Bir siyasi partimizin

liderinin bölgelerimizin bir tanesinde yaptığı halka açık toplantıda,

katılımcılara sürmekte olan müzakerelerle ve müzakerelerin sonunda yapılacak

referandumla ilgili söylediklerini gerçekten çok iyi değerlendirmek lazım.

Sayın parti liderinin

evvelki günkü davranışı ve halka açık toplantıda söyledikleri bana, geçmişte

Annan Planı ile ilgili söylediklerini hatırlattı hemen. Daha Annan Planı görüşülmeye

bile başlamadan evvel, Ben bu planın tümünü okumadım ama altına imzamı atarım

demişti. Sonradan Annan Planı ile ne kazıklar yiyeceğimiz bir bir ortaya

çıkmıştı ama ilk başta söylenen bu söz ve verilen bu taahhüt, Annan Planı ile

ilgili beyinlerde olumlu bir algı yaratmıştı.  

  Annan Planı nın görüşüldüğü

dönemde parayla kiralanan köşe yazarlarının ve bazı paragöz medyanın

çalışmaları, AB ve ABD nin KKTC de ayrı ayrı faaliyette bulunarak harcadıkları

30 milyon avro ve 30 milyon dolarla birleşince ve de sahte derneklerin, yapay

siyasi partilerin faaliyetleri ile de desteklenince, referandumun sonucunda Evet

çıkmıştı Kıbrıs Türk halkından. 

Halkımızın uyanması ortalama

5-6 sene almıştı, Annan Planı ile yiyeceği kazığın, kaybedeceklerinin ve

uğrayacağı mahrumiyetin korkunç boyutlarını anlaması için. O gün bu gündür,

KKTC halkının büyük çoğunluğu hem müzakerelere kuşku ile bakıyor, hem de önüne

konacak olan planın içinde ne tür kazıklar olduğunu nasıl anlayacağını artık

çok iyi biliyor. 

Kıbrıs Türk halkı olası bir

referandumda Hayır derse misli ile cezalandırılacağı tehdidi ise tam bir sünnetçi

korkusu salma girişimi. Aslı astarı olmayan bir iddia  

Rum lider Tassos

Papadopulos, 2003 tarihinde AB nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verhaugen e,

Avrupa Birliği ne kabul edilebilmek için gözünün içine baka baka yalan

taahhütte bulunacak, Kıbrıs Rum halkı referandumda kendilerinden Evet

beklenirken Hayır diyecek, bu nedenle Kıbrıs la ilgili BM nin, ABD nin ve

AB nin tüm planları bozulacak ama tüm bu olanlardan sonra da Rumları bırakın

cezalandırmayı, kulaklarını bile birileri çekmeyecek! 

İş Kıbrıslı Türklere

gelince, ilk söylenen söz, Hayır derseniz sizi cezalandıracağız oluyor.

Bu Kıbrıslı Türkler daha ne

kadar cezalandırılacak, gerçekten çok merak ediyorum. 

Rumlar 1960 Kıbrıs

Cumhuriyeti ni bozdular ve tarihe gömdüler ama cezalandırılmadılar. 

1963-1974 yılları arasında

Kıbrıslı Türklere açıkça Soykırım uyguladılar, bırakın cezalandırılmayı

kulaklarını çeken bile olmadı. 

1974 yılına kadar Kıbrıslı

Türklerin ada içinde özgürce dolaşmasını yasakladılar, ambargonun, izolasyonun

dikalasını uyguladılar, 38 maddenin Türklere satışını yasakladılar, acımasız

bir ekonomik ambargo uyguladılar ama ne bir uyaran oldu, ne de kendilerini

cezalandıran. 

Kıbrıs Türk halkı zaten

soykırıma uğramış bir halk. Yollardan toplanıp sorgusuz sualsiz öldürülen

Kıbrıs Türk halkı, ambargonun da, izolasyonun da en dikalasını yaşamış bugüne

dek. Tüm bunlardan sonra olası bir referandumda Hayır derse neyin daha derin

izolasyonuna uğrayacak gerçekten çok merak ediyorum. 

Hele de anavatanımız

Türkiye ye hangi güç kabul ettirecek Kıbrıslı Türklere daha derin bir izolasyon

uygulanmasını 1974 Mutlu Barış Harekâtı ndan sonra Menendez gibi Yunan soylu,

Joe Biden gibi Grekofil ABD senatörlerinin karıştırması ile Kıbrıs nedeni ile

anavatan Türkiye ye silah ambargosu uygulandı ama Türkiye, Kıbrıs Türk halkını

bu ambargolara değişmedi. Gene de değişmeyecektir. 

Kıbrıs Türk halkı olarak

biz, özgür irademiz ile doğrusu neyse, çıkarlarımız, özgürlüğümüz,

egemenliğimiz nerede ise o yönde oy vereceğiz elbette. Bu sefer ne tehditlere,

ne de paraya pula, yalana dolana, sahte derneklere ve siyasi partilere

kanmayacak Kıbrıs Türk halkı