18 yaşında bir öğrenciydim. Ailem küçük yaştan itibaren
beni dinimi öğrenebileceğim kurslara göndermiş ve dışarıdan gelecek zararlara
karşı bilgilendirmişti. Ama büyüklerimizin tenkit ettiği sorunları ben de
yaşıyor ve onları anlayamıyordum. Kendim on yaşında kapanmıştım. İmam Hatibe
devam ederken bir yandan da gençlik sorunları ile başa çıkmaya çalışıyordum.
Düzenli bir hayatım yoktu, sıkıntılı bir dönemden geçmekteydim. Namazlarımı
aksatır olmuş ve tesettürümü iyice bozmuştum. Başımda bir örtü vardı fakat
makyaj yapmadan çıkmıyor, vücut hatlarımı belli edecek kadar dar elbiseler
giyip çıkıyor ve çok fazla ilgi çekiyordum. O dönem benim için sadece
arkadaşlarımın ne dediği ve ne düşündüğü önemliydi. Onlar tarafından
beğenilmediğimi hissettiğimde çok mutsuz oluyordum. Şu anki bakış açımla
değerlendirdiğimde büyük bir özenti içinde olduğumu görebiliyorum. Ama maalesef
bu sorun gençlerimizin o gün olduğu gibi bu gün de yaşadıkları bir sıkıntı.
Tesettür konusundaki sıkıntılarım devam ediyordu. Fakat ben kendimi bu halimde
daha çekici ve güzel buluyordum. Ama dışarıya çıktığımda peşime takılan
adamlar, üzerime yönelen kem bakışlar beni çok fazla rahatsız ediyordu. Bu
bakışlardan kendimi nasıl koruyacağımı bilemiyordum. O günlerde en büyük
destekçim annemdi. Bu sorunu onunla paylaştığımda her seferinde bana
tesettürümü düzelttiğimde kendimi daha güvende hissedeceğimi ve Allah ın
rızasını kazanabileceğimi söylüyordu ama ben bunu anlayamıyor bazen annemle
tartışıyordum.Üniversiteye başladığım günlerde peşime birkaç adam takıldı.
Adamlar ağza alınmayacak ithamlarla gülüşüyorlar ve alay ediyorlardı. Hayatım
boyunca bu kadar aşağılandığımı hiç hatırlamam. Onurumun ayaklar altına
alındığını hissetmiştim. Hiç tanımadığım birkaç adam benim güzelliğimden,
çekiciliğimden söz ediyor, bu türbanlılar da ne kadar çok süsleniyorlar diye
dalga geçiyorlardı. Aynı gün eve geldiğimde yaşadığım olayı annemle paylaştım.
Annem tesettürümü, hal ve tavırlarımı İslami bir çerçeveye çekmem konusunda
tavsiyelerde bulundu. O gün yaşantımı düzeltmeye ve başka biri olmaya karar
verdim. Bu beni biraz rahatlatmıştı ama yaşadığım olayı aklımdan atamıyordum.
Aradan bir ay geçmişti, tesettürümü Allah ın rızasına uygun tarzda değiştirmiş
ve her sabah evimden çıkarken dua etmeye başlamıştım. Daha ilk günden itibaren
tesettürün benim için bir kalkan olduğunu hissetmiştim. Aynı gün otobüse
bindiğimde her gün tuhaf bir şekilde bakan adamlar bana yer veriyor ve hürmet
ediyorlardı. Tesettürün bizim anlayabildiğimizin de ötesinde büyük faydalarının
olduğunu bizzat yaşadım. Her insanın hayatında pişmanlıkları ve geriye dönüp
değiştirmek istedikleri şeyler vardır ben de eğer geriye dönme şansım olsaydı
tesettürümü hal ve hareketlerimi değiştirirdim. Genç arkadaşlar, tıpkı benim
hayatımda olduğu gibi aslında uzaklaştırılmış bir tesettür anlayışına sahipler
ve cazibelerini ortaya koyarak bütün gözleri üzerlerine çekiyorlar. Oysa
Allah ın rızasına uygun bir örtü, kadını hem koruyor hem de saygınlığını
arttırıyor.
DÜZELTME
Yazarımız Fatma Tuncer in dünkü yazısı sehven Babamın
okumuşluğu yoktu başlığı ile yayımlanmıştır. Doğrusu Körlerin Dünyası
olacaktır. Düzeltiriz...