Aynı konu hakkında farklı beyanlarda bulunuyorlarsa!

Biri diğerinin “bir şey dediğini” iddia ederken diğeri “böyle bir şey demediğini” savunuyorsa!

Hangisinin “doğru” hangisinin “yalan” söylediğine nasıl karar verilebilir

İki kişi arasında geçen bir olay hakkında tarafların yaptıkları açıklamalara bakarak “bir karar vermek” elbette çok zor bir iş!

Üstelik bu “iki kişiyi” yıllardır tanımış olmakla beraber çok yakınlarında bulunmadığınız için zaman zaman “yalan” söyleyip söylemedikleri hakkında bir kanaatiniz yoksa hangisinin “yalan” söylediğine karar vermek elbette çok daha zor bir iş!

Şu “doğru” söylüyor, bu “yalancı” diyebilmekten daha zor ne var

Ya bu “iki kişiden” biri söylediklerini “delilleri” ile ispat edecek ya da sözlerin söylenip ya da söylenmediğine ilişkin olarak tanık gösterecek ki hangisinin “doğru” hangisinin “yalan” söylediği hakkında bir yargıya varılabilsin!

Bir de bu “iki kişi” öyle “sıradan iki kişi” değilse! 

Biri ülkenin Cumhurbaşkanı, diğeri ise ülkenin önde gelen yayın kuruluşlarından birinin Onursal Başkanı’ysa!

O zaman kimin “doğru” kimin “yalan” söylediği hakkında bir karar verebilmek elbette çok daha zor olacaktır!

Ve devreye hisler girecektir! Kim hangisine yakınlık duyuyorsa, kim hangisini kendine daha yakın buluyorsa ona göre bir karar verecektir! Nitekim öyle de oluyor!

Elbette Cumhurbaşkanı’nın yandaşları Cumhurbaşkanı’nın “doğru” söylediğini düşüneceklerdir!

Cumhurbaşkanı’nın karşısında olanlar ise kuşkusuz önde gelen yayın kuruluşlarından birinin Onursal Başkanı’nın gerçekleri “dile getirdiğine” inanacaklardır!

Yani gerçek bir türlü ortaya çıkmayacaktır!

Ve kimin “doğru” kimin “yalan” söylediği bir muamma olarak ortada kalacaktır!

Böyle durumlarda kimin “doğru” söylediğini Allah’tan başka kim bilebilir ki