Bugün şöyle gezinelim istedim. Hem sporun yanından, hem
medyadan, hem de şundan bundan...
Spor denince tabii ki akla futbol geliyor bizim ülkede.
Ve içinde yaşadığımız günler de transfer sezonuna denk geliyorsa, değme geçsin,
Yani her gazetede palamut gibi yalan transfer haberleri. Böyle olunca da
vatandaş yolda, toplu taşıma araçlarında bizi soru yağmuruna tutuyor. Şu
geliyor mu, bu tamam mı, o doğru mu gibilerinden sorular... Ben de gazetede
veya ekranda, yöneticili, futbolculu imza töreni görmeden inanmayın diyorum.
Diyorum ama bu arada da parayı verip kendilerine aldatanlara hâlâ prim vermeye
devam ettiklerini de ilave ediyorum. Gülüp uzaklaşıyorlar.
***
Bir okurum dün yazıma bir mail atmış ve Fenerbahçe yi bu
yazıda eleştirmemiş olmama hayret etmiş. Ne yapalım dostum Sen kulüp olarak
Ertuğrul Özkök ü UEFA Tahkim ine şahit olarak götürmeye kalkarsan ben susayım
mı Hadi sustum diyelim, kahkaha ile gülmem de mi yasak Bu Ertuğrul Bey,
Fenerbahçe de Denizli de berabere kalıp şampiyonluğu kaybedişinin ertesi günü
Aziz Bey in Kanlıca daki yalısına gidip neler konuştu Sonra daha ertesi gün koca
Hürriyet te meslek hayatında ilk defa tam sayfa spor yazıp, Aziz Bey
röportajını neden yayımladı Haaa bunlarla ilgili konuşacaksa buyursun! Ama
UEFA daki davayla ne ilgisi var ki Yoksa
***
Yavuz Semerci isimli bir yazar var Habertürk te... Bir
zamanlar ekonomi yazıyordu. Aralara da şimdi benim yaptığım gibi spor falan
sıkıştırıyordu. Neyse... Şimdi bu beyi en birinci yazar konumunda bize
sunuyorlar. Neler mi yazıyor Varsa yoksa Gezi Parkı... Neyse ki itiraf etti.
Solcuymuş. Bunlar Bodrum a İstanbul dan soğutucu içinde lüfer balığı taşırlar.
Yavuz Bey değil de, çok ama çok ünlü bir film artisti bu taşıyıcı... Bunlar
para içinde yüzerler. Geceleri en pahalı mekânlarda sabahlarlar. Genelde de en
lüks yerlerde otururlar. Tıpkı Küba dakiler veya Kuzey Kore dekiler gibi!
Vallahi bu iki ülkede yaşayanlar bunları bir görse siz bakın o zaman devrimin
kralına! Haaa az kalsın unutuyordum Kuzey Kore de feci bir tren kazası olmuştu
da dünya haber alamamıştı kaç kişi öldü, sebep ne diye... Siz en iyisi 1917
Lenin ve Küba - Castro antrenmanlarına devam edin! Ama şunu bilin ki, oraya
kazara bile gelirseniz bir gün, Gezi Parkı nın yanına yaklaşmak şöyle dursun,
yanından bile geçemezsiniz.
***
Beşiktaş transferde resmen patladı diyebiliriz. Parayı
nereden buldular derseniz, onu en iyi Beşiktaş Divan ı bilir... Genel kurulu
bilir. İşte Biliç falan bu tablo ile en azından bir Samet Aybaba çizgisi
yakalayamazsanız, ben şimdiden söyleyeyim, Demirören in arkasından çalınan boru
sesi bile cılız kalır.
***
Bunlar ne biçim yönetici Siyasi olayların içinde hep üç
büyük kulübün formalı taraftarlarını görüyoruz. Böyle davranmaya sizi kim
mecbur tutuyor Bugüne kadar hiç böyle bir tablo görmemiştik. Bu bile ülkenin
ne hale geldiğinin açık bir kanıtı. Siz yöneticiler, siz başkanlar; Neden çıkıp
da taraftarlarınızı uyarmıyorsunuz Eskiden maça bile forma ile gidilmezken,
simdi forma ile miting yapılıyor. Ne oluyoruz yahu