Yaşananlar yorum gerektirmeyecek kadar açık. İsrail,

1948 den bu yana bölgede terör estirmektedir. Filistinliler 66 yıldır gün yüzü

görmedi. Bölge bu süre içinde huzur ve barışa hasret kaldı. 7 milyarlık dünya

bir avuç teröriste teslim mi olacaktı

Peki, bunun sebebi ne Hırsız evin içinden olunca yapacak

bir şey kalmıyor. Bu arada kurulan BM, NATO, AB gibi kuruluşlar bencil

davrandılar. Yalnız kendilerinin menfaatlerini esas aldılar. Hele, mağdur ve

mazlum olan Müslümanlar olunca, olayı görmezlikten gelmeyi yeğlediler. Sessiz

kalarak zulüm ve katliamları desteklediler.

Siyonistler, 1897 de yaptıkları Kongre de, 50 yıl içinde

Filistin bölgesinde bir devlet kurmayı hedef seçtiler. Bu iş için muazzam bir

lobi faaliyetine giriştiler. Çeşitli oyunlarla Filistin bölgesinden toprak

satın almaya başladılar. Bu entrikaların en büyük destekçisi İngiltere oldu.

Siyonistlerin Filistin bölgesine yerleşmeye başlamasıyla

birlikte, orada huzur kaçtı. Her gün kavga ve çatışma meydana gelmeye başladı.

İngiltere bu çatışmaları bahane ederek, BM ye müracaat etti. Kavganın sona

ermesi için iki ayrı toplumun oluşmasını savundu. ABD nin de desteğini alarak,

1947 de BM den karar çıkarmayı başardı. İsrail de, Mayıs 1948 de devlet

olduğunu ilân etti.

İsrail in, etrafı Müslümanlarla çevrili bir yere

yerleştirilmesini iyi niyetle açıklayabilmek mümkün mü Nitekim o günden bu

yana İsrail, güvenliğini sağlamayı bahane ederek çıbanbaşı olmaya devam

etmektedir. 

ÇATIŞMA, SALDIRI, KATLİAM

İsrail in bölgeye yerleşmesinden sonra, burası acı, kan

ve gözyaşı ile anılır duruma geldi. Çatışma, saldırı ve katliamlar birbirini

kovaladı. Zaman zaman şiddetini daha da artırdı. Başta Gazze olmak üzere

Filistin şehirleri yakıldı, yıkıldı, harabeye döndü.

Siyonist terör bu Ramazan da da mesaisine ara vermedi.

Ramazan ayının 2. on gününde 200 kadar Filistinli şehit edildi, binlercesi

yaralandı. Masum halk üzerine bombalar yağdırıldı. Gazze ye ortalama her 4.5

dakikada bir bomba atılıyor. Çocukların feryadı yürekleri dağlıyor. Filistin de

ortalama her 3 günde bir çocuk vahşice öldürülüyor.

Terörist İsrail Hamas yöneticilerini de hedef almış

durumda. Yöneticiler pusuya düşürülüyor, ülkesini savunmaktan başka suçu (!)

olmayan Filistinliler baskına uğruyor, öldürülüyor, gözaltına alınıyorlar.

Bütün bu yıldırma faaliyetlerine rağmen Filistinli kardeşlerimiz pes etmiyor,

ümitlerini kaybetmiyorlar. Filistin eski Başbakanı İsmail Heniye, Ne olursa

olsun Filistin mücadelesi başarıya ulaşacak diyor.

Son bombalı saldırılar gösterdi ki, Siyonist İsrail in

gözüne kan bürümüştür. Yakıp yıkmaktan, mazlum insanları öldürmekten zevk

alıyorlar. İsrail Başbakanı Netanyahu, dünyanın gözleri önünde, Saldırıları

ileri aşamaya götüreceğiz. Havada, denizde, karada saldırılması gereken her

yere saldıracağız açıklamasını yapmaktan çekinmiyor.

Dünyanın huzur ve barışını sağlamayı amaçladıklarını

iddia eden uluslararası kuruluşlardan ses çıkmıyor. Sessiz kalarak İsrail e

destek veriyorlar. Batı nın vicdansızlık ve ikiyüzlülüğüne bir kere daha şahit

oluyoruz. 

YA TÜRKİYE NİN TUTUMU

Türkiye deki bazı üst düzey yöneticiler, Filistin in

tapusu bizdedir diye övünüyorlardı. Filistin üzerine bomba yağdırılır ve halkı

katliama tabi tutulurken şimdi niçin sessiz kalıyorlar acaba

Ancak, hakkını yemeyelim. Son bombalı saldırılar devam

ederken Cumhurbaşkanı Gül, İsrail Gazze ye hava saldırılarını durdurmalı. Kara

harekâtı yapmaya kesinlikle tevessül etmemelidir açıklamasını yaptı. Bu,

özlenen bir açıklamaydı. Bu kararlılığı daha önceki saldırılarda da duymak

isterdik. Zamanlama önemliydi. Görevini devretmeye hazırlanan bir kişinin

giderayak yaptığı bir açıklama ne kadar etkili olur dersiniz

Türkiye deki siyasîler içinde tek onurlu ses Saadet

Partisi nden geliyor. Saadet Partisi İstanbul Teşkilâtı geçtiğimiz Pazar günü

Zalimlere Karşı Mazlumlar İçin Tek Yürek başlıklı bir miting düzenledi.

Ayasofya Meydanı nda gerçekleşen mitingde İsrail e lânet yağdı. Filistinlilerin

yalnız olmadığını bütün dünyaya ilan edildi.

Yaşayarak gördük ki, söz, kınama ve lânet zalimlere kâr

etmiyor. Bu tavırları görmezlikten gelme pişkinliğini gösteriyorlar. Saadet

Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Ayasofya Meydanı nda bu gerçeği dile

getirdi: İsrail e müdahale dâhil, en ciddi yaptırımlar bir an önce gündeme

alınmalı ve derhal uygulamaya geçirilmelidir. Aksi yöndeki her adım İsrail i

cesaretlendirmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Müslümanlar kendi işlerini kendileri görmek zorundadır.

Bugüne kadar problemlerimizin çözümünü havale ettiğimiz BM, NATO, AB ve ABD nin

işlerimizi nasıl çıkmaza soktukları ortadadır. Saadet Partisi Genel Başkanı

Mustafa Kamalak İslâm ülkelerinin büyükelçilerine verdiği iftar yemeğinde,

İslâm coğrafyasının feryadını dindirmenin çaresini ortaya koydu:

-Bu kanlı gidişe dur demek, bu sinsi oyunu bozmak, bu

kara tabloyu değiştirmek zorundayız. Müslüman ülkeler adım adım parçalanıyor.

Ya bir olacağız, ya da yok olacağız. Ne pahasına olursa olsun İslâm Birliği ni

kurarak âdil bir dünya oluşturmalıyız.