Kudüs, İslam Kumandanı Amr İbni As tarafından kuşatılınca şehirdeki din adamları ve yöneticiler bir şartla teslim olacaklarını bildirdiler. O da, bizzat Halife Hazreti Ömer gelecek ve onunla görüşüp öyle teslim olacaklar, şehri de teslim edeceklerdi.
Hazreti Ömer Medine de yerine Hazreti Ali yi vekil bırakarak mütevazı bir şekilde Kudüs yoluna düştü. İslam kumandanlarını da Kudüs yakınındaki Cabiye denilen mevkide buluşmak üzere çağırdı.
Cabiye ye gelen İslam kumandanları güzel ve süslü elbiseler giymişlerdi.
Hazreti Ömer Buyurdu ki:
-Siz ne çabuk görüşlerinizden dönmüşsünüz. Nedir bu haliniz Nasıl olur da bu kılıkla beni karşılamaya gelirsiniz
Dediler ki:
-Ey Müminlerin Emiri, bu kuru bir gösterişten ibarettir. Üzerimizde silahlarımızdan başka bir şey yoktur.
Diye özür dilediler.
O da devesinden inip onları kucakladı ve iltifatta bulundu.
Cabiye de iken Kudüs ün ileri gelenleri gelip teslim görüşmelerini yaptılar.
Hazreti Ömer onlara bir emanname vererek şehri teslim aldı.
O emanname şöyledir:
Bismillahirrahmanirrahim. Bu, Allah ın kulu, Müminlerin Emiri Ömer bin el-Hattab ın İlya (Kudüs) halkına verdiği emandır.
Bu eman, canlarına, mallarına, kilise ve mabetlerine, hastalarına, sağlıklılarına ve sair halka verilmiştir. Kiliseleri Müslümanlarca kullanılmayacak ve yıkılmayacaktır. Kiliselerden ve arsalarından, Hıristiyanların haçlarından ve mallarından hiçbir şey eksiltilmeyecektir.
Din değiştirmeleri için baskı yapılmayacak, hiçbiri bu uğurda zorlanmayacaktır. İlya halkı Medain halkı gibi cizye verecektir. Buradan ayrılarak Rum a (Bizans) ve Lusus a gitmekte serbesttirler. Ayrılan kimselerin canı ve malları gideceği yere varıncaya kadar güvendedir.
Şehirde kalanlar da güvendedirler. İlya halkından mabetlerini ve haçlarını bırakıp mallarıyla birlikte Rum a gitmek isteyenlerin canları, malları ve haçları gidecekleri yere varıncaya kadar güvencededir.
Şu tarihten beri, orada oturan herhangi bir kimse de, dilerse İlya halkı gibi cizye vermek şartıyla orada kalabilir, dilerse Rum a da gidebilir. Allah ın ahdi ve Rasulü nün, halifelerin ve müminlerin zimmeti, üzerlerine düşen cizyeyi verdikleri sürece burada yazıldığı şekildedir.
Şahitler:
Halid bin Velid, Amr bin As, Abdurrahman bin Avf ve Muaviye bin Ebi Süfyan. Hazreti Ömer in imzaladığı bu emannameden sonra şehir Müslümanların idaresine kansız bir şekilde teslim olmuştur.
Hazreti Ömer, Kudüs e girince harabe olan Mescidi Aksa nın molozlarını kaldırtıp orada namaz kılmıştır.
Buraya kalaslarla 3000 kişinin namaz kılabileceği mescit yaptırmıştır. Sahabe den Hazreti Ubade Bin Samit burada kadı ve öğretmen olarak tayin edildi. Mezarı halen Mescidi Aksa civarındadır.
Hazreti Ömer in bu emannamesi Haçlıların Miladi 1099 yılında Kudüs ü kanlı bir şekilde işgal etmeleri ve oluk gibi kan akıtarak Mescidi Aksa ya girmelerine kadar yürürlükte kalmıştır.
Bu emanname nin sağladığı hürriyetler ile yüzyıllar boyunca Kudüs te kayda değer bir kargaşa yaşanmamıştır.
Miladi 1187 yılında Kudüs ü Haçlılardan kurtaran Selahaddin Eyyubi ve 1516 yılında Memluklerden teslim alan Yavuz Sultan Selim Han da, Hazreti Ömer in emannamesine benzer belgeler yayınlayarak Kudüs te Müslümanların ve diğer din ve mezhep mensuplarının hak ve hürriyetlerini muhafaza etmişler ve halkın barış içinde yaşamasını sağlamışlardır.
1853 yılında çıkan Osmanlı-Rus savaşı, Rusya tarafından bahane olarak Kudüs te bulunan Makamatı Mukaddese yani Mukaddes Makamlar daki hak ve hürriyetlerin bölüşülmesine dayandırılmıştır.