Soruyorum! Pancardan elde edilen mi, mısırdan elde edilen
nişasta bazlı şeker mi Hangi şeker gerçekten sağlıklı Tatlandırıcı olarak
bisküvilerde, çikolatalarda ve asitli içeceklerde mısır şurubu
kullanılmaktadır. Şeker piyasasını düzenlemekle görevli Şeker Kurumu nun ev
sahipliğinde; İstanbul da 24-26 Mayıs 2016 tarihinde Uluslararası şeker örgütü
49 uncu konsey toplantısı yapıldı. Bu toplantıda yapılan sunumlarda, sağlık
yönünden tartışmalı olmasına rağmen nişasta bazlı şekerlerin, pancar şekerinden
hiçbir farkı olmadığı ve doğal olduğu anlatıldı (!) Bizzat nişasta bazlı şeker
aklanmak istendi. Peki, gerçekten böyle
mi Danıştay kararlarına ve Sayıştay ın raporlarına rağmen ve ülkemizin
ihtiyacı olmadığı halde neden Şeker Kurumu, her yıl nişasta bazlı şekerlerin
kotalarının artması talebinde bulunur Bakınız! Şeker 3 kaynaktan elde edilir.
1- Şeker kamışı 2- Şeker pancarı 3- Mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker
MISIRDAN ELDE
EDİLEN NİŞASTA BAZLI ŞEKER NEDİR
Mısırdan elde edilen şekerdir. Büyük bir oranı vücutta
früktoza dönüşür. Uzmanlar Früktozu çok masum olmayan bir şeker cinsi olarak
tarif ediyorlar. Çünkü insülin direncini tetikleyerek aşırı şişmanlığa yol
açabiliyor. Ayrıca kandaki trigliserid değerlerini artırabiliyor. Birçok uzman
mısırdan üretilen nişasta bazlı şekerin diğer şekerlere oranla şişmanlığı
artırdığını ve karaciğerde yağlanmaya neden olduğunu konusunda aynı fikir
birliği içindedirler. Uzmanların
ifadelerine göre; İnce bağırsaktan emilerek karaciğere gelen früktoz metabolize
edilmek için insüline gerek duymuyor. Bu İlk bakışta bir fayda sağlıyormuş gibi
görünüyor. Fakat vücut çok az früktoz kullanabiliyor. Geri kalan tüm früktoz
ise trigliseridlere, yani kan yağlarına dönüşüyor. Tüm şekerler arasında en
hızlı yağa dönüşen de früktoz. Fazla früktoz tüketiminin ne zararı olabilir
diye sorarsanız. Yine hayvanlar üzerindeki araştırmalarda diyabet,
hipertrigliseridemi, koroner kalp hastalığı, karaciğer yağlanması,
hipertansiyon ve kansere yol açtığına dair sonuçlar bulunduğunu görürsünüz.
Nişasta nazlı şekerin masum olduğu henüz ispatlanmamıştır. Çocuk yaşta
abur-cubur yiyenlerin obez ve diyabet hastası olduğuna tanık olmaktayız.
Yediklerimizin içinde tatlandırıcı olarak kullanılan mısır şurubunun rolünün
büyük olduğunu düşünüyorum.
DEVLETİN AŞAMADIĞI
LOBİLER Mİ VAR
Tüm güçleri ile şekerpancarından yapılan şekerin yerini
glikoz, izoglikoz ve früktoz şurubuna bıraktırmak isteyen lobiler var
güçleriyle çalışıyor. Burada amaç, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden
başka bir şey değil.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde NBŞ için ortalama %2 lik
kota bulunurken, şeker pancarından şeker üretiminde birinci ve ikinci sırayı
paylaşan ülkelerden Fransa da bu oran %0.42, Almanya da ise %0.89 dur.
Türkiye de 2001 yılında çıkarılan Şeker Yasası ile bu kota %10 olarak
belirlenmiş ise de Bakanlar kuruluna bu miktarı %50 artırma ve azaltma yetkisi
verilmiştir. Bakanlar Kurulu da bu yetkiye dayanarak NBŞ kotasını derhal %50
artırarak %15 e çıkarmıştır. Bu da
yetmemiş gibi şimdilerde kotanın %50 lere çıkarılması talep edilmektedir. Hem
şişmanlığı arttırarak sağlığı olumsuz etkileyecek hem de şeker pancarı
üretimini düşürerek köylüyü mağdur eden bu uygulamaya neden bakanlar kurulu
Nişasta bazlı şekerin üretim kotasının arttırılmasına onay verir