Bismillahirrahmanirrahim;
âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Yaklaşık yirmi yıldır ülkeyi, AK Parti kadroları, yani Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor. Millet olarak bizler İslam ümmetinin evlatlarıyız. İslam’a, bir hayat düzeni olarak teslim olanlar Müslüman’dır. Fert ve toplum, her işini Kur’an ve sünnete göre düzene koyuyorsa Müslüman’dır. Müslümanlar, helale ve harama, maruf ve münkere dikkat ederler. Bir devlette, iktidar koltuğunda oturanlar da helale ve harama, maruf ve münkere, adalet ve zulme dikkat etmek zorundadırlar. Fert, toplum ve iktidarlar haksız gelir ve kazanç yollarından kaçınırlarsa huzur bulurlar. Çünkü haksız kazanç ile Müslümanlık bağdaşmaz. Ülkemizde iktidar koltuğunda oturan AK Parti; benimsediği zihniyet gereği, helal ve harama, maruf ve münkere, adalet ve zulme itibar etmeyen faizci kapitalist düzeni benimsemiştir. Bu harami düzenin İslam ve Müslümanlık ile bağdaşan hiçbir yanı yoktur. Çünkü bu harami düzen, haksız kazanç peşinde koşanların, paradan para kazananların, faizden, kumardan, hırsızlıktan, rüşvetten gelir temin edenlerin düzenidir. Böyle bir düzene rıza gösterip muhalefet etmemek, İslam’ca bir davranış olmaz. Ben Müslüman’ım diyen ve hesap gününe inanan bir kimse, Kur’an ve sünnete muhalefet ederek, böyle bir harami düzeni yürüterek milletine zulmetmez. Kur’an ve sünnet; faiz, hırsızlık, gasp, kumar ve rüşvet gibi yollardan kazanç sağ¬lamayı haram kılmıştır. Bu ve benzeri meşru olmayan yollarla elde edilen gelirler, haksız kazançtır. Ayet ve hadislerde fert ve toplum malını batıl yolla yemek, faiz alıp vermek ve kumar oynamak gibi fiillerin yasaklanmasından maksat, adaleti gerçekleştirmek ve zulmü önlemektir. Kur’an; “Şeytan, içki ve kumarla ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister” buyrularak, içki ve kumarın kin ve düşmanlığa sebep olduğunu, Allah’ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoyduğunu beyan eder. Yol kesme, hırsızlık, gasp, faiz, kumar, israf ve rüşvet gibi haksız kazanç araçlarıyla bir ülke kalkınmaz, güçlü ve medeni olmaz, aksine batar. Ülkemiz; AK Parti iktidarının yürüttüğü faizci düzen ve araçları yüzünden kalkınmıyor, batıyor.

FAİZ BATIRIR
Faiz; üretim, emek ve alın terinin düşmanıdır. Fakirliğe sebep olur. Faiz, bir Yahudi vergisidir.
Faiz; üretime ters yönde etki yapar. Çünkü faiz, malın bereketini giderir, üretim yapacak kaynakları bitirir, sonunda sermayelerin batmasına sebep olur. Öyle de oluyor. Faiz, zulümdür. Faiz, üretenin tüketme hakkını elinden alıp başkasına devretmenin aracıdır. Allah; zulüm olduğu için faizi haram kıldı ve faizcileri lanetledi. Faizci harami düzenini yürütenler, Allah ve Resulü ile harp ediyorlar. İslam, zekât ve sadakayı emretmiştir. Devlet gelirlerini zekât diye ifade edilen meşru vergiler ile elde eder. Zirai, ticari ve sınaî ve diğer meşru vergiler üretime olumlu yönde katkı sağlar. Faizde imkânlar, fakirden zengine, zekâtta ise zenginden fakire akar. Türkiye’de paranın ticaretini yapan bankaların vergi rekortmeni olması düşündürücü değil midir? Faiz, insanları çalışıp kazanmaktan ve üretimle meşgul olmaktan alıkoyduğu için batırır. Akıllı bir kimse, faizi ekonomik bir araç olarak görmez. Devlet üretim sektörüne yatırım yapmaz fikri, küresel eşkıyaların insanlığa kurduğu bir tuzaktır. Üretimi özel sektör yapar iddiası da bir aldatmacadır. Faizler, haksız vergiler, elektrik, doğalgaz, akaryakıt gibi girdiler sebebiyle özel sektörün de üretim yapması engelleniyor. Bize sanki küresel haramilerin ürettiği malları tüketen köleler olunuz diyorlar.

TÜKETEN OLMAK
Küresel haramiler üretecek, diğerleri tüketecek anlayışı şerli bir yaklaşımdır. Meşru olmayan yollar teşvik edilerek, fert ve toplumun üretimden düşürülmesi ırkçı emperyalizmin bir yıkım projesidir. Faiz kadar tehlikeli araçlardan birisi de kumardır. Türkiye’de, Spor Toto, Milli Piyango gibi kuruluşlar vasıtasıyla kumar oynatılıyor. Kumar oynatan bayiler, yüksek cirolar elde ediyorlar. Kumar bayilerinde, özellikle fakir, işsiz güçsüz gençler hayal satın alıyorlar, umutlarını bayinin kasasına gömerek, evlerine boyunları bükük dönüyorlar. Kumar ve piyangodan kazanılan paralar, başka felaketler ve yıkımlara sebep oluyor. Kumar, zaman ve kaynak israfına yol açıyor. AK Parti iktidarı döneminde bahis oyunları ile oynatılan kumar gelirleri zirve yapmıştır. Gençlik ve Spor Bakanlığı bu gelirlerle güya gençlik merkezi ve okul yaptırıyor. Harami düzenlerde, bütün ekonomik faaliyetler, tüketim ve israf için planlanıyor ve uygulamaya konuluyor. Çünkü harami düzenin bütün yükü tüketene çektiriliyor.

ZULÜM
Harami düzenlerin önemli özelliklerinde birisi de “zalim” olmalarıdır. Zulüm, haktan batıla, helal kazançtan, haram kazanca, iktisattan israfa dönmektir. Bir adam düşünün, evinin bütün eşyalarını satıyor, onların yerine kiralık eşyalar kullanıyor. Her bir eşya için belli oranlarda kira ödüyor. Siz böylesi bir adama akıllı adam der misiniz? Demezsiniz elbette… Harami düzenlerde devlet, elindeki varlıkların hepsini satıyor. Sonra da o sattığı varlıkları kiralayarak kullanmaya çalışıyor. İşin altından kalkamayınca da faturayı millete; elektriğe, akaryakıta, doğalgaza, ekmeğe zam olarak kesiyor. Bu zulümdür. Zulmü engelleyecek şeylerin başında “Önce Ahlak ve Maneviyat” esası gelir. Kul hakkını gözetmek “Allah korkusu” ile mümkündür. Üretim ve helal kazanç, Allah’a ve hesap gününe iman edenlerin yönelecekleri bir saadettir. Adil Düzen’e geçmeden de zulüm ortadan kalkmaz. Bir düzenin adil olması için doğru hak anlayışının esas alınması gerekir. Doğru hak anlayışı, Milli Görüş’ün benimsediği hakkın hak anlayışıdır. Türkiye’nin madden ve manen kalkınması sadece Milli Görüş ile mümkündür. Milli Görüş, zulme de, zalime de karşı koyan tek zihniyettir. Selam hidayete tabi olanlara…