Elektrik yani enerji sorunu özellikle çağımızda çok
önemli bir sorundur ve bundan önceki iki yazımda da açıklıkla ifade ettiğim
üzere, sorunun önce teşhis sonra tedavi ve çözümü üzerinde durdum. Ana
hedefimiz Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK
DÜZEN olduğuna göre; aslında teşhis ten daha çok tedavi ve çözüm
merhalesine geçip yoğunlaşmamız ve odaklanmamız gerekiyor. Neden Çünkü bir
soruna bilerek veya bilmeyerek, samimi veya samimiyetsiz olarak yönelenler
sadece TEŞHİS merhalesinde kalıyor, TEDAVİ merhalesine geçebilen neredeyse
hiç yok!
Elektrik yani enerji sorunu konusunda yazdığım ilk
yazıda teşhis üzerinde durmuş, ikinci yazıda ise tedavi yani çözüm
önerilerimizi yazmış ve yazıyı şu cümleyle bitirmiştim: Bu musibet vesilesiyle
bu alanda da yapılması gerekenler yapılır, inşallah
Evet, her konuda olduğu gibi bu konuda da yapılması
gerekenler yapılır ve yapılırken de artık teşhisten çok tedaviye yani çare ve
çözümlere odaklanılır inşallah...
Bu vesileyle, bizce çok önemli bazı hatırlatmalar
yapalım.
Malum olduğu üzere taktik vardır, strateji vardır.
Taktik kısa dönem projelerinden bahseder. Strateji ise uzun dönem planlarını
içerir. Kimi yazarlar -ki onlar da maalesef yok denecek kadar azdır- sadece
düşmanlarımızın taktik ve stratejileri üzerinde duruyor, sadece sorun
üretenleri teşhis ederek sütunlarını dolduruyorlar, tedavi, çare, çözüm
yok! Bu yaptıkları zararlıdır. Neden Zararlıdır, çünkü düşmanlarımızın
stratejilerini ve taktiklerini ortaya koymanın ülkeye bir yararı yoktur. Tam
tersine halkımızı korkutur ve ümitsiz hâle getirir, halkımız artık kurtuluşun
olmadığına inanır ve teslim bayrağını çeker.
Bir kimse verem veya kanser hastalığına tutuldu diyelim.
Bunu bilen hasta iştahtan kesilir, kuvvetten düşer, hafif öksürük başlar,
zamanla daha şiddetli belirtiler ortaya çıkar. Görüntü hastanın durumuna göre
çeşitlidir ama sebep bir tanedir; sebep verem mikrobu dur.
Evet, bu gibi yazarların yazdığı konular sadece
arazlardır, sadece sonuçlardır, sadece teşhistir; tedavi ve çözüm yoktur. Asıl
sebep , asıl mikrop nedir; onu tespit etmediğiniz takdirde siz hastayı
tedavi edemezsiniz. Sizin hastaya verem mikrobu sana şunu yapıyor demeniz
hastanızı iyileştirmez, aksine moralini bozar ve daha erken ölmesini sağlar.
Sömürü sermayesi ve onun emrindeki medya ve yazarlar bu
gerçeği bildiği için bu gibi yayınları el altından desteklemektedir. Mesela,
masonlar aleyhinde Kanal 7 de neşriyatı kim yaptı Ahmet Hakan! Ahmet Hakan
şimdi nerededir Onların merkezindedir ve artık senelerden beri sadece
sermayenin istediğini yapmaktadır, onlara hizmet etmektedir.
Tedavi ve çözümleri üretmeden sadece ve sadece
teşhisler ile meşgul olmak, çıbandaki mikropların her tarafa yayılmasını
sağlamaktan başka bir şey değildir.
Bütün bu olayların mikrobu faizci tekel sömürü
sermayesi dir, merkezi de ABD deki 200 kadar Yahudi ailenin oluşturduğu
merkezdir. Bu da kendiliğinden olmuş değildir. Tarihi gelişme onları oraya
getirmiştir. Tarihin onlara verdiği bir görev vardı; o görev son bulmaktadır.
Bu da kaderdir. Bizim görevimiz onların yaptıklarına ah vah etmek değildir;
bizim görevimiz üçüncü binyıl uygarlığını yani Adil Düzen Medeniyeti ni
kurmaktır.
Hep yazıyorum, hep hatırlatıyorum; HAK GELİNCE BÂTIL
GİDER.
Allah öyle diyor, Kur an öyle diyor, âyet öyle diyor:
HAK GELDİ BÂTIL ZÂİL OLDU.
Hak gelince bâtıl zâil olur...
Not: Bakınız, elektrik ve enerji sorunundan girdik,
teşhis ve tedavi ile devam ettik, taktik ve strateji dedik, Adil Düzen
Medeniyeti ne geldik. Bitmedi, devamı var...