varlık olarak yaratmıştır. İnsan hayatı yaşarken güzel ve güzellik duygusu gerçekleştirilmesi gereken en önemli hususların başında gelir. Çirkinlik insana yakışmaz. İnsan güzeldir güzeli ve güzelliği arar, temizdir temizliği sever. Aksi haller insanın tavrı ve özelliği olamaz.

Heyecanla hırsı birbirine karıştırmamak gerekir. Hırs insanı için için yiyip bitirir. Heyecan ömre ömür katar, hiç ölmeyecekmiş gibi insanı hayata bağlar. Bunun için de hayata karşı heyecan duyanlar üzerlerine düşen görevlerin tam hakkını verirler. Çünkü bu insanları aşk döllemiştir.

Bunlar hayatı, yaşamayı ibadet bilirler. Bu sebeple de ibadetleri birtakım rutin hareketlerin yerine getirilmesi olarak değil de heyecan duyarak, Allah ı görüyormuş gibi bir duyguyla gerçekleştirirler. Nerede bulunduklarının ve ne yaptıklarının farkında olurlar. Çünkü heyecan, yapılan bir işe ilk defa yapıyormuş gibi farklı bir duygu katar.

Yapılan her bir hareketi ilk defa yapıyormuş gibi yapmak ve yapabilmek, birçok insanın gerçekleştirmek istediği andrenalin duygusundan başka bir şey değildir. Başkaları bu duyguyu yaşayabilmek için birçok para verirken veya vermeye hazırken, siz bu duyguyu doğal olarak yaşıyorsunuz, müthiş bir ayrıcalık değil mi

***

Görmüyor musunuz, insanlar heyecan duymak için ölüyor ve öldürüyorlar! Darbe yapmaya heveslenmek, darbe planları yapmak da bu heyecanın olumsuz yönden bir uzantısıdır. Çünkü darbetmek iyi bir şey değildir. Sevmek varken, iş yapmak varken, üretmek varken niçin darbedeceksiniz ki Elbette bazı kimseler heyecanı olumsuz yönden yaşamak isterler. Yapmak yerine yıkmak gibi, vermek yerine almak gibi

Şöyle geri çekilip çevrenizde ve toplumda yaşananları okumaya, görmeye çalışınız. Olayların içine girmeden bu hali gerçekleştirebilirseniz müthiş bir heyecan duyarsınız. Üzüntüyü bırakıp, hayattan zevk almak ve heyecan duymak bir ayrıcalıktır. Ayrıcalıklı olmak istemez misiniz

Siz hayata ve yaşama karşı heyecan duymadığınızı söyleyebilir misiniz